Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben öğrenciyim ve evlenebileceğim bir hanımefendi kısmetim var. Ben birkaç ay önce zina yaptım ama bundan önce hep beni evlendirsinler diye çok kapıya gittim ama yardım eden olmadı. Şimdi Kur’an okurken rastgele bir yer açtım ve karşıma Nur suresi çıktı. İlk ayetleri okuduğumda çok kötü oldum ve bolca ağlayarak tövbe ettim. Hocam ben bir Müslümanım kendime ve insanlara yardım etmek için belli görevlerim var ve tüm insanlığın mutluluğu için Hz. Muhammed yolundayım ama ben bu yolda harama bulaşmak istemiyorum. Bununla beraber ne kadar uzak durmaya çalışsam da bu zina hissi peşimi bırakmayacak biliyorum. Sizin tabirinizle baraj dolmuş ve patlamaya hazır. Allah’ın huzuruna bu kirlilikle çıkmak istemiyorum. Bana bir yol gösterin lütfen.
Cevap
Benzer fetvalar
Eğer yol istiyorsan bu düşünceden vazgeçeceksin. Şeytan seni hem hataya bulaştırıyor hem de seninle ardından alay ediyor. Sen de o alaya alet oluyorsun. Hedefin: • Asla hata işlememek olacak. • Hata işlememek için önce sana hata çağrıştıran çevreni toparlayacaksın. Gözünü, elini haram ortamdan uzaklaştıracaksın. • Haram olandan korunmak için helali güçlendirmen gerekir. Helali güçlendir ve yaygınlaştır. • Hata yine ortaya çıkınca tövbeye sarılacaksın. • Tövbeni bozduğunda da yine tövbeye sarılacaksın. Bin kere de olsa bu böyle olacak. • Ve bu tür felsefeleri gevelemeyeceksin. • Allah’ın izni ile kurtulursun.
Bu delilik için gerçek bir tevbe et. Ebediyen bozulmaz bir tevbe olsun bu. Ağrı dağı yerinden oynasın ama senin bu tevben bozulmasın. Şeytan seni bir zaman sonra normal bir işti mantığına getirebilir, çok dikkat et. Sonra da sana bunu yapan kişiyi “arkadaş” olmaktan çıkar. Sen başka bir dünyada o başka bir dünyada olsun artık. Görme görünme artık. İbadetlerini ihmal etme. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Ve Allah’ın tevbeni kabul etmesine güven. İki şeye dikkat et: Şeytanın o normaldi tuzağına ve o kişinin seni yeni bir oyunla tuzağına çekmesine.
Hanımefendi anlattığın gibiyse Allah’a yönelmiş, samimi, geçmişiyle yüzleşmiş ve kendini düzeltmiş bir insan. Bundan sonrası senin kendi karakterini tanımana kalmış. Gerçekten bu vesveseleri bırakabilirsen güzel bir evlilik yapabilirsin. Ama her tartıştığında bu kızın geçmişi zihninde belirip seni rahatsız edecek/ettirecekse ne kendine ne de bu kızcağıza eziyet etme. Gerekirse Müslüman bir aile terapistinden de destek alarak bir sonuca ulaşmaya çalışabilirsin. Allah hayırlısını nasip etsin.
İnsanız, hepimizin kusurları ve kara listeleri olabilir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun. Birbirimize dua edelim. Tevbe etmek tertemiz olmaktır. Eğer tevbe gerçekten ve şartlarına uygun olarak yapıldı ise kul, tertemiz oldu demektir. Günahından tevbe eden hiç günah işlememiş gibidir. Tevbe ile ilgili bu kuralı koyan Allah’tır. O, hiç günah işlememiş gibi gördüğünü söyledikten sonra bizim kullar olarak geçmişi irdelememiz ikinci bir günah çeşidi olur. Siz şu anda bu durumdasınız. Şöyle düşünün: Tevbe ettiğiniz hâlde Allah Teâlâ’nın tevbenizi kabul etmediğini mi biliyorsunuz? Hayır. O zaman neyi irdeliyorsunuz? Bu, size şeytanın ikinci tuzağıdır. Sizi güya geçmişin hataları ile meşgul ederek ikinci bir hata üzerinden eskitiyor sizi. Siz tevbenizi bozmamaya bakın. Yeni hata işlemeyin. İbadetlerinizi yapın. Bundan sonra geçmişinizde dağları devirmek gibi bir günah da olsa siz Allah’a güvenin ve yolunuza devam edin. Evet, sizi şeytan ikinci bir tuzakta oyalıyor. Bırakın onu ve işinize bakın. Allah yardımcınız olsun.
Bu vesveselerin yarın bir gün yeniden zihninizde yankı bulması, sizin de bu vesveselere kulak asmanız yuvanızın huzurunu ciddi bir şekilde riske atabilir. Bu sebeple karar vermeden önce iyi düşünmenizi, mümkünse bir psikoloğa gidip bu konuda danışmanlık almanızı tavsiye ederiz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Allah Teâlâ dönüşünü sana mübarek kılsın, tevben kutlu olsun. Bir de şuna tevbe et: Sen Allah'ın kulusun. O seni yalnız bırakmaz. Yarını çok düşünmen ve ürkmen tevbe gerektirir bir hatadır Rabbine karşı. Bundan tevbe et. Okulu bitirmeni tavsiye ederim sana. Kitap tercüme edersin, pek güzel olur para da kazanırsın. Müslüman bir şirketin yazışmalarını tercüme edersin. Ve senin aklına gelmeyen pek çok yolu sana Rabbinin açacağını asla unutma. Acele etme, oturta oturta git. Sana dualar ederiz.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Tevbe et. Tevbe et ve kurtul. Tevbe temizler. Gerçekten ve samimi bir tevbe yeniden doğmaktır. Tevbe et, kurtul ve mü'mince yaşamaya kararlı ol.
Nişanlılar asla nikâhlı gibi değildirler. Nişanın hiçbir bağlayıcı değeri yoktur. Nişanlılar görüşebilirler ama evlendikten sonrasına da görüşecek şey bırakmalıdırlar. Aşırı muhabbetten o dönemde çatlaklar çıkabilir. Nişanlılık dönemi de olağanüstü durumlar hariç üç ayı geçmemelidir. Bu dönemde şu kadar görüşebilirler diye bir kural yoktur. Sulandırmadıkça ve caiz olmayacak bir şekilde görüşmedikçe görüşüp konuşabilirler. Yanlarında üçüncü bir kişinin bulunması onların lehinedir.
Ben de anlatamam kardeşim. Sadece şunu bilir söylerim: Her bataklık böyle bir iki damlalık yağmurla oluşmuştur sonunda.
Önce şunu tespit edelim: Burada size vereceğimiz cevap veya herhangi bir yerden alacağınız cevap sadece “öyle olabilir” nitelikli bir cevaptır. Bunu bilin. Neden? Çünkü Allah Teâlâ kaderi sır tutmuştur. Adı üstünde bir sırdır kader. Bilmiş olmanın mümkün olmadığı bir şey üzerinden iyi olabilecek tahminler yürütülüyor o kadar. Allah Teâlâ kaderi kendinde saklı tutmuştur. Kulluğumuz bunu gerektiriyordu demek ki. Meselemize gelince şunu söyleyebiliriz: Allah Teâlâ kaderi yazdı. Bu kaderin dışında tek bir ağaç yaprağı sallanması bile mümkün değildir. Biz ne yaparsak yapalım, ne olursa olsun sonunda gerçekleşen kaderdir. Görünürde zarar ediyor olsak bile, bizim niyetimiz, iyi davranışımız, hatamızın ve becerimizin olup olmaması durumuna göre de ahirette değerlendirilecek.
Sağlıklı olmak herkese göre değişken bir sonuçtur. Dinen böyle bir yasak yoktur. Akıl ise herkese göre herkeste farklı çalışır. Bunu bir hocaya değil aklınıza sormalısınız. Aklınızı da paradan ve duygusallıktan arındırarak sormalısınız.
Erkeğin eşine söz verdiği mehir (mihr/mehr) eğer “sonra” şeklinde ertelenmiş ise bu bir borçtur. Diğer borçlarla da bir farkı yoktur. Alacaklının eşi olması erkeğin borcunu savsaklamasına ruhsat oluşturmaz. Mesele mali mesele olduğunda eşler arasındaki bağlantı normal yabancılar arasındaki bağlantı gibidir. Belli bir süre ve zaman belirlenmiş ise o zaman geldiğinde ödeme yapmalıdır. Esnek bırakılmış ise de çok geciktirilmeden yine ödenmelidir. Eşler arasında konuşulmayan bir konuya dönüşmüş ise yani kadın bunu talep etmiyor gibi davranıyorsa bu durumda erkeğin sıkıştırılması gerekmez. Ancak kadın erkekten önce ölürse kadının ödenmemiş mehri, varislerine intikal eden bir malı gibi işlem görür; erkek kadının varislerine mehir borcunu öder.