Fetva Meclisi
Soru
Hocam, bir hanım, kocasının kardeşlerinin yanına hiçbir koşulda çıkamaz mı? Hal hatır sormak maksadıyla kocası yanında olması kaydıyla beş on dakika oturması yanlış mıdır? Bir hanımın ve bir kocanın bu konuda tavrı ne olmalıdır? Yani kocası yanında olması hasebiyle kadının bulunması gereken çizgi nedir ve kocanın ondan bu konuda istekleri hangi sınırda olabilir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Halvet hâli olmadın ve normal ev kıyafetiyle olmamak şartıyla dayınızın yanında bulunabilir. Bu bulunma bir hoş geldin ya da sofra kurmanın ilerisine geçmemelidir. Dayınız genç ise bu da caiz olmaz.
Kadının kocasının yanında yalnızken giyinmesinin hiçbir sınırlaması ve şekli yoktur. Eşini mutlu edeceği ve kendisinin zevk alacağı her giyim ona serbesttir. Muhtemel tek sakınca, evin dışarıdan izlenebilme ihtimaline karşı tedbirli olmak olabilir. Çocukların bulunduğu bir ortamda ise kadının bilhassa baliğ erkek çocuklarının yanında onların fitneye düşebileceği kıyafetlerden uzak duracaktır. Dar veya şeffaf giyinmeyecektir. Üzerindeki kıyafet, çocuklar açısından cinselliği yansıtmamalıdır. Kız çocukları için de kötü örnek oluşturmaması bakımından buna dikkat edilecektir. Bebeklik zamanı hariç bütün çocukların gözü, anne babalarının üzerinde muhakkak hassas bir kamera gibi kabul edilmelidir.
Başka bir ayrıntı yoksa sadece kocası yanında olan bir kadını ziyaret için haram ifadesini kullanamayız. Haram olmasa da riskten ve kerahiyetten söz etmemiz de şarttır. Mahremiyete dikkat ediliyorsa ve evde o yabancı erkekle tek başına kalınmıyorsa haram demeyiz. Bunu, bir zaruret olmadığı sürece sadece keyfi bir maksatla yapmanız ise mü'min bir bayan vakarına yakışmaz.
Olağanüstü bir durum söz konusu olduğunda caiz olmayanlar bile caiz olabilir ama normal bir doğumda erkeğin eşinin yanında olması zaruri bir ihtiyaçtan değilse en azından orada hizmet eden hanımların yanında bir mahremiyet sıkıntısı olacağından yakışa kalmaz bir durumdur deriz.
Kadın, evlendikten sonra eşinin izni olmadan evden çıkamaz mı? Kadın, meşru bir gerekçe ile evden çıkabilir ve akraba veya arkadaşlarını ziyaret edebilir. Ancak kocasının izni olmadan gereksiz yere sürekli dışarı çıkması doğru görülmemiştir. Ancak burada "izin" kelimesi yanlış anlaşılmamalıdır. Kadın, anne-babasını ve mahremlerini ziyaret etme hakkına sahiptir. Kadının sosyal hayatı tamamen kısıtlanamaz. Eş, kadının İslam’a uygun olan arkadaşlıklarını tamamen yasaklayamaz. Bir erkek, eşinin akraba veya arkadaşlarıyla görüşmesini ancak şu durumlarda sınırlayabilir: 1) Eğer o çevre, evliliğe zarar veriyorsa eşinin arkadaşları veya ailesi, evliliğe fitne sokuyorsa, yanlış yönlendiriyorsa, koca bu konuda hakkaniyetli bir şekilde önlem alabilir. Örneğin: Eğer eşinin arkadaşları sürekli ona evliliği kötülemeye, kocasına karşı doldurmaya çalışıyorsa, burada bir denge kurulması gerekir. 2) Eğer gittiği yerler haram veya şüpheli ortamlarsa kadın, İslam’a aykırı bir ortamda vakit geçiriyorsa (dedikodu, haram olan eğlence vb.), koca bunu engelleme hakkına sahiptir. Ama İslam’a uygun bir arkadaş çevresi varsa, bu kısıtlama olmaz. 3) Ev içindeki denge bozuluyorsa, kadın, sürekli dışarı çıkıp evi ihmal ediyorsa, koca bu konuda uyarıda bulunabilir. Ama kadın, eşinin ve çocuklarının hakkını gözetiyorsa, kısıtlama gereksiz olur. Evlilik öncesinde bu konuları açıkça konuşun. Eş adayın, akraba ve arkadaş ilişkileri konusunda katı mı, esnek mi olduğunu bilmek çok önemli. Allah hayırlı kapılar açsın, gönlünüze huzur versin.
Sokak şartlarının korunduğu bir ortam sağlandığında mahrem olmayan kadın-erkek oturup yemek yiyebilir. Sokak şartlarını şu şekilde özetleyebiliriz: Bedensel temasın olmaması, dikkatli bir gözle bakıldığında bile sokak kıyafetinden başka bir şeyin fark edilmemesi, gözün korunması, gözden korunulması, laubalilik imkânının açılmaması, sadece sokakta halledilecek işin (alışveriş vb.) gerektirdiği kadarıyla konuşulması, alınıp verilmesi. Bu şartlar sağlanınca yemek yenebilir. Fakat böyle yemek yemenin pek anlamı olmadığı, ağza kaşık götürmek bile mümkün olmadığı ya da bu şartlarda oturmanın muhabbet anlamı olmayacağı için ön tedbir olarak kadın-erkek birlikte oturması yasaklamıştır. Gözü bile haramdan koruma, fitneye zemin oluşturmama mantığı üzerinden dinimizin oluşturduğu bütünlüğü bozmamak ana hedefimiz olmalıdır. Allah'a emanet olun.
bayan konusundaki diğer fetvalar
Bir zaruret olmadıkça kadının mahremsiz seyahati, hadislerle sabit bir yasaktır.
Hanefi mezhebi uleması, mahremsiz olarak umreye gitmenin caiz olmadığı görüşünde müttefiktirler.
Bayanların özel bir hali yoksa erkekler gibi parmakları yere temas edecek şekilde dik durması esastır. Allah'a emanet olun.
Küfrün tuzağı olarak işleyen bir yerde bulunmak kesinlikle caiz olmaz. Velev ki bu yer mescit olsun. Ancak zorunluluk olarak bulunulması gereken durumlardan da söz etmek mümkündür. O takdirde de 'zorunluluğun gerektirdiği' sınırlar dahilinde bulunmak caiz olabilir. Bu 'zorunluluğun gerektirdiği' sınırları ise herkesin imanı belirleyecektir. Tamamen reddetmekle içine dalıp kalmak arasında bir dengeyi belirlemeye mecbur bulunuyoruz. Bu durumun kadın veya erkek ayrımı yoktur. Allah yardımcımız olsun.
Bir bayanın, beraberinde mahremi olmadan toplamı 90 km'den fazla olan bir yola çıkması caiz değildir. Kat edilen yolun mesafesi önemlidir. Uçak veya başka bir araç hükmü değiştirmiyor. Bazı âlimler, bu asırda gelişen imkânların böyle bir yolculuğu mübahlaştırabileceğini söylemişlerse de takvaya uygun olan ve tercih edilen görüş, kadının mahremi olmadan tek başına yolculuğa çıkamayacağı görüşüdür.
Bir partide, şurada burada diye küçük ölçülere takılmadan ana kuralları bilmemiz daha basiretli sonuçlara götürebilir bizi. Bir bayan: a- Erkeklerle karma olacağı bir ortamda bulunamaz. b- Bedeninin teşhiri şeklinde sonuçlanabilecek bir ortamda bulunamaz. c- Sesinin fitneye neden olacağı bir ortamda, işte bulunamaz. d- Eşinin rızası dışında bir işi yapamaz. e- Anneliğini ve kadınlığını aksatacak bir işi yapamaz. Bunların dışında kadınla erkeğin çalışmasında, cihadında bir fark yoktur.