Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir kız, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için dikiş öğrenmek istiyor ve bu amaçla kursa gitmek istiyor. Ancak Kur’an hocası buna izin vermiyor. Bu davranış doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu sözler doğru ama yerli yerinde söylenmemiş sözler olabilir. İlahiyat veya başka bir bölümde erkek ya da kadın olarak okunmaz diye bir kural yoktur. Kural şudur: Mü'min kendisini bile bile harama itmez, haram ortamında tutmaz. Bu kural değil fakülte, cami için bile geçerlidir. Bir kimse kendisini ne kadar haramdan uzak tutabileceğine bakarak bu konularda karar vermelidir. Bir harama ya da cehennemde bir saniye kalmaya değebilecek bir fakülte bu kâinatta kurulmamıştır ve kurulamayacaktır. İkinci olarak da şunu açık yüreklilikle düşünmeliyiz: Herkes, İslam'a hizmet etme, diplomayı din için kullanma gibi bir sloganla bu işe giriyor ama diploması olan bu sözleri yastık altına atıyor. Öyle başlayıp başka amaçlarla bitirmek hiç hoş değil. Bile bile kendimizi aldatıyoruz sadece. Ne kadar samimiyiz, bunu da ölçelim. Rabbim yardımcımız olsun.
Bu tür karmaşık konularda tek taraflı anlatımların adil karar vermeye yeterli olmayacağını zannediyorum. Kızımız mağdur kimliği ile durumu savcılığa taşıyabileceğini karşı tarafa iletmeli ve bir kereliğine de olsa boşama sözünü duymalıdır. Aksi takdirde ömrünün sonuna kadar şeytan onu “…zaten sen…” diye kemirir durur. Nikâha gelince de anlatılan kadarı ile nikâh olmasında şöyle veya böyle bir sorun görülmüyor.
Evet, Kur'an yarışma için gelmedi ama eğitimin şartları bunu gerektiriyor olabilir. Harama bulaşmamak kaydı ile bu tür yarışmaların yapılması bir eğitim metodu olarak gereklidir. Siz içinize sindiremiyorsanız katılmayın.
Hanım çalışınca evde huzur olmaz sözü doğru değildir. Çalıştığı işin niteliğine ve kadının evi, işi ve eşi ile kurduğu ortalamaya göre sonucu değişebilecek bir durumdur bu. Siz, eşinizin eline bakacak bir pozisyonda kalacaksanız bu tercih yanlıştır. Siz de çalışın, o da Kur'an’a hizmet etsin. Biiznillah böylesi sakıncalı olmaz. Mesele kadının çalışmasında değil, çalışmayı niçin ve kim için yaptığındadır. İşi putu bir kadınla elbette huzur kaybolur.
Kadının sesi ilke olarak haram değildir. Özellikle bedensel yakınlık, sesi eğip bükme, kıyafette zafiyet gibi bir durum yoksa eğitim maksatlı okuma olabilir.
Bu doğru bir söz olmasına doğrudur ama uygulanışında böyle olmamaktadır. Bu maksatla yıllardır müminler kızlarını ve erkeklerini okutuyorlar. Sonunda ise herkes kasasını ve menfaatini koruyor. Az bir kısım mümin belki bunun istisnasıdır. İkinci olarak da kadınların asıl vazifelerini ihmal ettirecek hiçbir görev mukaddes olamaz. Dengeli bir şekilde ortayı bulabilenler için ve kendini zayi etmeyenler için doğru olabilir bu söz.
çalışmak konusundaki diğer fetvalar
Çalışmak Müslüman'ın karakteridir. Farzları ezmiyor, haramlardan birine bulaşmıyorsa çalışmak bir ibadettir. Hangi iş olursa olsun helal sınırları içinde kaldığı sürece bu kural geçerlidir; çalışmak ve kazanmak ibadettir.
Kim demiş bunun yanlış bir şey olduğunu?
İnşaatın finansman şekli ile orada çalışan işçinin durumu birbirinden farklı değerlendirilmelidir. Çalıştığınız inşaat şirketi tarafından bazı satış işlemlerinin faizli kredi ile yapılması, işletmenin yaptığı haram bir muamele olsa da bu durum orada çalışan işçilerin kazancını etkilemez. Çünkü işçi, işverenin bütün ticari işlemlerinden sorumlu değildir; işçilik ücreti, yapılan işin karşılığıdır.
Hiç kimse “Müslüman kadın çalışamaz” diye bir hüküm veremez. Allah’ın dininde böyle bir yasak yoktur. Bugüne kadarki dini ve fıkhî birikimimizde de böyle bir kayıt yoktur. Kadının çalışması ile kadının çalışmasının sonuçları karıştırılmaktadır. Çalışmak bakımından kadın ve erkeğin hükmü aynıdır. Yalnız kadın çalışırken: Anneliği ve eş olma yönü zarar görecekse, böyle bir zarara katlanmak için acil ve zorunlu bir durum da yoksa bu çalışmayı gereksiz hatta sakıncalı buluruz. Zira kadının çocuğunu ihmal etmesinin gelecek nesiller açısından risk barındırdığı ortadadır. Çalışan kadının eşine karşı zayıf düşmesinin beraberinde getirdiği başta ahlâk olmak üzere pek çok risk de buna ilave edilebilir. Kadının çalışması durumunda erkeklerle karma bir ortamda bulunmasının getireceği ve dinimizin haram sınırları içinde tuttuğu sakıncalar vardır. Göz kirliliği ve temas sakıncası da dinin haramları ile ilgili bir konudur. Bir başka sakınca da yabancı erkek ve kadının halvet dediğimiz yalnız kalma pozisyonu ile karşılaşmalarıdır. Bunların bir dini boyutu bir de günümüzde yoğunlaşana yıkılmış aileler, bitmez ithamlar ve şüpheler ortamının oluşmasıdır. Bunun dışında kadının çalışması, ticaret yapması esasında yasak değildir.
Üvey babanız sizin ihtiyaçlarınızı karşılamak zorunda değildir. Karşılarsa mübarek bir iş yapmış sayılır. Sizin ihtiyaçlarınızı temin etmede öz babanız sorumludur. Dolayısıyla üvey babanızı daha doğru olanı tercih etmediği için eleştirmeyin. Bir kadın meşru sınırlara riayet ettikten sonra evinde de dışarıda da çalışabilir. Örneğin eczanede erkek müşterilerle sulu/gevşek iletişim kurmadıktan sonra sorun olmaz. https://fetvameclisi.com/fetva/bir-kadinin-eczanede-calismasi-caiz-midir https://fetvameclisi.com/fetva/780-kadinin-ticaret-yapmasi-ve-calismasi-caiz-midir
İnsana zarar veren her sıvı, gaz veya kimyasal sakıncalıdır. Yalnız bu sakınca üretilmesinin de sakıncalı olmasını gerektirmez. Kullanılması gerekli olan alanlar da olabileceği için üretilmesine değil zararlı olacağı alanda kullanılmasına haramdır deriz. Bir başka husus da mesela zehrin kullanılacağı belli bir orandan sonrası sakıncalı olacaksa o oranda kullanılması caiz değildir deriz. İnsanın zehrin etkisinde bırakılması caiz değildir. Direkt zehirle cezalandırılıp öldürülmesi de caiz değildir. Zehirli hayvanların yenmesi de caiz olmaz. Bunun dışında zehir üretilmesi yasal sınırlara riayet edildiği sürece haram olmaz. Zira bunda insanlığın yararlandığı noktalar da bulunmaktadır.