Fetva Meclisi
Soru
Müslümanların -özellikle bayanların- Facebook’ta yer almaları, fotoğraflarını koymaları, orada diğer insanların özellerine bakmaları doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadın veya erkek, Müslüman’ın konuşma, yazma, dinleme ölçüleri bellidir. Çağ hangi çağ olursa olsun, ortamın adı ne ile anılırsa anılsın Müslüman için kural aynıdır: - Namahrem ile muhabbet, yazışmak yoktur. Sadece zaruri olana izin verilebilir. - Şehvete sevk eden, şehveti kışkırtan işler mübah değildir. - Ucunda harama kayma ihtimali olan işlerin kendisi de haramdır. - Küfrü ve küfür ehlini taklit etmek, onların minderinde güreşmek caiz değildir.
İslam’da evlilik sürecinde temel prensip iffeti ve mahremiyeti koruyarak uygun bir şekilde tanışmaktır. Ancak burada önemli olan, bunun nasıl yapıldığıdır. Eğer bir ortam İslami çerçevede güvenilir bir şekilde bu süreci yönetiyorsa bir kadının uygun gördüğü bir erkeğe "Benimle evlilik düşünür müsünüz?" anlamına gelen bir teklifte bulunması haram değildir. Ama bu İslami adaba uygun olmalıdır. Direkt, birebir sohbet ortamı gibi olmamalı, bir aracı veya resmi bir süreç işlemelidir. Sosyal medya aracılığı ile harama götüren herhangi bir kapıya azıcık dahi yaklaşmadan birileri ile gerçek kişilerin aracılığı ve mahremiyet kurallarının yine bu üçüncü kişilerle sağlanması ile bir eş adayı ile tanışıp şartları konuşmak, evet, caizdir ancak burada şu riskleri göz önünde bulundurmalısın: Erkeklerin niyetini tam bilemezsin. Güvenilirlik sorunu olabilir. Daha önce tanımadığın biriyle doğrudan mesajlaşmak, istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Gerçek hayatta birini ön görüşmelerle tanımak ne kadar zor ise sosyal medyadan tanımak kat kat daha zordur. Dolayısı ile doğru eş adayını bulma ihtimali sosyal medyada, kat be kat daha az. Özellikle bir erkek için, kendi çevresinden evleneceği bir kız bulamayıp sosyal medyaya ihtiyaç duymuş olması o erkek hakkında birçok problemi bize önden haber verir. Erkek asosyal olabilir, özgüvensiz olabilir, kötü işler dolayısı ile kötü nam salmış bu yüzden çevresinin güvenini yitirmiş olabilir… Ve daha akla gelmeyen bir sürü ciddi risk. Bunların yerine elbette ki güvenilir insanların kefil olduğu kişilerden hayırlı biri bulma ihtimali çok daha yüksektir. Gördüğün baskılara gelince şunu belirtmek isterim ki evlilikte baskı ve aceleyle yapılan seçimler çoğu zaman hüsranla sonuçlanır. İnsanların sözleri seni strese sokuyor olabilir ama unutma ki Allah’ın takdiri neyse, o olacak. Allah'ın takdir ettiği vakitten önce hiçbir şey gerçekleşmez. Sabır ve tevekkül içinde ve akıllıca hareket etmelisin. Bahsettiğin şekilde ilerlemektense kendi prensiplerinden ödün vermeden bir aday arayışında olabilirsin. Ve kendine de sürekli şunları hatırlatmalısın: "Ben evliliğe kapalı değilim, sadece doğru insanı bekliyorum." "Evlenmek için değil, huzurlu bir yuva kurmak için evleniyorum." "Aracılar vasıtasıyla ilerlemeye devam edeceğim çünkü benim için güvenilir olan yol budur." Allah hayırlı bir yuva nasip etsin. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
Bir mümine kadının çarşı pazara çıkabileceği şekil ve kıyafetle medyaya çıkması caiz olabilir. Taşıyacağı riskler bakımından itiraz edilse de neticede caiz denebilecek bir ruhsat bulunacağını zannediyorum. Ne var ki, erkeklerin bile kendilerini korumakta zorlandıkları o mecralara hanımlarımız girmeseler takvaya daha yakın olan yolu tercih etmiş olurlar. Buna göre de bu işi yapmak için ne söylenebilirse izlemek için de aynı şey söylenmelidir.
Selamünaleyküm. Küfür kelimesini kullanmayın. Günah deyin, haram deyin. Küfür, daha ötesi olmayan bir uçurumdur.
Hanefi mezhebine bağlı iseniz grup halinde olmak da cevaz nedeni olmuyor. Çok zorunlu olmadıkça yalnız çıkmamanızı tavsiye ederim. Allah'a emanet olun.
Fakihlerimiz arasında yabancı erkekle bir kadının tokalaşabileceğine olabilir diyen biri yoktur. Sadece çok yaşlı bir kadın için tokalaşmak olabilir diyen olmuştur. Yaşadığımız çağa ve mekâna dinimizi en ince ayrıntılarına kadar taşımak zorundayız. En azından bunun için gayret etmek zorundayız. Müslümanlığımız bize uyduğu kadar olamaz. Biz Müslümanlığımızın gereğine uyacağız.
bayan konusundaki diğer fetvalar
Bir bayanın, beraberinde mahremi olmadan toplamı 90 km'den fazla olan bir yola çıkması caiz değildir. Kat edilen yolun mesafesi önemlidir. Uçak veya başka bir araç hükmü değiştirmiyor. Bazı âlimler, bu asırda gelişen imkânların böyle bir yolculuğu mübahlaştırabileceğini söylemişlerse de takvaya uygun olan ve tercih edilen görüş, kadının mahremi olmadan tek başına yolculuğa çıkamayacağı görüşüdür.
Bayanların özel bir hali yoksa erkekler gibi parmakları yere temas edecek şekilde dik durması esastır. Allah'a emanet olun.
Bir partide, şurada burada diye küçük ölçülere takılmadan ana kuralları bilmemiz daha basiretli sonuçlara götürebilir bizi. Bir bayan: a- Erkeklerle karma olacağı bir ortamda bulunamaz. b- Bedeninin teşhiri şeklinde sonuçlanabilecek bir ortamda bulunamaz. c- Sesinin fitneye neden olacağı bir ortamda, işte bulunamaz. d- Eşinin rızası dışında bir işi yapamaz. e- Anneliğini ve kadınlığını aksatacak bir işi yapamaz. Bunların dışında kadınla erkeğin çalışmasında, cihadında bir fark yoktur.
Hanefi mezhebi uleması, mahremsiz olarak umreye gitmenin caiz olmadığı görüşünde müttefiktirler.
Bir zaruret olmadıkça kadının mahremsiz seyahati, hadislerle sabit bir yasaktır.
Halvet yani bekâr olmaları halinde evlenmeleri caiz olan bir erkek ve bir bayanın kapalı bir ortamda yalnız kalmaları haramdır. Bu durum, kocanın kardeşi için de geçerlidir. Bunun haricinde dikkat edilmek kaydıyla zorunlu görüşmeler yapılabilir. Bedeni teşhir etmeyen bir kıyafetle -ki bu kıyafet genelde sokak kıyafetidir- ve üçüncü kişilerin yanında görüşmeleri caizdir. Ölçüleri aşmamak, durumu sulandırmamak kuralına da dikkat edilmelidir. Allah'a emanet olun.