Fetva Meclisi
Soru
Nikahın bozulmasıyla ilgili size sorulan soruları okudum ve boşamak için boş ol demenin tek şart olmadığı, bazı sözlerin de niyetle birlikte nikahı bozduğunu gördüm. Zor günler geçiriyoruz eşimle. Bazı zamanlar boşanmak istediğini söylüyor. Daha dün boşanmak istediğini söyledi. Annem (benim annem) gelsin o zaman boşanırız dedi ve ben de yapma diye onu vazgeçirdim, bunlar nikahı bozar mi? Bir keresinde de şakalaşıyorduk ve bana artık karım değilsin demişti, hani yaramazlık yapan çocuğa denir ya benim çocuğum değilsin diye, öyle. O zaman için sorduğumda o niyetle dememiştim demişti. Araştırdığıma göre Hanefi mezhebinde söylenen söz önemli nikahın bozulmasında. Ben Hanbeli’yim, eşim Hanefi. Nikahımız bozulmuş mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu bir veya iki defa gerçekleşmiş ise bu sözün üzerinden üç hayız süresinden az bir zaman geçti ise eşiniz size dönebilir. Üç hayız süresinden fazla bir zaman geçti ise yeniden nikâh yapmalısınız. İki defadan fazla gerçekleşti ise yapacak bir şey yoktur, başkası ile evleneceksiniz.
Nikâhın şakası da ciddidir. Böyle bir şaka yapmak büyük vebal altına girmektir. Eşiniz acilen istiğfar etsin, tekrar etmemeye azmetsin. Müftülükten size verilen fetvaya da uyun.
Selamünaleyküm. Eğer iki şahit ile nikâh yapmış idiyseniz siz nikâhlı idiniz. Eşinizin yaptığı da tam anlamıyla bir boşamadır ve siz ondan boş durumdasınız. Şahitsiz bir nikâh yapıldı ise o nikâh değildi siz zina durumunda idiniz. Şu anda yapacağınız şey, bir müftülüğe gidip yüz yüze fetva almanızdır.
Boşanmayı istememekte haklısınız. İstemeyin. Buna rağmen o bir yolunu bulup boşar veya boşanırsa o zaman çaresine bakarsınız. Eşiniz istiyor diye boşanmayı istemeniz şart değildir.
Onların bu kafasının senin nasıl bir evlilik yaşayacağına da işaret ettiğini anlamalısın. Nikâh gibi bir değeri sembolik görmeleri demektir bu. Tekrar ve derin düşünün. Şimdi böyle yapanların yarın sana nasıl davranacaklarını, dini hissiyatını nasıl göreceklerini düşünmelisin.
Selamünaleyküm. Akılla anlaşılacak bir durum değil. İfadeleriniz keşke yanlış bir açıklama olsa! Ne kötü bir şey, siz hatalı başlamışsınız hatalı devam ediyorsunuz. Siz de bu rezalete çanak tutuyorsunuz. Madem boşadım diyor neden onunla bir arada oluyorsunuz? Allah aklımızı korusun, ne günlere kaldık!
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Çocukların annede kalması annenin hakkıdır. Anne şu veya bu nedenle bu haktan vazgeçerse baba veya başka birine intikal eder. Anne, belli nedenlerle çocukları almak istemeyebilir. Bunu özellikle haklı bir nedene dayandırması durumunda vebali olmaz.
Selamünaleyküm. Durum sizin anlattığınız gibi ise ondan boşanmayı istemenizde dinen bir sakınca yoktur. Durumu duygusallıkla değerlendirip değerlendirmediğinizi ise bilemeyiz. Durum böyle ise en zararsız bir şekilde ayrılın. Öce sizi boşamasını söyleyin. Boşamazsa hukuki yollara baş vurabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Burada iki ihtimal var. Birincisi siz, eşinizin harama bulaşmasından endişe ettiğiniz için iş ortamını tenkit ediyorsunuzdur. Bunda haklısınız, tenkit de etmelisiniz. Tavsiyelerde bulunmalısınız. İkinci durum, o ortamda eşiniz ikinci bir kadınla bağlantı kurar veya ikinci kadınlar sizin eşinizle alakanızı zayıflatmaya neden olabilir. Bunu endişe etmekte de haklısınız elbette. Ancak ikinci durum yani sizin eşinizi ikinci kadınların bulunduğu ortamlarda görmekten endişe etmeniz öne çıktığında siz, bunu kolay kolay garanti edemeyeceğinizi bilmek zorundasınız. Evde onu hapsetmedikçe başaramazsınız bu arzunuzu. Eşiniz üzerindeki bu endişenize çok erken başlamışsınız. Bir aylık evli bir kadının, ilerideki muhtemel endişelerden ötürü 'boşanmaktan' söz etmesini gayet ağır buldum. Müslüman bir hanım olarak bunu size yakıştıramadım. Boşanmak kelimesini bu kadar rahat kullanmanız hiç doğru değil. Böyle bir ortam sizin aile yapınızı harap eder. Evet, eşinizin ortamı onun açısından veballe yüz yüze bulunması demektir ama sizin bunu sadece 'onun harama düşmesi tehlikesi penceresinden ele aldığınızı söyleyemezsiniz. Siz takvadan önce kadınlık endişesinden yola çıkıyor gibi duruyorsunuz. Zannederim önce sizin kendinizi toparlamanız gerekiyor. Bu bakışla devam ederseniz, eşinizi düşmeyecekse de bataklığa düşürürsünüz. Lütfen tekrar düşünün, kendi abartınızı da hesaba katın ve yeni evli bir kadının ağzından çıkmayacak sözü kullanmayın. Eşinizi sevdiğinizi söylüyorsunuz ama o ifadeye uygun olmayan evhamlar üretiyorsunuz. Tekrar düşünün ve teenni ile hareket edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu durum sizin anlattığınız esas alındığında boşanmayı normalleştirecek bir durumdur. Bir süre daha beklensin, belki geçici bir durumdur. Değişmezse aile büyükleri devreye girerek bacınızı oradan kurtarsın. Bu noktadan sonra da 'ne idi, ne değildi?' düzeyine takılıp kalmanın anlamı yoktur, en az zararla nasıl kurtulacaksınız ona bakın.
Selamünaleyküm. Boşamak asla hoş değildir. Çaresiz kalınca boşayan da günaha girmez.
Aleykümselam. Böyle bir nikâh yapan haram işlemektedir. Bu haram da ağır haramlardan biridir. Haram işleyen biri dinden çıkmış olmaz. Dinden çıkmadıkça da bir erkek, karısının nikâhı ondan düşmez. Bu durumda sizin, kadınlık gayreti ile eşinizin bir haramı irtikâp etmesi arasında hangisinin daha ağırlıklı etkisi altında olduğunuzu iyi kestirmeniz gerekir ki, özel nefretinizle dini heyecanınızı karıştırmış olmayasınız. Eğer bu konuda kalbiniz mutmain ise yani o haramı hafif gördüğü için bunu yaptığınızdan emin iseniz, öyle bir erkeğin karısı olmamayı istemenizde sakınca yoktur. Ne var ki aradaki bu çizgiyi yani iki durum arasındaki farkı iyi tespit etmelisiniz. Sabırla ve teenni ile hareket edin. Allah yardımcınız olsun.