Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Birkaç sorum olacak. Bir arkadaşımın annesi, kendi annesi köyden geldiğinde, onu hastaneye götürüp, doktora gösteriyormuş. Fakat arkadaşımın babası damat olarak razı değil. “Erkek kardeşlerin, ağabeylerin yapsın.” diyor, arkadaşımın annesi; ne annesine kıyabiliyor, nede eşinin gönlünü razı edebiliyor? Ne yapması gerek? İkinci sorum; mağaza sahibi bir adam, defolu malın en küçük defosunun bile görüldüğünde atılmasını istiyor, kullanılabilir olduğu halde. Çalışanlar çöpe atmayıp alsa yada bir ihtiyaç sahibine verseler olabilir mi? Üçüncü de; arkadaşım 26 yaşında. Eşi ise 30. Eşi cinsel anlamda çok soğukmuş yani kocası. Ayda 1 kez belki 2 kez beraber olabiliyorlarmış. Henüz genç olmasına rağmen… Eşine bu anlamda fark ettirmeden ilaç kullandırabilir mi? Çünkü arkadaş, görevlerini yerine getiren biri. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İnsanlar, hastalanan hanımını veya kocanı sokağa atmayı kerih görürler, makul olan da o kerih görmedir. Hasta oldu diye atmak doğru değildir. Ağabeyinizin bir hanıma da ihtiyacı vardır. Normal olan ikinci bir hanımla evlenmesidir. Başka türlü haramdan korunamayabilir.
Selamünaleyküm. Farzı ayın bir durum olmadıkça kadının eşine karşı görevi dışarıdaki bütün görevlerinden daha önemli ve önceliklidir. Bir erkek böyle bir durumda farzı ayın olmayan ya da mubahlığında tereddüt ettiği işlere katılmasına karşı eşine engel getirebilir. Bunun fıkıh boyutu böyledir.
Selamünaleyküm. Böyle bir mal merakını hayretle karşıladık. Allah ikinize de bereketli ömürler versin. Neden zorla kendinize sorun üretiyorsunuz ki? Şöyle yapın: Herkesin malı veya hissesi belli olsun. Her şeyi resmiyete uygun yapın. Ölüm gelince de endişe etmezsiniz. Size tavsiyem, siz ölünce ahirette ne yapacağınızı daha çok düşünmeniz olsun.
Selamünaleyküm. Babanın sağlığında malını çocuklarına taksim etmesi caizdir. Bu taksim de miras gibi olmaz. Çocuklar arasında adil davranmalıdır. Çocuklarından birini korumuş olsa bu da geçerlidir ama zulmetmeden mal taksim etmesi gerekir. Erkeğin iki kadının bir alması sadece mirastadır. Miras ise kişi öldükten sonraki taksimattır.
Selamünaleyküm. Sadece bu saydıklarınızdan ötürü onun, evlenilmesi sakıncalı olması doğru değildir. Fakat bunların bulunmadığı kimselerle evlenenler bile sıkıntıdan kurtulmuyorlar. Siz doktorsunuz; mesleğinizden bir örnek vereyim size: Neden hastalarınıza, 'ailende şeker hastası var mı?' diye soru yöneltiyorsunuz? Çünkü bu bilgi, sizin hastalığın teşhisinde size ipucu verecektir. Bunu da öyle kabul edin. Dinen hiçbir sakınca yoktur, aklınıza ise siz bakacaksınız. Sizle tanıştıktan sonraki gelişmeleri ise ilacın etkisi ile aniden oluşan düzelme gibi görebilirsin. Bence daha makul düşünün.
Selamünaleyküm. Evet, evinizde mahreminiz olmayan birinin bulunmamasını istemek dinen hakkınızdır. Ne var ki siz, ikinci evliliğinizi yaptınız ve aile sıkıntısı çekmiş bulunuyorsunuz. Bu durumu, irdelemeniz hâlinde bir facia daha yaşayabilirsiniz. Çok dikkatli olmak zorundasınız. Engelleyemezseniz, ilkeli ve dikkatli olmalarını sağlamaya çalışın.
anne konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin için önemli olan eşinizdir. Eşinizin dışındakilerin ne dediğini ne yaptığını önemsemeyin. Sabırlı olun, dik durun; kendinizi eşinizden başkasına muhtaç hissetmeyin. Bir kulağınızla duymayıverin, bir gözünüzle görmeyiverin.
Selamünaleyküm. Annenizin böyle bir yemini sizin motora binmenizin yasak olmasını gerektirmez. Onun yemini onu bağlar ama annenizin gönlünü cennetiniz bilin, dünya huzurunuz bilin. Bir motora değil bütün dünyaya bile annenizi değiştirmeyin.
Selamünaleyküm. Anneniz aybaşı kanamasını kendisi biliyorsa mesele yok. O bilgisi ile amel etsin. Aybaşı kanaması ile yara kanaması aynı sonuçları doğurmaz. Buna göre, aybaşı kanı olduğu zaman ona göre hareket etsin. Diğer zamanlarda da eli kanadığnıda ne yapıyorsa onu yapsın. Kafası karışırsa bir doktora görünsün. Allah'tan şifalar dileriz annenize.
Selamünaleyküm. Çocuklarımızın bize göre ağır ve çeşitli sorular sormalarından korkmayın. Ne sorarsa sorsunlar rahat olun. Onların soru sorması, akıllıklarını gösterir. Bilebildiğiniz kadar cevap verin, veremediğinizi soracağınızı, öğrenince cevaplayacağınızı söyleyin. Gayet sabırlı olun, asla ürkmeyin. Eski sorduklarını tekrar sorsa da onu azarlamayın. Çok geçmeden bu durumun düzeleceğini göreceksiniz. Sizin ona verebileceğiniz her cevap onun için yeterlidir. O anlamadı gösterse de yapacak bir şey yoktur. Rahat olun. Evet, çocuk büyütmenin önünde manevi engeller de vardır, düşüncelerinizde haksız değilsiniz. Ancak size şunu söyleyebilirim: Çocuklar kadar bizim için de 'imanlı yaşamak' bir tehlike olarak vardır. Bu nedenle sadece buna dayanarak, binlerce kere cihat etmek gibi bir sevabı kaçırmayın. Allah yardımcınız olsun. Size dualar ederiz, duanızı da bekleriz.
Selamünaleyküm. İmanla ölen için rahmet kapıları açıktır. Sözünü ettiğiniz durumlar, imandan sonra işe yarayan fırsatlardır. Bu fırsatların tamamı da Allah'ın dilemesine kalmıştır. Bizimki sadece umuttur.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ annenize rahmetler etsin. Sizi, bizi, onu ve hepimizi Firdevslerde buluştursun. Anneniz üzerinden bir zekat araştırması yapmanız gerekmez. Annenizin yüzünün şekli, bize bir işaret verecek nitelikte değildir. Hayra yorun, o kadar. Abartmanızın size ve ona bir yararı yoktur. Annenizin fidyesini yaşadığı yere göre vermelisiniz. Kalan eksik kısmı tamamlamanızda bir sakınca yoktur. Annenizin kabrine gitmeniz şartı yoktur. Kabri size getirin. Onu yüreğinizden çıkarmayın. Her namazdan sonra: 'Rabbim! Anama rahmet et. O beni, küçükken kolladığı gibi sen de şimdi onu kolla, rahmetinle muamele buyur.' diye dua edin. Sadakalar verin onun için. Bildiğiniz hatalarını bir daha konuşmayın. Aleyhinde olacak sözler söylemeyin, söyletmeyin. Başka yapacağınız bir şey yoktur. Bidatleri siz organize etmeyin. Yapılanına da iştirak etmemeye gayret edin. Yıkandıktan sonra yüzüne el değdirmenin zararı yoktur. Tekrar Allah Teâlâ, annenize rahmetler etsin. Sizi ona bir ecir hazinesi yapsın. Cennetlerde buluşun.