Fetva Meclisi
Soru
Hocam Karınca duasının ticarette bereket getirdiği konusunda bir dini bilgi mevcut mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Halk arasında Hz. Süleyman (a.s.) döneminde yaşanan kuraklık sırasında bir karıncanın yağmur yağması amacıyla yaptığı dua olduğuna inanılan ve bu sebeple “karınca duası” denilen dua, güvenilir hadis kaynaklarında yer almamaktadır. Halk arasında yaygın olan bu duanın içeriği, esmâ-i hüsna’nın bir bölümü, Allah Teâlâ’ya yönelik bazı hitaplar ve bereket talebinden ibarettir. İçeriğinde dine aykırı bir ifade bulunmayan söz konusu duayı okumakta sakınca olmamakla birlikte bu duanın Hz. Peygamber’den (s.a.s.) rivâyet edilen bir hadis olarak anlaşılması ve kazanç temin etmek maksadı ile okunması veya kullanılması dinen caiz değildir.
‘Kur'an Ticareti’ diye bir şey olamaz. Kur'an’ımızın yazılı bulunduğu MUSHAF üzerinden bir ticaret yapılması caiz olur. Baskı masrafı veya üzerindeki sanat emeğinin karşılığı gibi nedenlerle satılıp alınması caiz olur. Bu ticaret esnasında onun azametine gereken saygının gösterilmesi ise bir iman meselesidir.
Dinimizin öğrettiği ve tavsiye ettiği böyle bir bilgi yoktur. Dolayısıyla bunu dini bir kanaldan öğrenemeyiz. Gerisi de önemli değil hatta makul değil diye bakmalıyız.
Aldatmadan, yalan konuşmadan bir kitap ticareti yapılabilir, kazandığınız da helal olur.
Bunlar gayet basit işlerdir. Mübarek dinimizi ve dua anlayışımızı bu işlere alet etmemek gerekir.
Bu dinden kaynaklanan bir engelleme değildir, kişisel bir kanaattir. Helal sınırları içinde kalan, harama bulaşmaya karşı garantili olan bir yere hanım kızlarımız gidebilir, böyle bir yer bulunca da kabiliyetleri varsa gitmelidirler.
bereket konusundaki diğer fetvalar
Şafii mezhebinde iseniz mezhebinize uymanızda hiçbir sakınca olmaz. Ama evliliğin bereketli olsun istiyorsan, şüpheden yüzde yüz uzak dur, rahat et. Şimdi seni kışkırtan şeytan yarın çok geçmeden başını şişirecektir, haberin olsun.
Kadın ve erkek arasında nikâh bulunduğu sürece bir yasak yoktur. Yalnız kâfirlere ait bir tarzı uygulamak bereketsizlik olur.
Halk arasında üretilmiş ve sahih kaynağı bulunmayan uygulamadır. Bunu Kur'an üzerinde yapmak yanlıştır. Kur'an’ı okur, bereketini talep eder ve dua ederiz ama oyun görüntüsü veren bir halden sakınırız. Aksi takdirde Kur'an’a saygısızlık olur.
Önce mükemmel bir tevbe ve istiğfar yap. Ebediyen o günaha bir daha dönmemeye kararlı ol. Evi de elin geniş olduğu zaman satarsın. Önemli olan şimdi onu satman değil günaha nedamet göstermendir.
Zina yapmış olmak demek büyük bir haram işlemiş olmak demektir. O büyük haramı işleyen birisi daha sonra tevbe etti ise tevbesinden sonra o da tertemiz bir mü’mindir. Ona ait özel bir hüküm aramaya gerek yoktur. Tevbe etmemiş veya hâlâ o işi yapmaya devam ediyorsa elbette öyle bir ortak bereketin kenesi olabilir. Onunla ortak olmamayı tercih etmemiz yakışır ama “ortaklık yapılmaz” diye de bir kural yoktur. Zinanın haram olduğunu kabul etmeyen ve böylece dini olmayan birisi ise kâfir ile nasıl davranılıyorsa ona da öyle davranılır o zaman.
Müslüman gizli bir iş yaparak helal para kazanamaz. Şeffaf olmalısınız ki kazancınız helal olsun. Maaş oranına değil berekete bakın siz.