Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz 5 kardeşiz; 4 kız, 1 oğlan. Bir ablam öğretmen, 10 yıldır atanamadı, iki yıl önce evlendi, bir çocuğu oldu. Kocası dövdü sövdü, bunlara hep katlandı. Geçen günlerde eve içki içip gelmiş, bize içmediğini söylemişti evlenmeden önce, yalanmış. Çalışacaksın demiş ablama o da bebeğe kim bakacak çalışamam demiş. Ya çalışacaksın ya da pılını pırtını topla ananın evine git, gitmezsen ben götürürüm, aç bakamam ben, demiş, çok aşağılamış. O kadar üzgünüz ki, kaynanasını aradık o da orta yol bulmak yerine anlaşamıyorlarsa ayrılsınlar, dedi. Yani bizi mahvettiler, böyle bir hal durumundayken siz bize ne önerirsiniz? Bu işin içinden nasıl çıkabiliriz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Babanızın boşama veya devam etme gibi bir kararına sizin karışmanız doğru olmaz. Karar verecekse babanız bu kararı versin, siz asla müdahil olmayın. Babanız, kendinden büyük olanlarla istişare ederek kararını verir.
Selamünaleyküm. Kızım, ailen sana iyilik düşünüyor diye niye kızıyorsun? Bir iş bulup çalışamayan insan seni neden istiyor ya da sen bir iş bile bulmayan birini neden beğeniyorsun? Biraz da bu pencereden baksan olmaz mı? Çocuk denmeyecek bir yaştasın; çevrende iyi ve tatlı başlangıçlarla evlenip kısa zamanda perişan olanları görmüyor musun?
Size kim dedi kardeşlerinize anneliğe soyunun diye. Anne babanız hayatta değildi de siz mi mecbur kaldınız? Sınırlarınızı aşmışsınız. Aile içerisinde rolünüzü değiştirmeyin. Ablalık annelik değildir. Bahsettiğiniz çabayı kendi yuvanıza göstereceksiniz. Biraz geri çekilin. Enerjinizi toparlayın. Hayatın daha başındasınız. Müstakbel kocanıza ve yavrularınıza sarf edeceğiniz enerjiyi şimdiden tüketmeyin. Endişelenmenize gerek yok. Abla gibi davranmaya başlarsanız evlenme konusunda özgüveniniz tekrar gelir. Kimse yıpranmış, içi çökmüş bir kadınla evlenmek istemez. Dolayısıyla kendinizi yenileyin. Başaracağınıza inanıyorum.
Selamünaleyküm. Büyüğünüz durumundaki insanlarla istişareler edin. Size ne tavsiye ettiklerine bakın. Sizin kendi hatalarınız olabilir, kendinizi göremiyorsunuzdur, onlar size bir yön versinler ona göre hareket edin.
Kıymetli kardeşim sen iki ateşin ortasında kalmışsın. Ama önce şunu bil: Senin sağlığın, senin iyiliğin hepsinden önemli. Sen ayakta kalamazsan, kimseye de faydan olmaz. Bu yüzden önce kendini toparlaman lazım. Öncelikle bu yükü taşımanın seni hasta ettiğini fark et. Çünkü bu bir “görev” değil, hakkın olmayan bir yük. Annene de, eşine de, açıkça ve saygıyla bu seni hasta eden ortamı konuşman gerekiyor. Yanı sıra onların birbirleriyle olan diyaloglarını azaltacak adımlar at. Onların birbirleriyle ne kadar az görüşebileceği makul ve meşru yöntem varsa ortaya konulmalı ve ikisi birbirinden uzak tutulmalı. Senin onlardan birine gidince de birinin diğeri hakkındaki konuşmasından kaçınman lazım. "Bu konuşmanın kimseye bir faydası yok ama bana çok zararı var. Sağlığım bozuluyor. Bana zarar vermek mi istiyorsun açık açık söyle!" diyerek kişilere yaptıklarının tek sonucunun ne olduğunu iyice göster. Bu süreçte yalnız kalma. Dertleşeceğin dostlar bul. Bir psikologdan veya aile danışmanından yardım al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Ortadaki sorun, sizin yaşınızda bir kız kardeşin çözebileceği bir sorun değildir. Siz kendinizi o fitneye bulaştırmamaya bakın. Onlar kendi ateşlerini yakıp etrafında dönüyorlarsa siz eteğinizi o ateşin tutuşturmasından çekinin. Yapabileceğiniz sadece budur.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Burada iki ihtimal var. Birincisi siz, eşinizin harama bulaşmasından endişe ettiğiniz için iş ortamını tenkit ediyorsunuzdur. Bunda haklısınız, tenkit de etmelisiniz. Tavsiyelerde bulunmalısınız. İkinci durum, o ortamda eşiniz ikinci bir kadınla bağlantı kurar veya ikinci kadınlar sizin eşinizle alakanızı zayıflatmaya neden olabilir. Bunu endişe etmekte de haklısınız elbette. Ancak ikinci durum yani sizin eşinizi ikinci kadınların bulunduğu ortamlarda görmekten endişe etmeniz öne çıktığında siz, bunu kolay kolay garanti edemeyeceğinizi bilmek zorundasınız. Evde onu hapsetmedikçe başaramazsınız bu arzunuzu. Eşiniz üzerindeki bu endişenize çok erken başlamışsınız. Bir aylık evli bir kadının, ilerideki muhtemel endişelerden ötürü 'boşanmaktan' söz etmesini gayet ağır buldum. Müslüman bir hanım olarak bunu size yakıştıramadım. Boşanmak kelimesini bu kadar rahat kullanmanız hiç doğru değil. Böyle bir ortam sizin aile yapınızı harap eder. Evet, eşinizin ortamı onun açısından veballe yüz yüze bulunması demektir ama sizin bunu sadece 'onun harama düşmesi tehlikesi penceresinden ele aldığınızı söyleyemezsiniz. Siz takvadan önce kadınlık endişesinden yola çıkıyor gibi duruyorsunuz. Zannederim önce sizin kendinizi toparlamanız gerekiyor. Bu bakışla devam ederseniz, eşinizi düşmeyecekse de bataklığa düşürürsünüz. Lütfen tekrar düşünün, kendi abartınızı da hesaba katın ve yeni evli bir kadının ağzından çıkmayacak sözü kullanmayın. Eşinizi sevdiğinizi söylüyorsunuz ama o ifadeye uygun olmayan evhamlar üretiyorsunuz. Tekrar düşünün ve teenni ile hareket edin. Allah yardımcınız olsun.
Can boğaza gelince en zor karar da verilebilir ama canın boğaza geldiğine dair karar ne kadar duygusaldır ne kadar değildir, bunu iyi düşünmek gerekir. İtimat ettiğiniz birkaç kişi ile istişare edin öyle karar verin. Yıkmak kolay yapmak zordur, unutmayasınız.
Boşandığınız eşiniz sizin için bir yabancı durumundadır. Yabancı biri ile ne yapabiliyorsanız onunla da onu yapabilirsiniz. Belki de biraz daha da dikkatli olmanız gerekir, o size ait açıkları, siz ona ait ayrıntıları daha iyi bilirsiniz. Bu nedenle dikkat gerekir.
Allah teala size sabırlar versin. Elbette hayat birisinin eşi olmaktan ibaret değildir. Evlenmek kadar bekarlık da haktır. Mevcut durum ne ise onun üzerinden kulluğumuzu yerine getireceğiz, budur asıl önemli olan. İkinci olarak da şunu bilmeniz gerekir: Her an bir evliliğe hazır olmanız gerekir. Dul kalmaya da hazır olun yeni bir evliliğe de. Kadere karşı inat rolleri doğru değildir. İhlaslı ve gerçekçi bir evlilik her zaman en iyisidir. Üçüncü olarak da kendinize bir dernek, vakıf, ders halkası bulun. Onlarla beraber olmaya gayret edin. Muhakkak ve muhakkak günlük Kur'an okumalısınız. Her ay bir hatim indirecek şekilde okuyun. Bir ilmihal kitabını satır satır okuyun. Zikir virdi edinmeye çalışın. Sabredin kazanın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Verdiğiniz bilgiler kadarı ile bir boşanma görünmüyor ama bu dereceye inmiş bir ailede bugün değilse yarın gerçekleşir boşanma. Kendinize gelip nikâhı daha ciddi görmelisiniz ve Allah’tan korkmalısınız.
Öncelikli olarak düşünmeniz gereken şey, harama tevbe etmeniz ve bir daha onu yapmamaya ahdetmeniz olmalıdır. Haramdan kurtulmadıkça huzurunuzun olması mümkün değildir. Sebep ne olursa olsun harama karşı kendinizi koruyun. İkinci olarak da şöyle yapın: Sizin aileniz ve eşinizin ailesinden büyüklerin oluşturduğu bir hakem heyeti kurun. Geçmiş yılları onlara anlatın. Gerekiyorsa eşinizi tedavi ettirin. Neticede size 'cinsel ilişkisi olmayan bir eş' kabul etmeye karar verirlerse öyle bir karar tabii de değildir, dinen de tutarlılığı yoktur. Böyle bir kararı kabul etmeniz gerekmez. Bunun dışındaki kararlarını kabul edin. Gerekiyorsa da o heyetin tasvibi ile boşanmanızda bir sakınca yoktur. Sizin anlattığınız gibi ise evli olmanın da bir anlamı yoktur. Büyüklerinizi devreye koymadan karar vermeyin.