Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Sınıf öğretmenliği okumak için üniversiteye gideceğim. Neredeyse bütün sorulara verdiğiniz cevapları okudum. Bir cevabınızda kızların okumak istemesini çok abarttıklarını söylemiştiniz. Ben üniversite okumayı çok istiyorum çünkü benim annem okumamış ve gerçekten hem babamın ailesinden hem babamdan çok çekmiş. Bir de babamın maaşını paylaşmak annemin gururuna dokunuyormuş. Açıkçası ben de öyle düşünüyorum eğer bir bayan eline altın bileziği alırsa eşi tarafından hor görülmemiş olur. Kadın cinayetlerinin de yarısından fazlasının kadının okumamasının sonucu olduğunu görüyoruz. Çok uzatmak istemiyorum benim sorum size, bu düşüncem doğru mu? Dinen bir sakıncası var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Helal ve sağlıklı, onurlu olduğu sürece çalışabilirsin ama aklının almadığını yapma. Direkt anne babanı karşına alma yerine tamam de ve iş sürecini başlat. Güzel bir fırsat bulunca da çalış. Haram ihtimali karşına çıkarsa veya sağlığına zarar hissedersen bırakırsın. İmanın seni yönlendirdiği sürece korkmana gerek yok. Sen imanını yönlendirmeye kalkışırsan maazallah tehlike olur. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Bu kadar erimeyin lütfen. Siz eğitimcisiniz. Olmayan şeylerin peşinde erimemelisiniz. Babadan başka kimsenin konuşma hakkı olmaz. Kız babaya evlenme ihtiyacını alenen söylesin. Babanın rızasını da aşabileceğini hissettirsin. Baba o zaman ya şununla evlen diyecek ya da evlenmeye kökten karşı çıkacak. Kökten karşı çıkarsa evlenir.
Kızım, 'ilahiyat okumak günahtır' sözü çok ağır olmuş. Böyle dememiz yerinde olmaz. Onun yerine 'ilahiyatta okuyan kızları günahlar çarpabilir' şeklinde bir söz daha doğru olur. Sen de madem cenneti istiyorsun, iş kolaylaşmıştır. Günahlara karşı kendini koruyabildiğin kadar okumaya devam et. Böylece aileni de üzmemiş olursun. Gevşeme riski hissedince o gün terk et orayı, aileni veya hiç bir beşeri takma ve terk et. Böylece mümin kız hassasiyetini korumuş olursun.
Selamünaleyküm. Yaşınız geç kalmış denebilecek bir yaş değildir. Fitneye düşecek duruma gelmedikçe anne babanızın görüşleri ile hareket etmeniz daha doğru olur. Harama düşme tehlikeniz olunca bunu annenize iletir ve işi çabuklaştırırsınız. Maddi konuları dert etmeyin, onların çaresi bulunur.
Aleykümselam. Bu soruyu, 'bayan' 'üniversite' ve 'mevcut ortam' ifadelerini birleştirerek siz cevaplandırmalısınız. O ortamlarda kendinizi ne kadar güvende ve haramlardan arınmış hissedebiliyorsunuz? Bir de okuduğunuz bölüm, bayanlar için ne kadar zorunlu bir bölümdür?Bizim tavsiyemiz, sizin iffetinizin her diplomadan binlerce kere daha değerli olduğunu bilmeniz şeklindedir. Elbette, böyle bir nota karşı insanlar, kızlarının ahlâklı olduğunu, onların kızı için bir tehlike olmadığını söyleyerek savunmaya geçiyorlar. Bir şeyi anlayamadım: Acaba, filan harama düşmüş bir bayan veya erkek, ahlâksızlara mahsus doğum yaptırılan bir hastanede mi doğuyor?
Öncelikle geçmiş olsun. Ailenin senin iyiliğini düşündüğünü ve senin daha iyi tanıdıklarını unutma. Anne-babanla cedelleşme, dualarını almadan bir yola çıkma. Yeni boşanmışsın. Bir travma yaşamışsın. Bunun sıcaklığı sebebiyle doğru karar verme kabiliyetin zayıflamış olabilir. Ayrıca bir işi yapmayı sevmek ve istemek başka bir durum, karakterinin o işe uygun olup olmadığı farklı bir durum. Ciddi bir emek sarf edeceksin. Bunun için seni yakından tanıyan bu işin uzmanlarıyla çeşitli oturumlar yap. Tabi duygusal baskı yapmadan, senin üzülmen pahasına bile olacak doğru söyleyebilecek kimselerle toplantı yapabilirsin. Allah yardımcın olsun.
çalışmak konusundaki diğer fetvalar
Elbette vebalin vardır. Ders çalışmak için daha nezih bir ortam seçebilirsin.
Ailede geçim ve çalışma konusunu şöyle özetleyebiliriz: Nikâh kıyıldıktan sonra evin geçimi erkeğin üzerinedir. Kadın evi içeriden idare eder, erkek de dışarıdan gereken desteği sağlar. Genel kural böyledir. Müslüman bir kadın, evi geçindirmek için çalışmaya ve para bulmaya zorlanamaz. Kadının çalışıp para kazanmak istemesi durumunda, bu isteğini nikâhtan önce belirtmiş ve erkek de kabul etmiş ise kadın çalışabilir, erkek de buna mani olamaz. Eğer kadının çalışma ortamı haram bir ortam ise veya çalışması ile evde “kadın yok” gibi bir ortam oluşuyorsa erkek bu çalışmaya itiraz edebilir. Burada da ne kadar “kadın yok” denecek durum oluştuğunu örf belirler. Bu örfe de bir aile büyükleri heyeti karar verebilir. Kadının çalıştığından kazandığı parada erkeğin hakkı yoktur. Kadın çalıştığından eve aktarmak zorunda değildir. Kâğıt üzerinde kural böyledir ama bir aile içindeki güzel geçim uğruna elbette kadın evin bütçesine katkı sağlar, sağlarsa bunu mutluluk olarak kendisinde hisseder. Bu ayrı bir konudur. Kadının parası kadınındır. Zekâtını verir, kurbanını keser, özel harcama yapar, infak eder… Hürdür bu konuda. Kadının katkısı ile yapılan gayrimenkul veya benzeri yatırımlarda kadın, katkısı kadar ortak kabul edilir. Bu katılma oranı da önceden belirlenmeli, tapu ve benzeri belgeler ona göre düzenlenmelidir. İlk baştaki iltifatlara itimat edilmemelidir. Aile içinde bu tür tartışmalar, yarınki çatlakları gösteriyor olabilir. Ailenizi bu sıkıntıdan uzak tutmanızı tavsiye ederiz size.
Sattığınız şeyler helal ürünlerse ve hile yapmıyorsanız bir sakıncası olmaz.
Allah'ın emirleri bir neden üzerinden anlaşılmaz. O emrettiği için kabul edilir ama bu konudaki ana neden için şu tahminde bulunuyor: Dinimiz toplumun ekonomisini erkeklerin çalıştığı, kadınların da evdeki işleri gördüğü bir mantık üzerine oturtmuştur. Bu da erkeğin kadından daha fazla mal sahibi olmasını gerektiriyor.
Neden olmasın? Kazanamazsan da sonucuna katlanmayı kabul ettiriyorsan kendine yeniden sınava gir. İbadetlerine ve bilhassa namaza, Kur'an okumaya önem ver ki, için açılsın.
Kadının ticaret yapmasında bir sakınca yoktur. Kadının ticaret yaparken kadınlığı açısından dikkat etmesi gereken incelikleri ezmesinde sakınca vardır. Mahremiyetinizi koruyarak ticaret yapabilirsiniz. Onu koruyamıyorsanız o zaman tezgâhtan uzak durun. Allah yardımcınız olsun.