Fetva Meclisi
Soru
Hocam, evli bir hanımın tek başına 1,5 saatlik uçak yolculuğu yapması dinen uygun mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Ulemamızın genel görüşü, kadının tek başına 90 kilometreden uzun bir mesafeye gidemeyeceği, bunun haram olduğu şeklindedir. Bu görüşün dayanağı da sahih bir hadisi şeriftir. Asrımızda yaşayan bazı alimler ise hadisteki gerekçelerin ortadan kalktığını (güven ortamının oluştuğunu) ileri sürerek kadının tek başına yolculuk yapabileceğini söylemişlerdir. Bu hususta iki ilkeyi konuşabiliriz: a- Evli bir bayan hiçbir şekilde eşinin izni olmadan böyle bir yolculuğa çıkamaz. b- Çok acil durumlar için böyle bir ruhsatı kullanabiliriz. Yeter ki gevşeklik ve önemsememek gibi bir nedenden kaynaklanmasın. Mesela acil bir tedavi, bir cenaze gibi nedenle kadın yola çıkabilir.
Hanefi mezhebine bağlı iseniz grup halinde olmak da cevaz nedeni olmuyor. Çok zorunlu olmadıkça yalnız çıkmamanızı tavsiye ederim. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Mahremsiz yolculuk kadın için caiz değildir ama ağır zaruretler durumunda bir yolculuk yapılabilir. Zaruretin ağırlığı veya normalliği ise sizin belirleyebileceğiniz bir durumdur.
Bir bayanın seferilik mesafesi kadar bir yolu mahremi olmadan kullanması caiz değildir. Eşinizin varlığı onlar için bir ruhsat değildir. Sizin onları teşvik etmeniz anlamına gelebilecek tavırlarınız da sizi vebal altına sokabilir. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Normal bildiğimiz kurallara göre bu caiz değildir. Muasır ulemasının sözünü ettiğiniz güvenlik kolaylığına istinaden verdiği ruhsatlar bulunmaktadır. Böyle bir geziye katılacak kişilerin kendi özel durumlarını, takva tercihi gibi ayrıntıları dikkate alarak karar vermeleri gerekir.
Aleykümselam. İlim maksatlı yolculuğa izin veren ulema bulunmaktadır. Bu ruhsattan istifade edebilirsiniz. Ne kadar 'ilim maksadı' taşıdığınız ise sizin meselenizdir.
bayan konusundaki diğer fetvalar
Bir partide, şurada burada diye küçük ölçülere takılmadan ana kuralları bilmemiz daha basiretli sonuçlara götürebilir bizi. Bir bayan: a- Erkeklerle karma olacağı bir ortamda bulunamaz. b- Bedeninin teşhiri şeklinde sonuçlanabilecek bir ortamda bulunamaz. c- Sesinin fitneye neden olacağı bir ortamda, işte bulunamaz. d- Eşinin rızası dışında bir işi yapamaz. e- Anneliğini ve kadınlığını aksatacak bir işi yapamaz. Bunların dışında kadınla erkeğin çalışmasında, cihadında bir fark yoktur.
Küfrün tuzağı olarak işleyen bir yerde bulunmak kesinlikle caiz olmaz. Velev ki bu yer mescit olsun. Ancak zorunluluk olarak bulunulması gereken durumlardan da söz etmek mümkündür. O takdirde de 'zorunluluğun gerektirdiği' sınırlar dahilinde bulunmak caiz olabilir. Bu 'zorunluluğun gerektirdiği' sınırları ise herkesin imanı belirleyecektir. Tamamen reddetmekle içine dalıp kalmak arasında bir dengeyi belirlemeye mecbur bulunuyoruz. Bu durumun kadın veya erkek ayrımı yoktur. Allah yardımcımız olsun.
Bayanların özel bir hali yoksa erkekler gibi parmakları yere temas edecek şekilde dik durması esastır. Allah'a emanet olun.
Kadın veya erkek, Müslüman’ın konuşma, yazma, dinleme ölçüleri bellidir. Çağ hangi çağ olursa olsun, ortamın adı ne ile anılırsa anılsın Müslüman için kural aynıdır: - Namahrem ile muhabbet, yazışmak yoktur. Sadece zaruri olana izin verilebilir. - Şehvete sevk eden, şehveti kışkırtan işler mübah değildir. - Ucunda harama kayma ihtimali olan işlerin kendisi de haramdır. - Küfrü ve küfür ehlini taklit etmek, onların minderinde güreşmek caiz değildir.
Hanefi mezhebi uleması, mahremsiz olarak umreye gitmenin caiz olmadığı görüşünde müttefiktirler.
Bir zaruret olmadıkça kadının mahremsiz seyahati, hadislerle sabit bir yasaktır.