Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Değerli Hocam. Size sormak istediğim soru, İslami şuura sahip ve bir davası olan gençler arasında tartışma konusu. Hocam, konu genel olarak erkeğin karısına ne kadar müdahale edebileceği ile alakalı. Ama şurası daha da önemli, bir kadın belli bir ilim tahsil etmiş ve İslam'a hizmet eden bir davada Cihad etmek suretiyle çalışmalar yapıyor. Ancak öyle zamanlar oluyor ki erkek karısının bazen bu çalışmalara katılmasına izin vermeyebiliyor. Bu çalışmalar hanımların kendi arasında yaptığı sohbet, toplantı veya İslam’la alakalı halka açık seminer, kongre gibi faaliyetler olabiliyor. Ancak erkeğin o an eşinin yanında olmasını istemesinden veya kendisi gidemediği için eşini tek göndermek istememesinden kaynaklanan bazı sebeplerden dolayı eşine gitmemesi gerektiğini söyleyebiliyor. Bu durumda ise kadınlar bazen "Cihad, dava, Allah rızası" diyerek kocalarının yapma dediklerini yapabiliyor. Hocam, böyle bir durumda erkek kadına ne kadar müdahale edebilir ve kadının nasıl davranması gerekir. Şimdiden Allah razı olsun...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Aile içi ilişkide, yatak odası ihtiyacı erkekle kadın arasında aynıdır. Kadın da erkek kadar o ihtiyacı hisseder. Meselenin sadece erkeklere mahsus gibi bilinmesi yanlıştır. Kadının, erkeğinden yılda yüz defayı düşmeyecek bir ilişki talebinde bulunması hakkıdır. Bu hakkını karşılamayan eşinden boşanmayı talep etme yani mahkemenin nikah akdini feshetmesini istemesi hakkıdır. Erkeğini ilim tahsili gibi bir mazeret makul mazeret değildir.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Selamünaleyküm. 1- Diyanetin takvimi şu anda daha güvenli, daha ciddidir. 2- Kadının farzı ayın olan ilimleri tahsil etmek için eşinden izin almadan bile evinden çıkması mümkündür. Kültür denebilecek bölüm için ise eşinin izni şarttır. Vakıf, cami veya başka bir yer değişmez. 3- Kadın veya erkek herkesin bir önceliklileri bir de önemlileri vardır/olmalıdır. Önce ÖNCELİKLİ olanlar sonra da ÖNEMLİ olanlar dikkate alınmalıdır. Kadının farz ilimlerden sonra en öncelikli işi eşine ve çocuklarına karşı sorumluluklarıdır. Eşini ihmal edeceği veya çocuklarını erteleyeceği bir iş için kadın CİHAT ADIYLA DA OLSA evini terk edemez. Zira bütün cihat meydanları, ancak kadınların evlerindeki görevlerini hakkıyla yapmasıyla doldurulabilir. En büyük cihat kadının cihadıdır. Kadın da öncelikli cihadını bırakarak önemli denebilecek bir cihada çıkamaz. 4- Herkesin cihat görevi, imkânlarıyla sınırlıdır. Bu imkân, bilgi, kapasite, çevre ve benzeri şartlardan oluşur. 5- Zekâtı verildikten sonra para biriktirmenin günahı yoktur. Bu bir itimatsızlık da değildir. Sadaka vermek bir fazilettir, herkes fazilet sahibi olmayabilir. Allah'a emanet olun, sa'yiniz meşkûr olsun.
Selamünaleyküm. Böyle bir unvanın dini karşılığı yoktur. Yapacağınız iş, evlenme yoluna yeni giren bir mümin kardeşinize nasihat etmek, ona dünya ve ahireti için en doğru olana tavsiye etmekten ibarettir. Düğün günü ve öncesinde yanında bulunup moral takviye etmeniz olabilir. Sakın böyle bir görevlendirme sizin mahremiyet kurallarını çiğnemenize sebep olmasın. Mesela eşi olacak bayan, sizin mahreminiz değilse ona asla bakmayın, tutmayın, yanında bulunmayın. O sizin tamamen yabancınız dır. Damat adayınızın haramlardan birini işlemesine mesela alkole, müziğe bulaşmasına mani olun. Erkek kadın topluca fotoğraf çektirmelerine engel olun. Damadı dövmek gibi ne dinde ne de ahlakta yeri olmaz işler yaptırmayın. Hayatın bir günlük düğünden ibaret olmadığını bilin ve bildirin.
Selamünaleyküm. Kadın çalışmaz diye bir şey yoktur. Kadın, kadınlığına zarar verecek bir işte çalışmaz.
Selamünaleyküm. Bu soruyu kendi kişiliğinize sormalısınız. Allah'ın emirlerinden bir emir olarak yapacağınız bir işi 'ileride eşiniz olabilecek' birine nasıl sorarsınız? Bir kadın olarak verdiği cevap onun açısından makuldür.
cihad konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir kişinin bir vakit namazına vesile olmak cennetin ta kendisidir.
Selamünaleyküm. Bu ağır bir iddia olur. Çünkü size farz olması oradaki meseleyi çözmüyor. Orada bir savaştan çok siyasetten desteklenen bir zulüm vardır. Bu zulüm de masalardan yürütülmektedir. Müslümanların masalardaki cihadı ifa etmeleri gerekir. O da her zaman üzerimizde farz bir ibadettir.
Bu hadis çok farklı sözlerle rivayet edilmiş bir hadistir. Bunların hiç biri SAHİH HADİS değildir. Önemli bir bölümü de asılsız rivayetlerdir. Ancak hadisin, mantığı nefisle mücadeleyi önemseme üzerine kuruludur ki bu mana zaten genel hatları ile bütün hadislerde vardır. Bir hadisin zayıf da olsa bazı rivayetleri bulunduğu için kökten 'yok' dememeyi tercih ederiz. Fakat bu söz ile Kur'an'ımızın bir numara tuttuğu Allah yolunda cihad küçümsenmek isteniyorsa elbette abes bir talep peşinde bulunuluyor demektir. Muasırımız isimler ve kurumlar hakkında beyanda bulunmamaya dikkat ediyoruz. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim benim, Bu sözlerin çok samimi; ona itirazım yok ama istemekle uygun olanı yapmak aynı şeyler değildir. Hiçbir yerde insana ihtiyaç yok, desteğe ihtiyaç var her yerde. Destek de parayla, siyasetle oluyor. Sen yetiştir kendini, kapasiteli biri ol; binlerce şehit hazırlayacak işler yap. Daha iyi bir iş yapmış olursun. Sana dualar ederim.
Selamünaleyküm. Bunlardan tamamen sıyrılarak namaz kılmak neredeyse mümkün değildir. Bu mücadele ile namaz kılmaya alışacaksınız. Namaz kılmak için gayret edeceğiniz gibi namazın içindeki kalite için de gayret edeceksiniz. Cihat budur.
Selamünaleyküm. İslam'a ait hükümlerle TC'nin kanunlarını aynı tutmayın. Biri dini görev diğeri vatandaşlık görevidir.