Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam. Ben yeni atanmış ve atandıktan sonra büyük günah işlemiş bir din kültürü öğretmeniyim. 2-3 yıl depresyon tedavisi gördüm, geçmişte zor zamanlarım oldu. Biriyle evlenmek istedim, ailem şiddetle karşı çıktı. Ben de onları üzmemek adına vazgeçtim ancak benim rahatsızlığım arttı. Manif depresif bozukluk döneminde, yeni atandığım sıralarda biri çıktı karşıma. Durumumu biliyordu birine gönül verdiğimi ve hastalığımı nasıl oldu nasıl yapabildim bilmiyorum erkeklerle tokalaşmaktan kaçınırdım günah olur diye ancak o kişiyle günaha battım üstelik sevmediğim hatta tiksinti duyduğum biri. Şimdi çok kötüyüm çok pişmanım her günüm tövbe ile geçiyor. Allah’ın azabından çok korkuyorum. Öte yandan yaşadıklarım beni bu hale getirdi tek sorumlu ben miyim diyorum. Artık ilaç da içemiyorum dokunduğu için. Çok çaresizim kendimi yaptığım işe layık görmüyorum istifa bile edemiyorum çevremin lafından çekindiğim için size sorum benim gibi kötü günahkâr bir insanın yaptığı işten aldığı para helal midir? Din kültürü öğretmeni ama kendime faydam yok, başkalarına ne verebilirim diyorum. Çocukları çok seviyorum onlar da beni ama ben öğrencilerime layık biri olamadım öbür dünyada yüzüme tükürmezler mi? Çok utanıyorum herkesten. En çok da Rabbimden, sizce istifa mı etmeliyim? Ya da işime devam edersem aldığım para helal midir? Benim bu hâle gelmemde ailemin de katkısı var durumumu bilerek bana yaklaşan o insanın da, onlar vebalde değiller mi? Ne intihar edebildim ne istifa. Gözümün yaşı durmuyor bir türlü, mezara girene kadar da durmayacak.
Cevap
Benzer fetvalar
Evvela kendiniz için sosyal bir çevre oluşturmaya çalışın. Salih insanlardan arkadaşlar edinin. Onlarla düzenli olarak vakit geçirip etkinlikler yapın. Psikoloğunuzu aksatmayın. Daha çok verim alabileceğiniz bir psikolog araştırın gerekirse. Sevdiğiniz meşguliyetlerin sayısını ve onlara ayırdığınız zamanı, sorumluluklarınızı aksatmayacak ve sizi yıpratmayacak şekilde arttırın. Ve kabullenin. Geçmişi kabullenin. Annenizi kabullenin. Onun fıtratını kabullenin. Konuşma şeklini, şikâyetlenme şeklini kabullenin. Eşinizi kabullenin. Ailenizi kabullenin. Bu kabullenme bir barışma şeklinde olsun. Onlarla barışın. Onların fıtratıyla barışın. Geçmişinizle barışın. İçinde bulunduğunuz şartlarla barışın. Şartlarınızı, kendinizi ve çevrenizi iyiye doğru dönüştürme imkânı olduğu zaman da bunu güzellikle yapmanız gerekir. Allah'a tevekkül edin. Allah'a bolca dua edin. Her zorlukla beraber kolaylık vardır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Bu delilik için gerçek bir tevbe et. Ebediyen bozulmaz bir tevbe olsun bu. Ağrı dağı yerinden oynasın ama senin bu tevben bozulmasın. Şeytan seni bir zaman sonra normal bir işti mantığına getirebilir, çok dikkat et. Sonra da sana bunu yapan kişiyi “arkadaş” olmaktan çıkar. Sen başka bir dünyada o başka bir dünyada olsun artık. Görme görünme artık. İbadetlerini ihmal etme. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Ve Allah’ın tevbeni kabul etmesine güven. İki şeye dikkat et: Şeytanın o normaldi tuzağına ve o kişinin seni yeni bir oyunla tuzağına çekmesine.
O insanla aynı ortamda çalışmamanızı ve onunla karşılaşma ihtimalinizin olduğu yerlerden de uzak durmanızı tavsiye ederim. Sosyal medya hesaplarınızı da en azından bir süre pasife almanızda fayda var. Onun anlam çıkarabileceği her şeyden uzak durun. Durumunuzu gözetin. Risk teşkil ettiğini düşündüğünüz anda yakınlarınızla sorunu beraber çözmek adına paylaşıp beraber yol almaya çalışın. Allah'a sığının. Bir daha böylesi bir hataya düşmemeye gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Allah Teâlâ dönüşünü sana mübarek kılsın, tevben kutlu olsun. Bir de şuna tevbe et: Sen Allah'ın kulusun. O seni yalnız bırakmaz. Yarını çok düşünmen ve ürkmen tevbe gerektirir bir hatadır Rabbine karşı. Bundan tevbe et. Okulu bitirmeni tavsiye ederim sana. Kitap tercüme edersin, pek güzel olur para da kazanırsın. Müslüman bir şirketin yazışmalarını tercüme edersin. Ve senin aklına gelmeyen pek çok yolu sana Rabbinin açacağını asla unutma. Acele etme, oturta oturta git. Sana dualar ederiz.
Sen bir hata yaptın ama sen hatalarından ibaret değilsin. Hatalar, insanın kim olduğu değil, ne yaşadığıdır. Herkesin hayatında düşüşler, yanlış adımlar olabilir ama önemli olan bundan sonra ne yapacağın. Kendini suçlamaktan vazgeç. Allah’ın rahmeti sonsuzdur. O’nun huzuruna dönmek istiyorsan, seni geri çevirmeyecek. Tevbe eden kişi, hiç günah işlememiş gibidir. İnsan kendini affetmezse Allah'ın affını tam anlamıyla hissedemez. Geçmişte yaptıkların için “Ben kötü bir insanım.” diyerek kendini mahkûm etme. Bunlar yaşandı ve bitti. Şimdi yeni bir sayfa açma zamanı. Yeter ki geçmişten yana pişman olmuş ol ve bir daha asla yaklaşmamaya niyet ve gayret et. Diyorsun ki "Kur'an'a sarılayım diyorum, bir sayfayı zor okuyorum." Bu normal. Çünkü insanın kalbi ve maneviyatı yıprandığında, manevi tatlar zayıflar. Bunun için hemen zorlayarak değil, yavaş yavaş başlaman gerekir: - Kur’an okurken zorlanıyorsan önce anlamıyla ilgilen. Günlük bir ayet ya da kısa sure seç ve anlamını düşün. Manevi bağın güçlendikçe okuma isteğin de artacak. - Zikirleri arttır. İçsel sıkıntıyı azaltan en güzel şeylerden biri zikir ve dua. Günde en az 100 defa istiğfar et (“Estağfirullah” de). - Allah ile konuş. Dua ederken ezbere kelimeler değil, kalbinden gelen sözleri kullan. Dertlerini Rabbine aç. “Allah’ım, bu halimden kurtulmam için bana yardım et.” diye dua et. Aynaya bakıp kendini bir canavar gibi görmen ise seni daha zora sokabilecek zararlı bir bakış açısı. Bu, kendini değersiz hissettiğin için. Hâlbuki sen değersiz değilsin. Belki yanlış insanlara değer verdin, belki yanlış yerlerde huzur aradın ama bu senin değersiz olduğunu göstermez. Kendini ihmal etmek, çirkinleştirmez ama kendini sevmemek, sana böyle hissettirir. Dış görünüşünü küçük adımlarla iyileştirmeye başla. Kilo ve görünüş meselesi bir sonuçtur, sebep değil. İç huzurun arttıkça, kendini daha iyi hissettikçe dışarıdan da daha enerjik ve güzel görüneceksin inşaallah. Sosyal hayattan uzak kalmak seni tüketir. Küçük adımlarla bir yerlere çık. Tek başına bile olsa kafede bir çay iç, kitap oku, yürüyüş yap. Eski arkadaşlarınla yeniden iletişime geçebilir misin, bir bak. Belki birine "Nasılsın?" demek bile bir kapı açabilir. Eğer yalnız kalmaya devam edersen iç sesin seni daha çok hırpalayacak. Psikolojik destek alıyorsan devam et. Eğer almayı bıraktıysan yeniden bir uzmana git. Kendi kendine küçük hedefler koy. Mesela "Bugün beş dakika egzersiz yapacağım." ya da "Bugün üç sayfa kitap okuyacağım." gibi küçük adımlarla ilerle. Hayatta amaçsız kalmak, çöküşü hızlandırır Allah korusun. Kendine küçük de olsa bir hedef belirle. Atanma konusunda bir plan yap. Ders çalışma isteğin yoksa bile, günde on beş dakika bile olsa başla. Yılmadan, yorulmadan umut etmeye, gayret etmeye, sabretmeye devam et. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
Yaşadığınız duygular ve beden algısıyla ilgili bunalımlar, şeytanın vesvesesiyle birleşince çok ağır bir yük hâline geliyor. Ama bilmenizi isteriz ki, bu hislerinizde yalnız değilsiniz. Yaşadığınız zorbalık, ayrılık ve psikolojik travmaların etkisi normaldir. Allah kulunu imtihan eder ama dayanamayacağını yük vermez. Sizi en çok zorlayan kısım, şeytanın “ben kusurumdan dolayı değersizim, ben hayatı yaşayamam, günah işleyeyim” vesvesesidir. Burada yapmanız gereken, kalbinizi Rabbimizin rahmetine bırakmak ve psikolojik destekle dinî hassasiyetinizi birleştirmektir. Namaz ve dua sırasında bu vesveseler geldiğinde “bu şeytanın oyunudur” deyip zihninizi ibadet veya farklı faaliyetlerle meşgul edebilirsiniz. Kendinizi cezalandırmak veya intihar düşüncesine kapılmak asla çözüm değildir. Tam tersine şeytana fırsat vermektir. Günlük hayatta, kendinizi koruyun, kendinize zarar vermeyin. Psikolojik destek alın; profesyonel yardım bu noktada zorunludur. Estetik düşünceniz, eğer sağlık veya ciddi psikolojik rahatsızlık (örneğin sürekli intihar düşünceleri) ile birleşiyorsa, uzman bir hekimle değerlendirilebilir. Böyle durumlarda estetik, ruh sağlığınız için bir tedavi aracı olarak düşünülebilir. Şifa veren, kalpleri sakinleştiren Allah’tır. Siz kendi değerinizin farkında olun, vesveseyi tanıyın ve onun peşinden gitmeyin. Dünyada görünüş her şey değildir; kalbinizi, davranışınızı, sabrınızı, ibadetlerinizi güçlendirmek en kıymetli güzelliktir. Sabrınız ve kulluğunuzla cennetin en güzel kadınlarından olacağınızdan emin olabilirsiniz. Yeter ki sabırlı ve dirayetli olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hanefî de olsanız sakıncalı bir durum yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Verilebilir.
Aleykümselam. Boş bir iş olmanın ötesine gidebileceğini zannetmiyorum.
Diyanet İşleri'nin takvimini esas alıyorsanız, o takvim ile beraber dakikası dakikasına yemeği bırakabilir ve sabah namazını kılmak durumunda ise namazı da kılabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Oruçlu iken ağza, burna verilen suyu içeri kaçırmayacak bir dikkatle su vermek gerekir. Normal zamana göre biraz daha dikkatli olmak yeterlidir.
Selamünaleyküm. Harama hizmet etmek de haramdır, asla yapmayın, uzak durun.