Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir kadının, dinini ve dünya işlerini en iyi şekilde öğrenebilmesi için bazen en uygun öğretici yine bir kadın olur. Helal sınırlarına dikkat edildiği ve kulluk bilinci zedelenmediği sürece, bir kadının okul okuması ya da öğretici olması neden yanlış görülsün?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadının helal bir ortamda okumasının ne sakıncası olacak? Elbette okuyabilir, okusun da. O helal ortamı nerede bulacağı ve nasıl koruyacağı ise kadının sorumluluğundadır. Cevabınız budur. Size şunu da düşünmenizi tavsiye edeceğim: Kadınla alakalı belirttiğiniz sıkıntılar, kadın okuduktan ve iş sahibi olduktan sonra mı gelişti yoksa başka bir şey mi? Onun için mi boşanmalar arttı, kadınlar mahkeme kapılarında sürünüyor? Yanlış düşünüyorsunuz ama size söyleyecek sözümü dinleyenim yok, varın bir de siz deneyin bu macerayı…
Bayanın haram/helal ölçülerine riayet edip sululuk yapmadığı sürece, erkeklerle görüşmemesini emreden bir kural yoktur. Elbette zaruret oranınca görüşülecektir. Ölçülere özen gösterelim yeter. Allah'a emanet olun.
Kadının sesi ilke olarak haram değildir. Özellikle bedensel yakınlık, sesi eğip bükme, kıyafette zafiyet gibi bir durum yoksa eğitim maksatlı okuma olabilir.
Akıllıca bir düşünce değil bu.
İki durum var. Biri erkeğin kadından ders almasıdır. Diğeri de kadının erkekten ders almasıdır. Erkeğin kadından ders almasının mahremiyet açısından sıkıntısı giderilemez diye düşünüyorum. Kadının erkekten ders almasında ise aradaki temas mesafesi, ilişkide gevşeklik, kıyafette ölçüleri koruma gibi şartlara riayet edilerek olabilir denmiştir. Hiç şüphe yok ki sıkıntı tamamen giderilmiş de olmuyor. Keşke kadınlar da âlim yetiştirseler de bu dertlerimiz olmasa!
Bu bir ilimdir ve hemşirelik okuyanın bilmesi gereken bir ilimdir. Ders olarak muhakkak girmelisiniz. O konuda cahil kalmanız doğru olmaz.
çalışmak konusundaki diğer fetvalar
Bu dinden kaynaklanan bir engelleme değildir, kişisel bir kanaattir. Helal sınırları içinde kalan, harama bulaşmaya karşı garantili olan bir yere hanım kızlarımız gidebilir, böyle bir yer bulunca da kabiliyetleri varsa gitmelidirler.
Çalışmak Müslüman'ın karakteridir. Farzları ezmiyor, haramlardan birine bulaşmıyorsa çalışmak bir ibadettir. Hangi iş olursa olsun helal sınırları içinde kaldığı sürece bu kural geçerlidir; çalışmak ve kazanmak ibadettir.
İnşaatın finansman şekli ile orada çalışan işçinin durumu birbirinden farklı değerlendirilmelidir. Çalıştığınız inşaat şirketi tarafından bazı satış işlemlerinin faizli kredi ile yapılması, işletmenin yaptığı haram bir muamele olsa da bu durum orada çalışan işçilerin kazancını etkilemez. Çünkü işçi, işverenin bütün ticari işlemlerinden sorumlu değildir; işçilik ücreti, yapılan işin karşılığıdır.
Hiç kimse “Müslüman kadın çalışamaz” diye bir hüküm veremez. Allah’ın dininde böyle bir yasak yoktur. Bugüne kadarki dini ve fıkhî birikimimizde de böyle bir kayıt yoktur. Kadının çalışması ile kadının çalışmasının sonuçları karıştırılmaktadır. Çalışmak bakımından kadın ve erkeğin hükmü aynıdır. Yalnız kadın çalışırken: Anneliği ve eş olma yönü zarar görecekse, böyle bir zarara katlanmak için acil ve zorunlu bir durum da yoksa bu çalışmayı gereksiz hatta sakıncalı buluruz. Zira kadının çocuğunu ihmal etmesinin gelecek nesiller açısından risk barındırdığı ortadadır. Çalışan kadının eşine karşı zayıf düşmesinin beraberinde getirdiği başta ahlâk olmak üzere pek çok risk de buna ilave edilebilir. Kadının çalışması durumunda erkeklerle karma bir ortamda bulunmasının getireceği ve dinimizin haram sınırları içinde tuttuğu sakıncalar vardır. Göz kirliliği ve temas sakıncası da dinin haramları ile ilgili bir konudur. Bir başka sakınca da yabancı erkek ve kadının halvet dediğimiz yalnız kalma pozisyonu ile karşılaşmalarıdır. Bunların bir dini boyutu bir de günümüzde yoğunlaşana yıkılmış aileler, bitmez ithamlar ve şüpheler ortamının oluşmasıdır. Bunun dışında kadının çalışması, ticaret yapması esasında yasak değildir.
Üvey babanız sizin ihtiyaçlarınızı karşılamak zorunda değildir. Karşılarsa mübarek bir iş yapmış sayılır. Sizin ihtiyaçlarınızı temin etmede öz babanız sorumludur. Dolayısıyla üvey babanızı daha doğru olanı tercih etmediği için eleştirmeyin. Bir kadın meşru sınırlara riayet ettikten sonra evinde de dışarıda da çalışabilir. Örneğin eczanede erkek müşterilerle sulu/gevşek iletişim kurmadıktan sonra sorun olmaz. https://fetvameclisi.com/fetva/bir-kadinin-eczanede-calismasi-caiz-midir https://fetvameclisi.com/fetva/780-kadinin-ticaret-yapmasi-ve-calismasi-caiz-midir
İnsana zarar veren her sıvı, gaz veya kimyasal sakıncalıdır. Yalnız bu sakınca üretilmesinin de sakıncalı olmasını gerektirmez. Kullanılması gerekli olan alanlar da olabileceği için üretilmesine değil zararlı olacağı alanda kullanılmasına haramdır deriz. Bir başka husus da mesela zehrin kullanılacağı belli bir orandan sonrası sakıncalı olacaksa o oranda kullanılması caiz değildir deriz. İnsanın zehrin etkisinde bırakılması caiz değildir. Direkt zehirle cezalandırılıp öldürülmesi de caiz değildir. Zehirli hayvanların yenmesi de caiz olmaz. Bunun dışında zehir üretilmesi yasal sınırlara riayet edildiği sürece haram olmaz. Zira bunda insanlığın yararlandığı noktalar da bulunmaktadır.