Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Bazı vakıflar Umreye götürüyor. Fakat umreye kadınların mahremsiz bir şekilde gelebileceklerini söylüyorlar. Bunun nasıl mümkün olduğunu sorduğumuzda ise verdikleri cevap şöyle; "Şafi mezhebinde sıkıntı yok. Hanefi mezhebinde bir kereye mahsus Şafi mezhebine uyarak mahremsiz gidebilir." Böyle bir açıklama yapıyorlar. Sizin görüşünüz nedir hocam bu konu hakkında. Hanefi mezhebinde mahremsiz umreye gidebilir mi bir insan? Vereceğiniz cevap biz gençler için çok önemli. Allah razı olsun hocam. Allah'a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Bu ruhsatlar farz olan hac için konuşulabilir. Mutat geziler için veya nafile ibadetler için konuşulması doğru değildir. Mezheplerden birini, ikinci sınıf mezhep olarak görmemiz kesin bir hatadır. Bizim o mezhebe intikalimizde samimiyet var veya yok sorusu sorulmalıdır.
Hanefi mezhebi uleması, mahremsiz olarak umreye gitmenin caiz olmadığı görüşünde müttefiktirler.
Hanefi mezhebi ulemasının içtihatlarında yanında mahremi bulunmayan bayanların umre ve hac yapmaları doğru değildir. Umre yapmak istediğinizde bağlı bulunduğunuz müftülüğe durumunuzu bildirin; onlar sizi götürebilirlerse, fıkhî mesuliyetini alıp götürecekler demektir. Ancak böyle umre veya hac yapabilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Hanefi mezhebine göre bir kadının mahremi olmadan üç günlük (yaklaşık 90 km) veya daha uzun bir yolculuğa çıkması caiz değildir. Bu hüküm, kadının can, mal ve namus güvenliği için konulmuştur ve birçok klasik fıkıh kaynağında yer almaktadır. (Hidâye, İbn Âbidîn, Fetâvâ-i Hindiyye gibi). Ancak Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerinde güvenli bir yolculuk ortamı varsa kadının mahremsiz umre ve hac yapabileceği görüşü de bulunmaktadır. Şafiiler özellikle güvenilir bir kadın grubu veya kafile ile gidildiğinde mahremsiz hac ve umrenin caiz olduğunu söylemişlerdir. (Nevevî, el-Mecmû‘). Peygamber Efendimiz aleyhisselam, “Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadının, yanında mahremi olmadan üç günlük mesafeye yolculuk yapması helâl değildir.” buyurmuştur. (Buhârî, Taksîrü’s-Salât, 4; Müslim, Hac, 413) Bu hadis, genel bir yasak getirdiği için Hanefîler bu hükmü kesin kabul etmişlerdir. Günümüzde Diyanet kafileleri çok sıkı güvenlik önlemleriyle hareket etmektedir. Kadınların yalnız değil, belirli bir grup ve sorumlu rehberler eşliğinde gittiği düşünülürse bazı mezheplere göre bu caiz olabilir. Diyanet, genellikle cumhurun içtihadına dayanarak mahremsiz hac ve umreye izin vermektedir. Eğer bir hanım, Hanefi mezhebine bağlı kalmak istiyorsa ve mahremsiz umre kazanırsa ödül hakkını mahremi ile birlikte gitmek şartıyla değerlendirebilir veya başka bir ödüle çevrilmesi için Diyanet’le iletişime geçebilir.
Sevap için ise gidişin sevaptan çok günah bulursun. Kültür için ise kültür uğruna günaha değmez. Peygamber aleyhisselama itaatten başka her şey sıkıntılıdır.
Dinimizde farz olan ibadetler, gerekli şartları taşıyan kadın-erkek herkesin yapması gereken bireysel ibadetlerdir. Bu ibadetleri yapması için eşlerin birbirlerine engel olması caiz değildir. Bununla birlikte Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre haccın farz olması için gidip gelinceye kadar yeterli maddî imkânın yanı sıra kadının yanında bir mahreminin de bulunması gerekir. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 2/419; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/230) Şâfiîlere göre üç veya daha fazla güvenilir kadın, yanlarında eş veya mahremleri olmasa da hacca gidebilir. Mâlikî mezhebine göre ise bir kadın, güvenilir bir grup içerisinde olması hâlinde tek başına hacca gidebilir. Ancak kadınlardan oluşan bir grup içinde olması tavsiye edilir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/216; Desûkî, Hâşiye, 2/9-10) Bu itibarla Hanefî mezhebine göre evli bir kadının kendisiyle birlikte gideceği bir mahremi yoksa hacca gitmesi uygun değildir. Ancak kocasının iznini ve rızasını alan bir kadın, güvenilir bir hac organizasyonuyla Şâfiî ve Mâlikî mezheplerini taklit edip mahremsiz olarak hacca gidebilir. Haccın gerekli şartlarını taşıyıp yanında bir mahremi olan kadının farz olan hacca gitmesine eşi engel olamaz. Buna hakkı yoktur. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/231) Umre farz olmadığı için yanında mahremi olsa bile kocasının izni olmadan bir kadın umreye gidemez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bir kere şunu unutmayalım: Biz cenaze ile düğünü bir arada tefekkür edebilen bir ümmetiz. Bayramı bayram biliriz. Cihadı da cihat biliriz. Dünya nimetlerini kendimize haram etmeyiz. Ahiretimizi de dünya için çar çur etmeyiz. Denge ve bereket ümmetiyiz. Bu çizgide yürüyen bir mümin için bayramın olup biten ve kahreden her şeye rağmen bayram gibi olması gerekir. Çocuklarımıza bayram neşesi hissettirmeliyiz. Her şeye rağmen birimizin evinde toplanıp bir et ziyafeti yapmalıyız. Kucaklaşmalıyız. Tebessüm etmeliyiz. Fıkralar söylemeliyiz. Yeter ki, çizgi aşılmasın. Bunun için de başta israf olmak üzere haramlardan uzak bir bayram olmalıdır bayramımız. Mubahlara dalıp gitmemeliyiz. Gıybet ortamları oluşturmamalıyız. Acısı olan mümin kardeşlerimizi unutmamalıyız. Dünya müminleri olarak içinde bulunduğumuz ortamı yok saymak gibi bir dalgınlığa düşmemeliyiz. Dengeyi koruyabildikten sonra bayram bizim bayramımızdır.
Kurban, Allah'a yakın olmak yani kulluğumuzu bilip, kulluğun hakkı ne ise onu yapmak demektir. Çocuklarımıza bu fani dünyanın aslını anlatarak, İbrahim aleyhisselamı örnek vererek, bilhassa İsmail aleyhisselamın kurban edilme meselesini zikrederek ve kurban kesecek isek bizzat çocuklarımızın kurban işleri ile alakadar olmasını sağlayarak bunu yapabiliriz. Şunu da biliniz ki, sadece kurban bayramı günlerine daraltıldığında bu eğitim yetersiz olabilir. Bütün hayatı aynı heyecanla yaşamak ve heyecanımızı hayatın her alanına yaymak gerekiyor. YAZIK OLDU İSMAİL'E isimli videoyu izlemenizi tavsiye ederiz. Allah yardımcımız olsun.
İsraf etmemek, harama bulaştırmamak şartı ile kurban etinden her şey yapabilirsiniz.
Ortaklardan birin ET YEMEK için hisse almasında sorun olur. İbadetlerden birini niyet ettikçe sorun yoktur. Şükür kurbanı da ibadettir.
Kızlarımız okusun, okumalıdırlar da. Yalnız kızlarımız diplomaya, kapitalizme, şöhrete kurban gitmesinler. İkinci sınıf işlerde bulunmasınlar. İtirazımız, bir neslin kapitalizme kurban edilmesinedir.
Var olan bir nikahta sorun yoksa gereksiz bir iş olur. İkinci bir nikah yaptırmak zamanla sizi vesveseye düşürür. Asla tavsiye etmeyiz. Ortada tereddüt gerektirecek bir eksiklik şüpheniz varsa onu da bir ilim adamına danışarak yenilemeyi gerektirecek düzeyde olup olmadığını öğrenin.