Fetva Meclisi
Soru
Hocam hayırlı günler. Sürekli sizin ders ve yayınlarınızı takip etmekteyim. Rabbim sizden razı olsun. Hocam içinden çıkamadığım bir soru sormak istiyorum. Eşim benim için isteğe bağlı SGK ( bağkur) ödemesini yaptı. Ancak şu anda dondurduk. Çünkü isteğe bağlı devam edersek 7 yıl kadar ödemek zorundayız. Ancak evde çocuklarımla ilgilendiğim için ve haram ortamında çalışmak istemediğimden eşim bilinen bir firmada bütün ödemeleri kabul ederek çalışıyor göstererek SGK’mı devam ettirmek istiyoruz. Bu zaman ise 3,5 - 4 yıl gibi bir zaman yarı yarıya avantajımız var. Bu durumun dini açıdan sakıncası var mıdır? Uzun zamandır bir çözüme ulaşamadık, dinen çok hassas bir yaşantımız var. Tekrar hayırlı günler diliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Aranızdaki anlaşmada bu ihtilafı giderecek bir madde yoksa yapacağınız iş şudur: a- Bu durumda meri kanunlarda veya teamüllerde var olan usulü size de uyarlayın. b- Sizi karşılayacak bir teamül yoksa, sizin işinize yakın işleri yapan bir kişiyi (mümkünse üç kişiyi) aranızda hakem tayin edin. Verilecek karara ikiniz de razı olun. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Sigorta yaptırmanın ilke olarak caiz olmadığını söylemeliyiz. Bu işlemde ise alacaklılar açısından bir sıkıntı yoktur yani borç talep eden yoktur. Ödeyen sigorta şirketidir. Önemli olan da alacaklının varlığı idi. O olmadığına göre, onun borcunu ödememiz gerekmez. Sigorta ile alakalı mesele ise istiğfar gerektiren bir durumdur.
İki tarafın dinlenmesi gereken bir meseleye cevabı, sizin verdiğiniz bilgi çerçevesinde yazmam sizi haklı gördüğüm anlamı taşımamalıdır. Sorunuzun hem hukuki hem de dini boyutları olan karmaşık bir meseledir. Sorunuzu ve sorununuzu olabildiğince anlaşılır hale getirerek madde madde cevap vermeye çalışacağım. Boşanma sürecinde erkeğin kadın üzerindeki sorumlulukları devam eder. Bu, iddet süresi boyunca nafaka verme yükümlülüğünü de içerir. Ancak iddet süresi tamamlandıktan sonra (evliliğin sona ermesiyle), nafaka sadece çocuklar için geçerli olur. Boşanma gerçekleştikten ve iddet bittikten sonra eşinizin evde oturmaya devam etmesi için gereken altyapı hizmetlerini (abonelikler) sizin sağlamanız yönünde bir zorunluluk yoktur. Bu durum mahkemeye bildirilmiş ve mahkeme de bu konuda sizi yükümlülükten muaf tutmuşsa, dinimiz açısından da zaten sizden fazladan bir sorumluluk beklenmez. Dinimizde, bir kişinin kendi mal varlığıyla ilgili tasarruf hakkı vardır. Abonelikleri kapatacağınız vakit mağduriyet oluşturmamak adına durumu eski eşinize önceden bildirmeniz, hak ve hukuka uygun bir tavır olacaktır. Bu süreçte bir aile danışmanından veya dini danışmandan destek almanız faydalı olabilir. Çünkü hem hukuki hem de psikolojik yönü ağır bir süreç yaşıyorsunuz. Dua ve sabır, bu tür sıkıntılı süreçlerde önemli dayanaklar olabilir. Zira Allah sabredenlerle beraberdir.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Resmi makamın verdiği cevap yeterlidir, aldığı helaldir.
Araştırdığımız kadarıyla SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği (rapor parası), iş göremez durumda olan kişiye maaş kaybını telafi etmek için verilir. Ancak raporlu olduğun hâlde işe gitmişsin ve maaşın da tam olarak ödenmiş. Bu durumda aynı süre için hem maaş hem de SGK ödeneği almış oluyorsun. Normal şartlarda bu ödeme, çalışamadığın günler için verildiğinden, haksız bir kazanca sebep olmuş. Eğer rapor parası çalışmadığın günler için verilmişse ve o günlerde çalıştıysan, bunu SGK'ya bildirmen gerekir. Çünkü burada bir yanlışlık olduğu açık; hem işverenin maaşını kesmemiş hem de SGK sana ödeme yapmış. Dolayısıyla bu parayı kendi adına harcamak uygun olmaz. En doğru hareket parayı gerekli yere iade etmektir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Yasak olmamakla beraber nur kelimesinden isim üretilmesi uygun değildir.
Selamünaleyküm. Acilen doktora görünmelisiniz. Doktorun tedavi önerisini de ciddiyetle uygulamalısınız. Aman ilerlemeden yaşınız doktoru ihmal etmeyin. Sonucu da bize yazın. Ondan sonra biz size cevap verelim.
Selamünaleyküm. Çevreniz tembel çevredir. Çevrenizi düzeltin. Çalışmalarla beraber olmaya çalışın. İşinizi değiştirin. Kur'an okumuyorsunuzdur, maneviyatınız eksiktir. TV ve internete sınır getirin; şu anda kullandığınızın yarısına sonra da çeyreğine indirin. Kendinizi değiştirerek çalışmayı öğrenin.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun tekrar abdest almayacaksınız! Tekrar abdest almak yok!
Selamünaleyküm. Cuma namazına erken gidip, Cuma vakarını taşımak kastediliyor. Saat değil erkencilik ve ilgi söz konusudur. Kur'an ile alakalı hadiste ise hem Kur'an okumak/okutmak hem de amel etmek söz konusudur. Birini diğerinden ayırmak mümkün olmaz.
Selamünaleyküm. Bir erkeğin hanımının annesi, bedi olarak kendisine haramdır, evlenmesi ebediyen caiz değildir. Dolayısıyla kadın damadı ile hacca gidebilir. Üvey anne yani, erkeğin hanımının babasının onu doğurmamış olan karısı, erkeğe ebediyen haram olanlardan değildir. Üvey anne evli olmayacak olsa onunla evlenmesi bile caizdir. Bu nedenle de beraber hacca gitmeleri caiz değildir.