Fetva Meclisi
Soru
Hocam, "İşte cennet" isimli sohbetinizi dinledim ve konuşmanızda aklıma takılan birkaç yeri sormak istedim. Eleştirdiğiniz konu kız çocuklarının üniversite okuması mı yoksa dinimizin gereklerine hizmet etmeyecek mesleklerde okuması mı? Tıp öğrencisi olduğum için tıp ile alakalı sohbetlerinizi de dinledim ve hanım kardeşlerimizin doktor olmasının öneminden nasıl bahsettiğinizi bilmem sebebiyle kızların okumasındaki sınırlar kafamı karıştırdı. Özellikle ailesinden ayrılıp okumak için ayrılan kızların nasıl bir bataklığa sürüklendiğini gördükçe üzülsem de, okumasının ahlakını bozmaktan başka bir işe yaramayacağı bölümlerde okumasını onaylamasam da İslâmı hakkıyla yaşayabilmemiz için Rabbim ilerde baba olmayı nasip eder kızım olursa onun ailesiyle birlikte okuması kaydıyla doktorluk, hemşirelik veyahut o dönem dinimizde hangi meslekte kızların da bulunma zaruretini görürsem o alanda okuması taraftarıyım bu düşüncemde bir sakınca var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu sözler doğru ama yerli yerinde söylenmemiş sözler olabilir. İlahiyat veya başka bir bölümde erkek ya da kadın olarak okunmaz diye bir kural yoktur. Kural şudur: Mü'min kendisini bile bile harama itmez, haram ortamında tutmaz. Bu kural değil fakülte, cami için bile geçerlidir. Bir kimse kendisini ne kadar haramdan uzak tutabileceğine bakarak bu konularda karar vermelidir. Bir harama ya da cehennemde bir saniye kalmaya değebilecek bir fakülte bu kâinatta kurulmamıştır ve kurulamayacaktır. İkinci olarak da şunu açık yüreklilikle düşünmeliyiz: Herkes, İslam'a hizmet etme, diplomayı din için kullanma gibi bir sloganla bu işe giriyor ama diploması olan bu sözleri yastık altına atıyor. Öyle başlayıp başka amaçlarla bitirmek hiç hoş değil. Bile bile kendimizi aldatıyoruz sadece. Ne kadar samimiyiz, bunu da ölçelim. Rabbim yardımcımız olsun.
Ortada bir haram tehlikesi yoksa o bölümü bitirin. Helal dairesinde kalabildiğinize inandığınız sürece de çalışırsınız. Böylesi sizin için ileride vesvese yapmamak bakımından daha hayırlı olur. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Öğretmenlik için tıp kurallarını işletmemiz mümkün değildir. Bir kere doktorla öğretmeni toplum aynı görüyor mu ki, biz görelim. İkincisi, madem nesil kurtarılacak, onu erkekler kurtarsın; kala kala kadınlara mı kaldı kurtarmak? Onları kim kurtaracak? Erkekler nerede?
Selamünaleyküm. Kızım, aynı okulların açık okunabilenleri de var ve diplomaları da aynı değerdedir. Neden kendinizi o koridorlara esir ediyorsunuz ki? Oraların olup olacağı o kadardır. İlim uğruna dinimizden olamayız. Daha geniş düşünün. Başkalarını kurtarmaktan önce kendinizi kurtarın, batmamaya çalışın.
Ümmetimiz “oku” emriyle ilk muhatap olan ilim ümmetidir. Hangi yaşta olursak olalım ilimsiz bir hayatımız olmamalı. Hem kendimiz hem de çocuklarımız için bu ilim yolunda ilerlerken tercihler yapmak zorunda kalıyoruz çoğu zaman. Çocuklarımızı da hiçbir yere göndermeyelim, evde tek başına yetiştirelim diyecek bir zeminde de değiliz. Hem onları okuma hayatından hem de sosyal bir hayattan alıkoymadan hareket etmemiz gerekmekte. Okuma adı ile gönderdiğimiz ortamlarda ahlaki yönden bir erozyona uğrama söz konusu olabilir, bunu da istemeyiz ama bu sonuç olmaması için çevreden gördüğü kötü örneklere inat başta ailesi olmak üzere güzel örnek alacağı bir çevre oluşturmalıyız. Eğer kendi kabiliyetine göre bir meslek elde etmek istiyorsa sizin kriterlerinize göre alternatif bir kurum tercih edebilirsiniz; açık lise veya kabiliyete göre farklı eğitimler de söz konusu olmakta. Mü’min olarak her eğitimi alamayız, her kitabı okuyamayız ama mutlaka ama mutlaka okuduklarımız, eğitimlerimiz olmalı her an. Evlatlarınızın eğitim süreçlerini onlarla olan ilişkilerinizi de yıpratmadan ilerletebilmek için onların da doğal isteklerini göz ardı etmeden konunun uzmanı olan kişilerle istişare ederek hareket etmemizde de fayda olacaktır biiznillah. Bununla beraber bulunmalarını istemediğimiz ortamların bir alternatifini bulmak, kabiliyetlerini geliştirebilecekleri meşguliyetleri oluşturmak da aynı şekliyle ailenin sorumluluğunda olduğunu da unutmamalıyız. Çocuklarımızı çevreden koruyup ahlaklı, dinini yaşayan birey olarak yetiştirme sevdanız çok mübarek; Rabbim yardımcınız olsun. Her şeyin maddeleşmeye doğru gittiği bir dönemde siz maneviyatını düşünüyorsunuz, mübarek olsun. Bunu yaparken de şeytanın sizin de hedefinizde olduğunu unutmayın sakın. Bu sebeple koruyayım derken fıtratını arka plana atarak bir tavır takınmamaya özen göstermelisiniz. Sohbete götürmeniz güzel ama onun da hoşlanacağı uygun ortamlara da gitmeli; yürüyüş yapmak istemesi de uygun yerlere gittiği takdirde engel olunmamalı. “Kadının yeri evidir” hakikatini, asla dışarı çıkmaması gerekendir olarak değerlendirmememiz gerekir. Onun için yapılması mübah olan hangi iş varsa o işi görmek için evden çıkmasında sakınca vardır diyen bir âlim olmamıştır. Sakınca; ölçünün kaçmasında ve âdeta kaş yaparken göz çıkarılmasındadır. Biz fıkıh öğreniriz, fıkha göre yaşarız, insan da toplumsal bir varlıktır ve bu sebeple her an insan ile iç içe olabilmekte. Fıkıh bilen bir insan sınırlarını bilerek hareket etmeli. Tabi ki kadının rahat ettiği, fitneden uzak olan yerinin de evi olduğu da unutulmamalıdır. Kızlarımızın ahlakının ve iffetinin her şeyden üstün olduğunu da bilerek adımlarımızı atarız. Son olarak şu gerçeği de bir kardeşiniz olarak hatırlatmak isterim, insanız, beden sağlığımız kadar ruh sağlığımız da önemlidir. Şeytan her insanla olduğu gibi bizimle de uğraşmakta. Adımlarımızı atarken psikolojisi bozulmuş olmamamız gerekir. Huzur bizim için vazgeçilmez bir duygudur. Mü’minliğimizden huzur duyarız ama insanın boşluğa düştü hissine girmesi ruh sağlığımızı olumsuz etkiler. Aman çocuklarımızı bu ruhsal sürece girip bocalamasına izin vermeyin. Fıtratı, istekleri ile paralel adımlar atmaya çalışın. Rabbim yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Okumak bu ümmetin karakteridir. Okuma emri ile başlayan bir kitabımız vardır. Kadın veya erkek hiçbir mümin, okumanın karşısında duramaz. Bu lise de olsa medrese de olsa hakikat böyledir. Ne var ki, mevcut liselerde bir ahlâk faciası yaşanmaktadır. Bunu da görmezden gelemeyiz. Okuma adı altında çocuklarımızın din ve ahlâk erozyonu yaşayacakları bir mekânda bulunmalarını kabul edemeyiz. Kızlarımızın da oğullarımızın da ahlâk ve din sahibi olmaları meslek sahibi olmalarından çok daha önemlidir. Mevcut durumda, herhangi bir lise programının aynısını veren ve diploması hiç farklı olmayan AÇIK LİSELER vardır. Bu liselerden mezun olan çocuklar da çok rahatlıkla en iyi fakültelere girebilmektedirler. Neden çocuklarımızı bile bile tehlikenin ortasına atalım? Alternatifi var! Durum budur; ya siz bir çocuğunuzu liseye vermediniz henüz ya da durumdan haberiniz yoktur. Size ahlâkı önemsemiyorsunuz demiyorum ama durumu ve alternatif çareleri bilmeniz gerekir diyorum. Allah’a emanet olunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ortaklardan birin ET YEMEK için hisse almasında sorun olur. İbadetlerden birini niyet ettikçe sorun yoktur. Şükür kurbanı da ibadettir.
İsraf etmemek, harama bulaştırmamak şartı ile kurban etinden her şey yapabilirsiniz.
Kurban, Allah'a yakın olmak yani kulluğumuzu bilip, kulluğun hakkı ne ise onu yapmak demektir. Çocuklarımıza bu fani dünyanın aslını anlatarak, İbrahim aleyhisselamı örnek vererek, bilhassa İsmail aleyhisselamın kurban edilme meselesini zikrederek ve kurban kesecek isek bizzat çocuklarımızın kurban işleri ile alakadar olmasını sağlayarak bunu yapabiliriz. Şunu da biliniz ki, sadece kurban bayramı günlerine daraltıldığında bu eğitim yetersiz olabilir. Bütün hayatı aynı heyecanla yaşamak ve heyecanımızı hayatın her alanına yaymak gerekiyor. YAZIK OLDU İSMAİL'E isimli videoyu izlemenizi tavsiye ederiz. Allah yardımcımız olsun.
Bir kere şunu unutmayalım: Biz cenaze ile düğünü bir arada tefekkür edebilen bir ümmetiz. Bayramı bayram biliriz. Cihadı da cihat biliriz. Dünya nimetlerini kendimize haram etmeyiz. Ahiretimizi de dünya için çar çur etmeyiz. Denge ve bereket ümmetiyiz. Bu çizgide yürüyen bir mümin için bayramın olup biten ve kahreden her şeye rağmen bayram gibi olması gerekir. Çocuklarımıza bayram neşesi hissettirmeliyiz. Her şeye rağmen birimizin evinde toplanıp bir et ziyafeti yapmalıyız. Kucaklaşmalıyız. Tebessüm etmeliyiz. Fıkralar söylemeliyiz. Yeter ki, çizgi aşılmasın. Bunun için de başta israf olmak üzere haramlardan uzak bir bayram olmalıdır bayramımız. Mubahlara dalıp gitmemeliyiz. Gıybet ortamları oluşturmamalıyız. Acısı olan mümin kardeşlerimizi unutmamalıyız. Dünya müminleri olarak içinde bulunduğumuz ortamı yok saymak gibi bir dalgınlığa düşmemeliyiz. Dengeyi koruyabildikten sonra bayram bizim bayramımızdır.
Kadının mahremsiz umre yapması konusunda Şafii müçtehitlerinin içtihadı da 'tam bir serbestlik' şeklinde değildir. Daha çok farz bir ibadet olan hac ve onun gibi bir umre için söylenmiştir bu sözler. Cihat niteliğindeki bir iş için de söz konusu olabilir bu ruhsat. Özellikle tavsiyemiz bu şekilde umre yapılmamasıdır.
Var olan bir nikahta sorun yoksa gereksiz bir iş olur. İkinci bir nikah yaptırmak zamanla sizi vesveseye düşürür. Asla tavsiye etmeyiz. Ortada tereddüt gerektirecek bir eksiklik şüpheniz varsa onu da bir ilim adamına danışarak yenilemeyi gerektirecek düzeyde olup olmadığını öğrenin.