Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Değerli hocam Konya'dan yazmaktayım. Kon TV’de her gece izliyoruz sohbetlerinizi. Lakin dün gece izlerken bir cümleniz aklıma takıldı. Kızını liseye okumaya gönderen ailelere menfi şeyler söylediniz. Bir öğretmen olarak yadırgadım doğrusu. Zira biz annemizi, kızımızı, bacımızı doktora götürünce hanım doktor istemez miyiz? Ya da fizik tedaviye gidince annemizin vücuduna hanım doktorun müdahale etmesini istemez miyiz? Ya da kadın hastalıkları dediğimiz türden illetleri gösterirken kadın doktorun bakmasını istemez miyiz? Peki, biz inançlı insanlar olarak kızlarımızı okutmayacağız da, bu taleplerimizi kimler yerine getirecek. Ya da reçeteniz nedir bilmek isterim. Selam ve dua ile.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Tıp tahsilinin kızlar için de gerekli olduğunu düşünürüz. İfade ettiğiniz duygular muhteremdir. Siz henüz genç olduğunuz için duygularınızı itham edemem ama sizden önceki pek çok hanım kızımız, sizden daha ateşli sözlerle o fakültelere girdiler. Bir iki yıl sonra onları gören olmadı bir daha. Hatta kendileri gibi tesettürlü hanımları bile ittiler. Bu nedenle Müslüman hanımlar, erkek doktorlarda tedavi olmayı tercih eder oldu. Bunun için size tavsiyem, kullandığınız bu sözleri meleklerin kaydettiğini unutmamanızdır. Size muvaffakıyetler dilerim.
Selamünaleyküm. Bulunduğun ortamda açık bir haramla yüz yüze geliyorsan orayı terk etmelisin. Tereddütlü ortamlarda ise kendini korumalısın. İçindeki duyguları ebeveyninle istişare et. Onların da rızası olan bir tercihi yerine getir. Medreseye gitmek için yaşın uygun olmayabilir. Bilhassa annenin seninle alâkalı tespitlerine önem vermen gerekir. Allah sana yardım etsin. Azmini güçlü, ayağını sabit kılsın.
Selamünaleyküm. Evinizi medrese yapın, evinizi. Çok daha iyisini yaparsınız.
Selamünaleyküm. Ah! İşimiz vaktimizden çok değil mi şimdi? Evet, işimiz vaktimizden çoktur. İşi de meşgul insanlar bitirecektir. Bunu unutmamalısınız. O, küçük bir ilçede gördüğünüz afetin aslını Allah size göstermesin. Bir fidanın yanması kadar bile değil sizin gördüğünüz yangın. Kıtalar kadar bir ormanın yandığını düşünün bir de! İşte bizim derdimiz odur, öyle bir derttir. Keşke, camilerde insanlara namaz kıldıranlar da o yangını görebilselerdi, keşke anneler babalar yandıklarını ve yaktıklarını anlayabilselerdi, keşke! Artık, İmam Hatip veya başka bir isim o yangını gizleyemez duruma geldik. Yegâne tesellimiz, sizin gibi genç yüreklerin bu derdimizi anlamaya başlamasıdır. Allah sizin basiretinizi ve himmetinizi artırsın. Yapabileceğimiz nedir biliyor musunuz? 'Bir kişinin kurtulmasını, güneşin aydınlattığı her şeyden daha değerli görmek!' Bunu yapabilsek Mus'ab olurduk. Kanatlanır melekleşirdik de. Sakın kitleler üzerinden hesap yapıp da şeytanın tuzağına düşmeyin. Bizim için bir gönül bir insanlık kadar değerli olmalıdır. Bir kişi kurtarmaya Allah, cennet verdikten sonra nasıl basit olur o bir kişi? İki şey çok önemlidir. Birincisi, samimi olacaksınız. Gerçekten Allah için yapacaksınız. Fedakârlığınıza melekler şahit olacaklar. Gece gündüz demeyeceksiniz. Kolay zor bilmeyeceksiniz. O veya bu ayırmayacaksınız. Ve Allah'tan başkasından bir şey beklemeyeceksiniz. Kurun bu samimiyet ve ihlas düzenini, bakın Yesrib peşinize takılacaktır. Bu arada da kimseye güvenmeyin; Allah size yetsin. Mus'ab'a yettiği gibi size de yetsin. O zaman taşlar sizinle konuşur, ağaçlar size kalem olur. Rüzgarlar senin sesini taşır. İkincisi de, insan saymayacaksın. Kaç kişi yok, ne yaptığın var olacak. Kaç kelime biliyorsan onu anlat. Samimiyet kur. Nasihat et. Sabret. Sebat et. Geceye aldanma, güneş her karanlık geceyi aydınlatmıştır şimdiye kadar. Bundan sonra da öyle olacaktır. Çok da dua etmelisiniz. Kendinize, bütün nesillere dualar edin. Bize de edin. Umudu tükenmişlerden uzak durun. Sabırla yarını bekleyin, yarın sizi güldürecektir. 'Allah'ın yardımıyla mü'minlerin de güldüğü gün' iman ettiğimiz bir gündür. Dertleri saymayın siz. Yangın söndüren bir umut bulutu olun.Allah yardımcınız olsun. Çalışmanız mübarek olsun.
Aleykümselam. Ailenizle sürtüşmeyin, okulu bırakacaksanız o da doğal bir bırakış olsun. Dersleriniz iyi olmadığı için bırakacaksanız bırakın. Ailenizin sizden beklentilerine karşı ezilebilirisiniz. Geniş düşünmeye çalışın, sabırlı olun. Allah'ın emirlerinden taviz vermeyin. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Eğer, öğretmen olarak branşınız küçük çocuklara yönelik bir branş ise siz her durumda o meslekten hizmet edebilirsiniz. Bunun için bir süre daha beklemenizde sakınca olmaz. Öğretmenlik dışında evlenmeniz sizin için artık zaruret durumunu aldı ise o durumda da gerekirse ailenize rağmen evlenmeniz gerekir. Bu duruma göre siz bir orta yol bulmaya çalışın. Sadece yurt dışında hizmet ediyor diye bir insanın evlenme açısından iyi olduğunu söyleyemeyiz. Karakter başka bir şeydir. O şahsı daha iyi araştırmaya çalışın. İşinden önce kendine bakın.
anne konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kurban bir ibadettir, niyetle ibadet kıvamı alır. Niyetinizi annenize yaparsanız, sizin kurban borcunuz kalır.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ annenize rahmetler etsin. Sizi, bizi, onu ve hepimizi Firdevslerde buluştursun. Anneniz üzerinden bir zekat araştırması yapmanız gerekmez. Annenizin yüzünün şekli, bize bir işaret verecek nitelikte değildir. Hayra yorun, o kadar. Abartmanızın size ve ona bir yararı yoktur. Annenizin fidyesini yaşadığı yere göre vermelisiniz. Kalan eksik kısmı tamamlamanızda bir sakınca yoktur. Annenizin kabrine gitmeniz şartı yoktur. Kabri size getirin. Onu yüreğinizden çıkarmayın. Her namazdan sonra: 'Rabbim! Anama rahmet et. O beni, küçükken kolladığı gibi sen de şimdi onu kolla, rahmetinle muamele buyur.' diye dua edin. Sadakalar verin onun için. Bildiğiniz hatalarını bir daha konuşmayın. Aleyhinde olacak sözler söylemeyin, söyletmeyin. Başka yapacağınız bir şey yoktur. Bidatleri siz organize etmeyin. Yapılanına da iştirak etmemeye gayret edin. Yıkandıktan sonra yüzüne el değdirmenin zararı yoktur. Tekrar Allah Teâlâ, annenize rahmetler etsin. Sizi ona bir ecir hazinesi yapsın. Cennetlerde buluşun.
Selamünaleyküm. İmanla ölen için rahmet kapıları açıktır. Sözünü ettiğiniz durumlar, imandan sonra işe yarayan fırsatlardır. Bu fırsatların tamamı da Allah'ın dilemesine kalmıştır. Bizimki sadece umuttur.
Selamünaleyküm. Kızım, olduğu gibi kahır ve imtihan dolu bu dünyada senin gibi niceleri vardır kim bilir! Evet, esef verici bir durum bu, Allah sizi de annenizi de hayra yönlendirsin. Senin yazında geçmeyen bir hususu öncelikle sana hatırlatmamda fayda vardır, ona çok dikkat et. Bu durum seni, rahatlayacağını zannedeceğin bir erkek arkadaşa sakın itmesin. İçindeki sıkıntılar, haramları yok saymaya sebep olabilir. Bu da bile bile kendini helak etmen demektir. Aman çok dikkat et. Yaşın, bir erkek arkadaş arama yaşıdır. Annen ile aranızdaki soğukluk, senin filtrelerini tıkatmış olabilir. Ne hafızlık ne de ilahiyat böyle bir şeyde sana engel olamaz. Aman çok dikkat et.Annenizle alakalı anlattıklarında bir eksik var: Babanın bu konuda bir tavrı yok mu? Yoksa gurbette olduğu için her şeyi iyi gidiyor mu zannediyor? Netice olarak, annenizle ilişkinizi zamana yayarak toparlayın. Hemen mükemmellik beklemeyin. Evlenme zamanınızla beraber toparlanacak bir zamana açın meseleyi. Bu birinci boyut. İkinci boyut da şudur: Siz, kalben rahat edeceğiniz işler yapın. Hata ettiğinizde hemen özür dileyin. Kendinizi Rabbinize karşı temiz tutmaya çalışın. Çok dua edin. Kardeşlerinizi de annenizle alakalı işlerde yok sayın. Kardeşinizi yokmuş gibi davranın ki, annenizle aranızdaki mesafe açılmasın. Size dualar ederim, sabırlı olmanızı tavsiye ederim.
Selamünaleyküm. Anne baya itaat, nafile namazdan daha üstündür. Bunun için de nafile namaz kılarken anne ya da babaya, bekleyecek durumda değilse cevap vermek gerekmektedir. Bu durum, farz namazlar için geçerli değildir.
Selamünaleyküm. Bir kadın, eşinin emrine itaat etmelidir. Ayrılan mallarla alakalı durum, mal sahibine danışılmalıdır. Bir insana izinsiz ilaç kullandırmak caiz olmaz.