Fetva Meclisi
Soru
Hocam, yakın bir zamanda dershaneye yazılmıştım benim adıma arkadaşımın annesi beni yazdırmıştı. 5 aylık 2.500₺ anlaşmıştık. İlk 3 ay gidip son 2 ay gitmemiştim. 1.500 lirasını verip son iki ayın taksidi 1000 lirayı vermedim. O para haram mıdır yoksa son 2 ay gitmediğim için vermeyebilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz, vaktinde orada bulun, ders vermeye hazır olun. Ortam oluşmadığı için veremediğiniz dersin ücreti size helaldir. Siz bilerek gevşetmeyin, kaytarmayın sıkıntı olmaz. Allah işinizde yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Siz 'verdiğiniz derslerin' ücretini alıyorsunuz. Bir nedenle vermediğiniz derse ücret alamazsınız. Siz oraya gidip, ders verir gibi bekleseniz alacağınız ücret size helal olabilir.
Selamünaleyküm.Bu şekilde kendini deşifre etmen doğru değildir. Daha sonra dershane sahipleri ile helalleşebilirsin.
Selamünaleyküm. Dershane direk haram için işletilen bir yer değildir. Orada haram da işlenebiliyor denebilir. Bu durumda da engel olmaya muktedir olduklarına engel olur, gerisinden mesul olmaz.
Sizinle pazarlık yapılmış ya da siz pazarlık yapmışsınız ve bir fiyata imza atmışsınız. Bir başkası da bir imza atmış. Ortada, “bütün müşterilerden aynı fiyat alınacak” diye bir ilan yoktur. Bu açıdan bakıldığında sizin ücretin tamamını ödememeniz bir kul hakkıdır, kesinlikle helalleşmeniz gerekir. Zaman geçmeden helallik alın. Aradığınız kalite meselesinden bakıldığında ise bunu da o zaman beyan etmeli ve kalite arayışı içinde olmalı idiniz. Şimdiki talebinizin anlamı yoktur.
Selamünaleyküm. Babanızın kazancının helal olmaması elbette bir sıkıntıdır ama bu sıkıntı sizin için ikinci dereceden bir sıkıntı olabilir. İlk fırsatta kendi rızkınızı kazanmaya bakın, umreye de o zaman gidin.
anlaşma konusundaki diğer fetvalar
İki davalı arasında devlete müracaat etmeden aralarında bir hakem tayin ederek sulh olmaları uygulaması Kur'an kaynaklıdır. Ashab-ı Kiramdan itibaren de vardır. Belki de Müslümanlar arasındaki kardeşliğin devamı için de en gerekli işlerden biridir diyebiliriz. Size şöyle bir özetleme yapabiliriz: Tartışmalı olan konunuzu çözebileceğine inandığınız ve sizin için ittifak edilebilecek bir ismi hakem olarak belirleyebilirsiniz. Önemli olan, isim üzerinde ittifak etmeniz ve o ismin söz konusu işten anlıyor olmasıdır. Mesela ticari bir meselede bir hocayı hakem yapmanız yerinde olmaz. Ticaretten anlayan biri olmalıdır. Dinen bilinmesi gereken bir ayrıntıyı da o hakem olacak kişi bir bilenden öğrenir. İki taraf veya taraflar hakem olacak kişide ittifak ettikten sonra hakemden vazgeçme hakları hakemin karar anına kadar geçerlidir. Hakem kararını verdikten sonra taraflardan biri vazgeçemez. Ve hakemin verdiği karar herkesi bağlayıcı olur. Hakem olarak belirlenen kişi davadan çekilebilir, yenisini bulursunuz. Ya da hakemli süreyi önceden belirleyecek olursanız mesela bir hafta içinde çözülecek şeklinde bir ilke belirlerseniz o süre bittiğinde hakemin görevi de biter. Hakem belirleme ya da resmi kimliği olmayanların hakemlik yapması dinen konmuş had cezaları, kısas, diyet ve lian gibi konularda olamaz. Müslümanlar olarak aramızda kul hakkı tartışması bırakmadan ahirete gitmeliyiz. Özellikle birbirimize beddua ettiğimiz konular ahirette hepimizin acısı olacaktır. Buna göre bir samimiyet ve fedakârlık gösterelim. Allah yardımcımız olsun.
Bu konuda ayrıntıya girilmesi gerekiyor. Zira ödeme farklı nedenlere dayalı olarak gerekir. Örnek olarak bir borcun gecikmesi başkadır iş yaptırmanın sonucu yapılacak ödeme başkadır. Bu konuyu şöyle özetlemeye çalışalım: İş yaptırmaya yönelik bir sözleşmeye, işin kalitesi, gecikmesi gibi problemler nedeniyle bir cezai müeyyide konabilir. Bunu fukaha caiz görmüştür. Bu konuda fukaha, ortada bir zarar söz konusu olması durumu diye bir kayıt koymuştur yani iş yaptıranın mesela gecikmeden veya kalite düşüklüğünden dolayı zarar görmüş olması gerekir. Bu nedenle konan cezai müeyyide de zarardan fazla olmamalıdır. İş yaptırma nitelikli sözleşmelerde, müteahhitlik sözleşmelerinde, taksitli alışverişlerde ödemelerden birinin gecikmesi durumunda diğer taksitlerin peşin tahsili şartı konmasında bu kural geçerlidir. Yeter ki borçlu bu son noktada gerçek bir iflas durumunda bulunmasın. Öyle bir iflas söz konusu olursa alacaklının merhametli davranması Kur'an’ın emridir. Taksitli alışverişlerde ödenmeyen miktarlara ilave getirilmesi yani gecikme farkı alınması caiz değildir. Elektrik ve benzeri tüketim faturalarının gününde ödenmemesi hâlinde alınan fark bir faizdir ve caiz değildir. Müslüman’ın buna dikkat etmesi gerekir. Bir borç sözleşmesinde geciken borçtan dolayı hakeme müracaat eden taraflara hakemin zarar tazmini takdir etmesi durumunda bu tazmin edilen miktarın helal olup olmayacağı konusunda muasır bazı fakihler caiz olacağı yönünde fetva vermişlerdir. Sıkışık durumlarda bu fetva kullanılabilir ama tercih edilmemesini tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Böyle bir mal merakını hayretle karşıladık. Allah ikinize de bereketli ömürler versin. Neden zorla kendinize sorun üretiyorsunuz ki? Şöyle yapın: Herkesin malı veya hissesi belli olsun. Her şeyi resmiyete uygun yapın. Ölüm gelince de endişe etmezsiniz. Size tavsiyem, siz ölünce ahirette ne yapacağınızı daha çok düşünmeniz olsun.
Bir ticarette veya bu örnekteki gibi tarım ortaklığında taraflardan birinin kazancının meçhul kalması fıkıh açısından o işlemin caiz olmamasını gerektirir. Bu örnekte birinci tarafın on ton çayı garanti edilmektedir. İkinci tarafın ise ne kadar çay elde edebileceği meçhuldür. Bu meçhullük fıkıh açısından durumu caiz olmamaya götürmektedir. Anlaşmayı yeniden yapmanızı ve elde edilen çayı yüzde üzerinden belirlemenizi tavsiye ederiz. “Elde edilenin yüzde şu kadarı” olursa anlaşma fıkha daha uygun olur.
Size ip verip ürün isteyen firma ile anlaşmanız mesela yüz kilo ip verip yüz kilo ürün alma şeklinde ise yani bir fazlalık ihtimali bırakmıyorsa artan ipleri de ürünle beraber teslim etmeniz gerekir. Eğer aksi ise yani size ip veren firma belli bir pay bırakıyorsa mesela yüz kilo ip verdiğinde bunun yarım kilosunun hata payı olabileceğini kabul ediyorsa bu durumda artan ipler sizin malınızdır, dilediğiniz gibi değerlendirebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Anlaşmanızın gereği kadarını alabilirsiniz. Gerisini iade etmenizde doğru olur.