Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam eşim ve ben 6 yıldır evliyiz. Evliliğimizin ilk senesinde eşime bir dükkân aldık. Ben başka bir işyerinde; o ise kendi işinde çalışıyor. Benim kazandığımı harcamadık ve birikim yaptık, bunun üzerine tabiî ki eşimde katkıda bulundu ve gayrimenkule yatırdık. Şuan bir bebek bekliyoruz. Bana ve eşime bir şey olursa gayrimenkuller eşimin ailesi ve benim ailemle mi paylaşılacak? Çocuğumuza kız ya da erkek malımızı ona bırakabilecek miyiz? Ya da eşime bir şey olsa paylaşım nasıl olacak? (Eşimin 2 erkek kardeşi, 1 kız kardeşi ve anne babası sağ.)
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Burada iki durum var: Babanızın işçisi gibi çalıştı iseniz ve biriktirdiğinizi babanıza verdi iseniz, o da dilediği gibi tasarruf etti ise şimdi bütün malı erkek/kız kardeşler ve anneniz arasında bölüşmeniz doğru olan olur. Hayır, siz bir ortak gibi çalıştı iseniz babanızla şu andaki malda babanızın malını ortak bölüşürsünüz sizin olan sizde kalır. Genellikle Anadolu kültüründe birinci durum uygulanmaktadır. Siz kız kardeşlerinizle durumu değerlendirir ve onların hak talep etmedikleri bir yöntem bulursanız dinen bir sorun kalmaz.
Selamünaleyküm. Sizin duaya değil biraz akla ihtiyacınız var; deli misiniz, deli oyunu mu oynuyorsunuz? Çıldırdınız mı? Sadece kendinizi değil, mü'min bir toplumun ahlâkını çukura itiyorsunuz. Ateşle oynamayın. Allah'tan korkun. Ölümü unutmayın. Kabirde ne yapacaksınız? Orada yalnız kalmayacak mısınız?
Selamünaleyküm. Malları iki kısma ayırın: Sizin de ortak olduğunuz veya babanızın size devrettiği mallar ve babanızın sadece kendisine ait olan mallar. İkinci kısım mallar, herkese ortak bölüştürülür. Birinci kısımdakiler de sizde kalır. Babanız bu durumu yani onları size devrettiğini de sağlığında kızlara söylesin ki ardından sorun olmasın.
Selamünaleyküm. Ölenin borçları ödendikten sonra geriye kalan ne ise onun % 12,5 'u eşinin, %21,875'i erkek çocuklarının her birinin ve % 10,938'i de kızlarının her birinin olur.
Aleykümselam. Annenize % 12,5; kız çocuğuna % 12,5 ve erkek çocukların her birine % 25 oranında verilmelidir kalan mal. Baliğ olan çocuklar ve anneniz sizin adınıza feragat ediyorsa sizin onu almanızda sakınca olmaz. Küçük çocuğun payına düşen ise ona bırakılacak.
Selamünaleyküm. O, ölmeden önce bu işlemi yaptı bitirdi ise mesele yok demektir.
anlaşma konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Anlaşmanızın gereği kadarını alabilirsiniz. Gerisini iade etmenizde doğru olur.
Yaptığınız sözleşmede DERSLERE GİRMESENİZ DE ücreti ödemeniz gerekeceği yönünde bir kayıt varsa ödemelisiniz.
Selamünaleyküm. Sorunuzu anladığım kadarıyla cevap veriyorum. Kira isteyen kardeşiniz kendi payının üstüne bir de annenizin payında olan evin kirasını istedi ise bu onun hakkı değildi, anneniz verirse alır vermezse bir hakkı olmaz. Hayır, o kardeşiniz kendi hissesine düşen paydan dolayı annenizden kira istiyorsa hukuken böyle bir talepte bulunabilir ama nasıl bir evlat ki annesinden para alacak, bunu aklım almadı!
Özel bir maddeyi anlaşmaya koymadı iseniz yapabileceğiniz bir şey yoktur.
İki davalı arasında devlete müracaat etmeden aralarında bir hakem tayin ederek sulh olmaları uygulaması Kur'an kaynaklıdır. Ashab-ı Kiramdan itibaren de vardır. Belki de Müslümanlar arasındaki kardeşliğin devamı için de en gerekli işlerden biridir diyebiliriz. Size şöyle bir özetleme yapabiliriz: Tartışmalı olan konunuzu çözebileceğine inandığınız ve sizin için ittifak edilebilecek bir ismi hakem olarak belirleyebilirsiniz. Önemli olan, isim üzerinde ittifak etmeniz ve o ismin söz konusu işten anlıyor olmasıdır. Mesela ticari bir meselede bir hocayı hakem yapmanız yerinde olmaz. Ticaretten anlayan biri olmalıdır. Dinen bilinmesi gereken bir ayrıntıyı da o hakem olacak kişi bir bilenden öğrenir. İki taraf veya taraflar hakem olacak kişide ittifak ettikten sonra hakemden vazgeçme hakları hakemin karar anına kadar geçerlidir. Hakem kararını verdikten sonra taraflardan biri vazgeçemez. Ve hakemin verdiği karar herkesi bağlayıcı olur. Hakem olarak belirlenen kişi davadan çekilebilir, yenisini bulursunuz. Ya da hakemli süreyi önceden belirleyecek olursanız mesela bir hafta içinde çözülecek şeklinde bir ilke belirlerseniz o süre bittiğinde hakemin görevi de biter. Hakem belirleme ya da resmi kimliği olmayanların hakemlik yapması dinen konmuş had cezaları, kısas, diyet ve lian gibi konularda olamaz. Müslümanlar olarak aramızda kul hakkı tartışması bırakmadan ahirete gitmeliyiz. Özellikle birbirimize beddua ettiğimiz konular ahirette hepimizin acısı olacaktır. Buna göre bir samimiyet ve fedakârlık gösterelim. Allah yardımcımız olsun.
Bu konuda ayrıntıya girilmesi gerekiyor. Zira ödeme farklı nedenlere dayalı olarak gerekir. Örnek olarak bir borcun gecikmesi başkadır iş yaptırmanın sonucu yapılacak ödeme başkadır. Bu konuyu şöyle özetlemeye çalışalım: İş yaptırmaya yönelik bir sözleşmeye, işin kalitesi, gecikmesi gibi problemler nedeniyle bir cezai müeyyide konabilir. Bunu fukaha caiz görmüştür. Bu konuda fukaha, ortada bir zarar söz konusu olması durumu diye bir kayıt koymuştur yani iş yaptıranın mesela gecikmeden veya kalite düşüklüğünden dolayı zarar görmüş olması gerekir. Bu nedenle konan cezai müeyyide de zarardan fazla olmamalıdır. İş yaptırma nitelikli sözleşmelerde, müteahhitlik sözleşmelerinde, taksitli alışverişlerde ödemelerden birinin gecikmesi durumunda diğer taksitlerin peşin tahsili şartı konmasında bu kural geçerlidir. Yeter ki borçlu bu son noktada gerçek bir iflas durumunda bulunmasın. Öyle bir iflas söz konusu olursa alacaklının merhametli davranması Kur'an’ın emridir. Taksitli alışverişlerde ödenmeyen miktarlara ilave getirilmesi yani gecikme farkı alınması caiz değildir. Elektrik ve benzeri tüketim faturalarının gününde ödenmemesi hâlinde alınan fark bir faizdir ve caiz değildir. Müslüman’ın buna dikkat etmesi gerekir. Bir borç sözleşmesinde geciken borçtan dolayı hakeme müracaat eden taraflara hakemin zarar tazmini takdir etmesi durumunda bu tazmin edilen miktarın helal olup olmayacağı konusunda muasır bazı fakihler caiz olacağı yönünde fetva vermişlerdir. Sıkışık durumlarda bu fetva kullanılabilir ama tercih edilmemesini tavsiye ederiz.