Fetva Meclisi
Soru
Hocam size bütün genç kızlar adına eğitim hakkında bir soru sormak istiyorum. Ben liseyi dışardan tamamladım, şu anda iki yıllık yine açıktan sağlık kurumları işletmeciliği okuyorum. Ancak çalışmanın günah olduğunu, sadece zaruri durumlarda uygun yerde çalışılabileceğini söylüyorsunuz. Bu üniversiteye başlarken amacım hastanelerde kadınlara zor durumda kaldıkları için hizmet etmekti. Bir kadının bir erkeğe mecbur kalıp soru sorması bile can sıkıyor. Kafam çok karışık, okulu bırakmayı düşünüyorum, arşın gölgesine candan talip olan bir genç kızım. Kadınların hastanede kadın hizmetliden yardım alması da aklımdaki soru işaretim. Eğitimden soğudum, kitap kapağı açasım yok. Bana bu durum ve gençlere her zorlukta dua edin inşallah. Sizi canı gönülden seviyorum, Rabbim yolumuzu açık etsin.
Cevap
Benzer fetvalar
Birincil gayeniz kendinizi korumak ve o ortamlarda erimemek olsun. Siz sağlam kalırsanız o kalışınız biiznillah ümmetinize hayır getirir. Bunun ötesinde de şeriatımızın temel haramlarını gözeterek yaşamayı ilke edinin. Erkeklerin bulunduğu bir ortamda da zorunlu bir durumda ders verebilirsiniz mesela. Bu dersinize çıkarken sizi izleyecek erkeklerin gözüne cazip gelmeyecek bir kıyafetle çıkarsınız ve adeta sokakta yürür gibi olan kıyafetinizle bunu yaparsınız ve sorun olmaz. Bu da şüphesiz birincil göreviniz olması gereken kendinizi koruma ciddiyetinizle sağlanabilir. Devam edin ve çalışın. Onların fikirlerinden korkmayın, muhtemel kendi gevşekliğinizden korkun. Allah yardımcınız olsun.
Seni bu yazdığın ifadelerinin dışında tanımadığımdan dolayı yol göstermekte zorlanıyorum. Ama sen akıllı bir kız olduğundan sana birkaç sözüm olacak. Kızım, eğer örgün eğitimden daha kaliteli bir eğitim ortamı bulursan açıktan okumanı tavsiye ederim. Örgün bile okusan kendini özel okumalar yaparak geliştirmelisin. Ahlaka, namaza ve tesettüre önem veren arkadaşların olsun.
Bu sözler doğru ama yerli yerinde söylenmemiş sözler olabilir. İlahiyat veya başka bir bölümde erkek ya da kadın olarak okunmaz diye bir kural yoktur. Kural şudur: Mü'min kendisini bile bile harama itmez, haram ortamında tutmaz. Bu kural değil fakülte, cami için bile geçerlidir. Bir kimse kendisini ne kadar haramdan uzak tutabileceğine bakarak bu konularda karar vermelidir. Bir harama ya da cehennemde bir saniye kalmaya değebilecek bir fakülte bu kâinatta kurulmamıştır ve kurulamayacaktır. İkinci olarak da şunu açık yüreklilikle düşünmeliyiz: Herkes, İslam'a hizmet etme, diplomayı din için kullanma gibi bir sloganla bu işe giriyor ama diploması olan bu sözleri yastık altına atıyor. Öyle başlayıp başka amaçlarla bitirmek hiç hoş değil. Bile bile kendimizi aldatıyoruz sadece. Ne kadar samimiyiz, bunu da ölçelim. Rabbim yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Kişiliğinizden taviz vermeyin. Hastaların özel ihtiyaçlarını görmenizde sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Ah! İşimiz vaktimizden çok değil mi şimdi? Evet, işimiz vaktimizden çoktur. İşi de meşgul insanlar bitirecektir. Bunu unutmamalısınız. O, küçük bir ilçede gördüğünüz afetin aslını Allah size göstermesin. Bir fidanın yanması kadar bile değil sizin gördüğünüz yangın. Kıtalar kadar bir ormanın yandığını düşünün bir de! İşte bizim derdimiz odur, öyle bir derttir. Keşke, camilerde insanlara namaz kıldıranlar da o yangını görebilselerdi, keşke anneler babalar yandıklarını ve yaktıklarını anlayabilselerdi, keşke! Artık, İmam Hatip veya başka bir isim o yangını gizleyemez duruma geldik. Yegâne tesellimiz, sizin gibi genç yüreklerin bu derdimizi anlamaya başlamasıdır. Allah sizin basiretinizi ve himmetinizi artırsın. Yapabileceğimiz nedir biliyor musunuz? 'Bir kişinin kurtulmasını, güneşin aydınlattığı her şeyden daha değerli görmek!' Bunu yapabilsek Mus'ab olurduk. Kanatlanır melekleşirdik de. Sakın kitleler üzerinden hesap yapıp da şeytanın tuzağına düşmeyin. Bizim için bir gönül bir insanlık kadar değerli olmalıdır. Bir kişi kurtarmaya Allah, cennet verdikten sonra nasıl basit olur o bir kişi? İki şey çok önemlidir. Birincisi, samimi olacaksınız. Gerçekten Allah için yapacaksınız. Fedakârlığınıza melekler şahit olacaklar. Gece gündüz demeyeceksiniz. Kolay zor bilmeyeceksiniz. O veya bu ayırmayacaksınız. Ve Allah'tan başkasından bir şey beklemeyeceksiniz. Kurun bu samimiyet ve ihlas düzenini, bakın Yesrib peşinize takılacaktır. Bu arada da kimseye güvenmeyin; Allah size yetsin. Mus'ab'a yettiği gibi size de yetsin. O zaman taşlar sizinle konuşur, ağaçlar size kalem olur. Rüzgarlar senin sesini taşır. İkincisi de, insan saymayacaksın. Kaç kişi yok, ne yaptığın var olacak. Kaç kelime biliyorsan onu anlat. Samimiyet kur. Nasihat et. Sabret. Sebat et. Geceye aldanma, güneş her karanlık geceyi aydınlatmıştır şimdiye kadar. Bundan sonra da öyle olacaktır. Çok da dua etmelisiniz. Kendinize, bütün nesillere dualar edin. Bize de edin. Umudu tükenmişlerden uzak durun. Sabırla yarını bekleyin, yarın sizi güldürecektir. 'Allah'ın yardımıyla mü'minlerin de güldüğü gün' iman ettiğimiz bir gündür. Dertleri saymayın siz. Yangın söndüren bir umut bulutu olun.Allah yardımcınız olsun. Çalışmanız mübarek olsun.
Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Önceliğin sağlığın olsun. Sağılığınla ciddi olarak ilgilen. Bundan sonraki hedefin ise dini bilgini geliştirmek olsun. Abartmadan, takıntı yapmadan bilgi edinmeye bak. Aceleci olma. Acelecilik seni yıpratabilir. Bulabildiğin kadar kendine samimi arkadaş bulmaya çalış. Az da olsa samimi arkadaş senin için ilaç gibidir. İstikrarlı bir Kur'an okuman olsun. Mesela günlük beş sayfa oku. Belli zikirler yap. Anne babanın duasını almaya çalış. Allah yardımcın olsun.
çalışmak konusundaki diğer fetvalar
Bulunduğunuz yerdeki muteber bir takvimde yazan YATSI saatinden başlayarak İMSAK yazan saate kadar herhangi bir anda kılabilirsiniz. Allah kabul etsin.
Pek mübarek bir iş yapıyorsunuz, dualı ve bereketli bir işiniz var. Bunu böyle bilin. Kural olarak da şunu bilmelisiniz: Hastanede sizin yöneticiniz durumunda olan kişi veya birim size izin vermediği veya size müsamaha edebileceğini bildirmediği sürece bir dakika da olsa oradan vaktinden önce ayrılmanız sizi vebal altına sokar. O süreye ait kazancınız da en azından şüpheli kazanç olur ve ahirette hesabını verirsiniz. Yöneticinizden izin alarak yaptığınızda ise sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Âmîn.
Eşinizle bu sorunu nikâhtan önce muhakkak çözün. Yarı çözümlü olarak nikâh yaparsanız ileriki dönemde ikinizi de yıpratabilir bir sorundur bu. Bunu özellikle önceden bitirin. Çalışma ile alakalı fikirlerinize itiraz edebileceğim bir bölüm bırakmadınız; ben de sizin belirttiğiniz şartlarla kadınlar çalışabilir diyorum zaten. Yalnız sizden ricam, çalışırsanız eğer lütfen bir yıl sonra bana aynı hissiyatı taşıyıp taşımadığınızı yazınız. Genç kadınlar bu duyguları bana sürekli yazıyorlar ama işin içine girince çok geçmeden davulun sesinin dışarıdan hoş geldiğini ama içinde farklı olduğunu anlıyorlar. Sadece şu hususu ikaz etmek isterim farklı bir nokta olarak: Helali haramı bildiğinizi söylediniz, doğrudur. Bu bilginizi test etmeyi unutmayınız ya da olaylar karşısında bilginizi sürekli test ediniz. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederim.
Allah Teâlâ dönüşünü sana mübarek kılsın, tevben kutlu olsun. Bir de şuna tevbe et: Sen Allah'ın kulusun. O seni yalnız bırakmaz. Yarını çok düşünmen ve ürkmen tevbe gerektirir bir hatadır Rabbine karşı. Bundan tevbe et. Okulu bitirmeni tavsiye ederim sana. Kitap tercüme edersin, pek güzel olur para da kazanırsın. Müslüman bir şirketin yazışmalarını tercüme edersin. Ve senin aklına gelmeyen pek çok yolu sana Rabbinin açacağını asla unutma. Acele etme, oturta oturta git. Sana dualar ederiz.
Nargile bile bile çürümek ve çürütmektir. İnsana, çevreye, ekonomiye olduğu gibi zarardır. Nargilenin caiz olacağını kimse söyleyemez. Caiz olmayan bir şeyden para kazanmak da caiz olmaz.
Erkek evlendiği kadınını geçindirmek zorundadır. Dinimizde kadın isterse çalışır. İstemiyorsa çalışmaz, erkek sorumluluğunu kadınla paylaşma hakkına sahip değildir. Siz, aile huzurunuz açısından meseleye bakın. Çalışabildiğiniz kadar çalışın. Eşinizle bu konuda tartışırsanız şeytan sizi buradan tutuşturduğu bir ateşle yakabilir maazallah.