Fetva Meclisi
Soru
Kıymetli hocam benim kız kardeşim bulunduğumuz yerde bir kursa gidiyor. Orada küçük çocuklara eğitim verirken aynı zamanda kendisi de eğitim alıyor. Üniversitede de ilahiyat bölümünde ikinci sınıf. Hocam bir gün bana “üniversite okumasam ne olur?” diye sordu. Orada kendisiyle yaşıt bir hoca üniversiteyi okurken bırakmış. Gerekçesi de günah çukuru olarak görüyormuş üniversiteyi. Ben bu düşüncenin yanlış olduğunu, ümmetin kadın ilahiyatçılara da ihtiyacı olduğunu ve yalnızca ahiret için değil dünya için de vakit ayırın diyen bir Peygamberimizin olduğunu söyledim. Üniversitede günaha bulaşmış kız kardeşlerini sen kurtaracaksın dedim. Düşüncelerinize ikimiz de çok önem verdiğimiz için konuyu bir de size taşımak istedik. Siz ne önerirsiniz, ne söylersiniz bu konuda hocam? Allah sizden razı olsun, size çok dua ediyorum. Allah ömrünüzün kalanını bereketli kılsın.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kızım, aynı okulların açık okunabilenleri de var ve diplomaları da aynı değerdedir. Neden kendinizi o koridorlara esir ediyorsunuz ki? Oraların olup olacağı o kadardır. İlim uğruna dinimizden olamayız. Daha geniş düşünün. Başkalarını kurtarmaktan önce kendinizi kurtarın, batmamaya çalışın.
Selamünaleyküm. Para için dini öğretmekle, din öğretmekten para almak arasında fark vardır. Sizden başka din öğretecek kimsenin bulunmadığı bir yerde öğretmek size farz olmuş demektir. O takdirde ücret talep etmeniz caiz olmaz. Bunun dışında ücret karşılığı öğretmenizde sakınca olmaz. İki durum arasında ise bereket farkı muhakkak vardır. Ücret aldığınız bir işte kat edeceğiniz mesafe, sırf Allah rızası için yaptığınızın yanında gayet cılız kalacaktır.
Madem beni severek dinliyorsunuz, nerede ‘çocuklarınızı ilahiyat fakültelerine göndermeyin’ dediğimi dinlediniz? Ben öyle bir söz sarf ettiğimi hatırlamıyorum. Bu birinci cevabım olsun size. İkinci cevabım ise şudur: Filan tıp fakültesinde okuyan doktor adayları iyi yetişmiyor diye sitem etmek ne kadar mümkün ise birinin de ilahiyat fakültelerini tenkit etmesi o kadar hakkıdır. Kaldı ki ilahiyat fakültelerinin varlığı, gerekliliği, işe yararlılığını tek bir kelime ile tartışmadım, tartışmam da. Zira ilahiyat fakültelerinin alternatifini oluşturabilecek durumda değiliz. Yalnız şu noktalara itirazımız vardır: A- ‘İlahiyat fakültesini okuyan talebe; bir müçtehittir artık. Ebu Hanife’nin muarızı olabilir’ zanneden öğrenci velisinin, öğrencinin aldanmış olacağını bilmesi gerekir. Benim vazifem onu ikaz etmektir. İlahiyat fakülteleri alim yetiştirme yerleri değildir. İlim tahsili ile alakalı formülleri alma yeridir. Orada öğrenciye temel prensipler öğretilebilir ancak. Daha ilerisini beklemek yanlıştır. B- İlahiyat fakültesi diplomasının bir dindarlık belgesi olarak algılanmasını hatalı bulduğumu da beyan ederim. Değil ilahiyat fakültesi, Fatih dönemindeki bir medrese mollasının icazeti bile dindarlık garantisi belgesi olamaz. Bir genç ilahiyat fakültesi bitirince örnek Müslüman olmuyor, örnek Müslüman olmak için iyi bir malzeme toplamış oluyor. Diploma döğüştürme gibi bir gelişmeye karşı uyarmak vazifemdir, onu yapıyorum. C- İnsanların kız veya erkek çocuklarını ilahiyat fakültesine gönderince gençleri kuşatabilecek pek çok riskten korunmuş mübarek bir ortama bırakıldıklarını zannetmelerini şiddetle tenkit ediyorum. Fakültelerin tamamı neticede büyük şehirlerin içinde kurulmuştur ve milyonlarca insanla iç içe bir hayat yaşanmaktadır o şehirlerde. İlahiyat fakültelerini mikroptan arındırılmış bölgeler zannetmek hatadır. Bunu ikaz ediyorum. D- En ağır iman konularımız bile ilahiyat fakültelerinde gençlerin zihnini bulandıracak bir tarzla tartışılarak dinimizin gelecek kuşaklara sulandırılmış olarak taşınmasına zemin hazırlayabilmektedir. Geçmiş ulemayı tahkir etmeyi bir bilimsellik, akademisyenlik zannetmeyi hata olarak anlıyorum, bir yıkılma ve çökme sinyali olarak görüyorum. Bunu da ikaz etmek imanımla alakalı bir durumdur. Temel beş itirazım bunlardır. Bunları söyledim, biiznillah söyleyeceğim. Daha ötesi bana ait değil. Allah’a emanet olunuz.
Aleykümselam. Genel kuralımız şu olmalıdır: Bulunduğumuz yer bizi, Allah'ın haramlarından bir harama sevk ediyorsa hayatî bir zaruret olmadıkça orada bulunmayız. Kendimizi haramlar açısından güvende hissetmediğimiz her yer için bu kural geçerlidir. Şüpheci bir tavır sahibi olmamız da doğru değildir. Bu iki ölçünün ortasında kendinize yer bulmalısınız. Evham ediyorsanız doktora görünün. Normal bir durum ve bu sizin için sıkıntı oluşturuyorsa kendinizi güvene alın.
Kızlarımız okusun, okumalıdırlar da. Yalnız kızlarımız diplomaya, kapitalizme, şöhrete kurban gitmesinler. İkinci sınıf işlerde bulunmasınlar. İtirazımız, bir neslin kapitalizme kurban edilmesinedir.
Kıymetli kardeşim, sonunda evlilik düşünmediğin bir ilişki bir oyalanmadır ve kötü niyetlidir. Bunun caiz olmadığı gün gibi açıktır. Sonunda evlilik niyeti taşıdığın ilişkilerinin de ciddi bir şekilde sürmesi icap eder ki bu da aileleri devreye sokup görüşmenin kurallarını gözeterek, gerekli istişareleri istişareye ehil kişilerle yaparak ve bu süreci çok uzatmayarak olur. Allah'a kul olma gibi sorumluluğumuz olduğunu unutmadan bir yol yürümemiz gerekiyor. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
eğitim konusundaki diğer fetvalar
Kızınızın anlayışına göre evlenme vakti gelmedi ise onu zorlamayın. Sizin direkt veya dolaylı zorunuzla evlenirse mutluluğu riske girebilir. Bırakın kendi istediği zaman evlensin. Kızınıza dua ederim, Allah Teâlâ onu razı olacağı amellere muvaffak etsin.
Onlardan biri seni eğlence konusu yapıncaya kadar bin kere iki bin kere git ayaklarına. Söyle, rica et ve dön. Sen kulaklara ulaşabilirsin. Kalplere ise sadece Allah ulaşabilir. Ve senin işin kalplerle değildir. Mübarek bir iş yapıyorsun, kıymetini bil. Moralini yüksek tut. Bir veya bin olay işini bitirmiş olmasın. Konu olarak temel esasları esas al. Asla tartışma gerektirecek konulara girme. Sıradan ve herkesin anlayabileceği konuları işle. Acele etme. Hiç acele etme. Asla acele etme ve acele etme.
Böyle bir hatayı tekrar yapmamaya kararlı olun. Geçmiş hata için istiğfar edin. Bunun için de idareye başvurmanız gerekmez, inşaallah kazındığınız haram olmaz. Bundan sonrasını iyi çalışarak açığı kapatmaya gayret edin.
Hocanın bir eğitim taktiği olarak bunu yapması hakkıdır. Öğrenci de yanlış bir iş yapmış olmaz. Hocanın gevşek tutumunu öğrenci istismar ediyorsa hoca da öğrenci de vebalde olur.
Bunun yaş açısından bir sorunu olmaz. İlim her yaşın işidir. Alma ve kavramada farklılıklar olabilir ama ileri yaş, ilke olarak bir engel değildir. Medresenin niteliğini daha önemli tutunuz; hangi medresede nasıl bir eğitim, ona bakın. Bir de ailenizin tavrını önemseyin muhakkak. Allah yardımcınız olsun.
Bu doğru bir söz olmasına doğrudur ama uygulanışında böyle olmamaktadır. Bu maksatla yıllardır müminler kızlarını ve erkeklerini okutuyorlar. Sonunda ise herkes kasasını ve menfaatini koruyor. Az bir kısım mümin belki bunun istisnasıdır. İkinci olarak da kadınların asıl vazifelerini ihmal ettirecek hiçbir görev mukaddes olamaz. Dengeli bir şekilde ortayı bulabilenler için ve kendini zayi etmeyenler için doğru olabilir bu söz.