Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Çin Dili ve Edebiyatı okuyorum. Sadece bir haftadır helal ve haram nedir öğrenmeye başladım. Sevap ve günah hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Şimdi namaza da başladım ve çok tövbe ettim ama geceleri düşünmekten uyuyamıyorum. Ben bu bölümü bitirince ne yapacağım? Eskiden turizmde çalışırım diye hayal ederek başlamıştım. Şimdi pişmanım bu bölüme geldiğime. Artık okula gitmek bile istemiyorum. Bu dil ile ancak tercümanlık, üniversitede akademisyenlik ve eğer bulunursa özel okullarda öğretmenlik yapabileceğim. Bunlardan birisini seçmezsem çalışamam ama kendi ayaklarımın üzerinde durmak zorundayım. Ailemden maddi desteğim hiç yok çünkü. Bir sene sonra benden para bile beklenecek. Uyuyamıyorum bunları düşünürken. Bana bir yol gösterin hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Bu delilik için gerçek bir tevbe et. Ebediyen bozulmaz bir tevbe olsun bu. Ağrı dağı yerinden oynasın ama senin bu tevben bozulmasın. Şeytan seni bir zaman sonra normal bir işti mantığına getirebilir, çok dikkat et. Sonra da sana bunu yapan kişiyi “arkadaş” olmaktan çıkar. Sen başka bir dünyada o başka bir dünyada olsun artık. Görme görünme artık. İbadetlerini ihmal etme. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Ve Allah’ın tevbeni kabul etmesine güven. İki şeye dikkat et: Şeytanın o normaldi tuzağına ve o kişinin seni yeni bir oyunla tuzağına çekmesine.
Selamünaleyküm. İstifa da etmeyin, geçmişi de karıştırmayın. Yarına hazırlanın. Geçmişin çöplüğünü karıştırmayın. Elinizde olmayan ya da yerine getiremeyeceğiniz günleri unutun. O günleri unutun, yarına koşun. Allah Teâlâ da size yardım eder o zaman. Daha rahat edersiniz. Kitap okuyun, derslerinize özel hazırlık yapın. Kitapla arkadaş olun rahat edersiniz.
Bak kardeşim, güzel kardeşim benim. Bu sözü keşke hiç kullanmasa idin, keşke! Sen hangi günahı hatta günahları yaptı isen yaptın, onları unut ve bana şimdiki tevbende ne kadar gerçekçi olacağını söyle. Sen “benim Allah’ım beni kabul etsin” istiyorsan o seni zaten kabul eder. Bunun garantisi senin tevbendeki garantidir. Her şey senin tevbenin gerçekçi ve kalıcılığında saklıdır. Allah’ın affı senin bütün hatalarından daha büyüktür. Yeter ki sen, pişman ol, terk et ve tekrar dönme. Birilerinin bir hakkı varsa sende onu onlara ver ya da helalliklerini iste. Asla gecikme, hemen şimdi gir bu yola. Bu soruları sana şeytan sordurtuyor. Seni bir gün daha fazla bataklığında tutmak istiyordur. Allah nice büyük günahlar işleyenleri affetti. Üstelik de onlar daha sonra sayılı kullardan oldular. Hiç bekleme. Gerçek ve samimi bir tevbe ile başla bu güzel dönüşüme. Hemen. Seni affı ve rahmeti ile kuşatan bir Allah bulacaksın. Sakın gecikme.
Af dileyin Rabbimizden. Tevbe edin! Allah'ın mağfireti dışında bir çıkışımız yoktur. Kurtuluşumuz O'nun bizi affına bağlıdır. Bundan sonra aynı hatanın yanından dahi geçmemek için şunlara dikkat etmelisiniz; - Zina günahına, haramına insanı sürükleyen ilk aşama gözdür. Gözünüzü kontrol altına almaya çalışın, ufacık gördüğünüz bir hatadan pişmanlığa koşun. Gözünüzü sizi kışkırtan şeylerden uzak tutun. - Gıdanıza, uykunuza özen gösterin. Düzenli ve yoğun bir hayatınız olsun. - Sizi olumsuz yönde etkilendiğini alenen gördüğünüz çevre, sosyal medya ilişkinizden uzaklaşın. - İşlemiş olduğunuz bu büyük günahı kimseye anlatmayın, yazarak dahi olsun tekrar o cümleleri kurmayın. Tevbe edin ve unutun. - İbadetlerinizle teselli bulun. İbadetle teselli bulduğunu düşündüğünüz insanlarla bir araya gelin, konuşun, takip edin. Bir kötülükten insan iyiliği hayatına geçirerek çıkabilir. Yaptığınız güzel amelleri artırın, dua edin, tevbe edin, namaz kılın, Kur'an’ı Kerim okuyun.
Günahın hacmi ve sayısı ne olursa olsun TEVBE bütün günahların temizleyicisidir. Sorun, tevbenin temizlemesi veya temizlememesi değil hata eden müminin samimi bir tevbe edip etmemesidir. Bu nedenle size şunu tavsiye edebiliriz: A- Tevbenin en büyük desteği, gerçek oluşunun belgesi kulun, Allah'ı Rabbi olarak bilip, Rabbine itimat etmede ciddi olmasıdır. “Acaba tevbem kabul olur mu?” Endişesi yerine, “Ben tevbe etmesem kim eder?” Mantığı ile bakmalıdır konuya. Tevbeyi bir kurtuluş kapısı olarak gören mümin, yönünü bulmuş mümindir. Yönünü bulan da er veya geç hedefine erer biiznillah. Bu noktayı tekrar tekit edelim: Tevbeyi ne kadar kurtarıcı görebiliyoruz, ne kadar da klasik bir pişmanlık yöntemi olarak görüyoruz, sorun buradadır. B- Tevbe bir ACİL KURTULUŞ PLANIDIR. Acili ertelemek kurtuluşu ihmal etmektir. Dolayısıyla TEVBE hemendir, ertelendikçe işlerliği azalabilir, kabul oranı sıkıntıya girebilir. Sloganımız şudur: Her günah için ilk iş hemen tevbedir. Hemen ve ertelemeden. Şeytan haramlara iterken hangi gücünü kullanıyorsa haram işlemiş bir mümini, hiçbir şey olmamış gibi oyalarken de o gücünü ve şeytanlığını kullanmaktadır. Haram işlemek bir haram, hiçbir şey olmamış gibi devam etmek öbür haramdır. Buna dikkat edeceğiz. C- Tevbenin en aktif şartı korunmasıdır. Tevbe eden, günah işlememiş gibidir. Günah işlememiş biri olmayı bir avantaj olarak kullanıp temiz yaşamaya gayret etmek, tevbeyi hazmetmektir. Hazmedilmiş bir tevbe biiznillah, Allah'ın huzuruna temiz çıkmaktır. D- Tevbenin felsefesini, günahın geçmiş seyrini sık sık gündem yapıp stres yoğunluğu yaşamak da bir tuzaktır. Her türlü tuzaktan korunmak gerekir. Özet olarak size şunu söylemeliyim: Tevbe et. Tevbeni koru. Tekrarına karşı uyanık ol. Allah'a güven. Bu güveni sözde kalmaktan koru, pratik olarak göster. Ömrünün sonuna kadar.
Şeytan böyledir; önce kışkırtır sonra da çıldırtır. Unut onu tevbe etti isen. Tevbeni koru. Tevben güçlü ise yürü yoluna, biiznillah şen olursun meraklanma. Şeytana takılma sen. Birinci hamleyi o kazandı, ikinciyi sen kazan. Gününü tam doldur. Yatağa girdiğinde anında uyuyacak kadar yorulman gerekir. Çok oku. Özellikle Kur'an oku. İbadetlerini ciddiye al. Allah'a emanet ederim seni kızım.
çalışmak konusundaki diğer fetvalar
Eşinizle bu sorunu nikâhtan önce muhakkak çözün. Yarı çözümlü olarak nikâh yaparsanız ileriki dönemde ikinizi de yıpratabilir bir sorundur bu. Bunu özellikle önceden bitirin. Çalışma ile alakalı fikirlerinize itiraz edebileceğim bir bölüm bırakmadınız; ben de sizin belirttiğiniz şartlarla kadınlar çalışabilir diyorum zaten. Yalnız sizden ricam, çalışırsanız eğer lütfen bir yıl sonra bana aynı hissiyatı taşıyıp taşımadığınızı yazınız. Genç kadınlar bu duyguları bana sürekli yazıyorlar ama işin içine girince çok geçmeden davulun sesinin dışarıdan hoş geldiğini ama içinde farklı olduğunu anlıyorlar. Sadece şu hususu ikaz etmek isterim farklı bir nokta olarak: Helali haramı bildiğinizi söylediniz, doğrudur. Bu bilginizi test etmeyi unutmayınız ya da olaylar karşısında bilginizi sürekli test ediniz. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederim.
Pek mübarek bir iş yapıyorsunuz, dualı ve bereketli bir işiniz var. Bunu böyle bilin. Kural olarak da şunu bilmelisiniz: Hastanede sizin yöneticiniz durumunda olan kişi veya birim size izin vermediği veya size müsamaha edebileceğini bildirmediği sürece bir dakika da olsa oradan vaktinden önce ayrılmanız sizi vebal altına sokar. O süreye ait kazancınız da en azından şüpheli kazanç olur ve ahirette hesabını verirsiniz. Yöneticinizden izin alarak yaptığınızda ise sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Âmîn.
Kadının yerinin evi olduğu genel bir kuraldır ama toplum menfaati için kadın da belli görevlerde bulunabilir/bulunmalıdır da. Polislik de bu görevlerden biridir. Ortada bir zaruret vardır. O zaruret var oldukça ve kendisini korudukça kadının polis olmasında sakınca yoktur.
Sigara insan hayatını tahrip eden bir illettir. Direkt onu üreten bir işte ağır bir zaruret olmadıkça çalışmak en azından insan inceliğine aykırıdır. Kaldı ki dinen de caiz olması mümkün değildir.
Bulunduğunuz yerdeki muteber bir takvimde yazan YATSI saatinden başlayarak İMSAK yazan saate kadar herhangi bir anda kılabilirsiniz. Allah kabul etsin.
Ortada bir haram tehlikesi yoksa o bölümü bitirin. Helal dairesinde kalabildiğinize inandığınız sürece de çalışırsınız. Böylesi sizin için ileride vesvese yapmamak bakımından daha hayırlı olur. Allah yardımcınız olsun.