Fetva Meclisi
Soru
S'a hocam.Oncelikle sitenizdeki vesvese konulu butun cevaplarinizi okuyup istifade etmeye calistim.Ancak son zamanlarda icinden cikilamaz hale geldi bu abdestte vesvese konusu.Cok defa doktora gittim IBS teshisi konuldu ilaclar ictim durum ayni,baska bir doktora gittim mide calismasinda duzensizlik denildi bir suru ilac da o verdi fakat matesuf bu durumdan kurtulamadim. Ne zaman ki namaz kilmaya niyetlensem ates basiyor beni mental olarak yarim saat hazir olmaya calisiyorum simdi alcam abdestimi sonra yok gidecek diyorum boyle boyle kendimi hazir hissedip abdest alip namaza basladigimda abdestim gidiyor.Herseye ragmen devam etmeye calisiyorum ama o da ayri eza veriyor sinirleniyorum uzuluyorum ve sadece seklen ALLAH affetsin yatip kalkiyorum gibime geliyor ve sanki bu durumdan cesaret alip namazin hakkini vermek istemezcesine aman ne olursa kiliyorum diye nefsim bu hadiseden cesaret alip lakayt kilarim diye korkuyorum. Farzlar aksamaya basladi cok uzuluyorum.Dualarinizi ve cevabinizi bekliyorum.ALLAH cennette cemaliyle sereflenenlerden eylesin sizleri...
Cevap
Benzer fetvalar
Eğer dinleyip tatbik edecekseniz size kurtulma ihtimalinizin yüksek olduğu bir tavsiyede bulunabilirim: Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna altı ay devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
Bu konuda zihninizdeki karışıklıklar sizi daha evhamlı hale getirmemesi için mutlaka psikolojik tedavi görmelisiniz. Bundan utanmayım. Farz edin ki dişinizin ağrısı için doktora gittiniz. Ayrıca bu daha önemlidir. Aksi takdirde huzur bulmanız gereken ibadetler size işkence haline gelir. Kendinize acıyın. Bu süreçte açık/sesli ve koku duymadığınız sürece abdestli olarak davranın. Kendinizi tekrar tekrar kontrol ederek vesveseye düşmeyin. Önemli olan kalp niyetidir. Sözlü niyetinize itibar yoktur. Abdest almaya yönelmeniz bir niyettir. Ayrıca abdestte niyet etmek şart değildir. Sildiğinizde peçetedeki kirlilik arka taraftaki necasetin eseriyse az veya çok olması fark etmeksizin temizlenmesi gerekir. Yalnız sizde vesvese olduğundan öyleymiş gibi görme durumunuz var. Buna göre karar verin. Allah yardımcınız olsun. Hocamızın, "Şeytanın Salıncağı" dersini dinlemenizi tavsiye ederim.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun tekrar abdest almayacaksınız! Tekrar abdest almak yok!
Selamünaleyküm. Muhakkak bir doktora görün. Seni bir dahiliyeci veya kim ise görsün. Bunun bir vesvese olmadığından emin ol. Vesvese şöyle anlaşılır: SES veya KOKU olmadığı hâlde abdestinin bozulduğunu zannediyorsan o vesvesedir. Vesvese ise durum, hiç tereddüt etme ve namazını kıl. Abdestin bozulmuyordur. Vesvese değilse, tedavi oluncaya kadar namazını özürlü gibi kıl. Her ezan vaktinde bir kere abdest al. Başka bir nedenle abdestin bozulmadıkça abdestin var kabul ederek bütün ibadetleri yap. Geçmiş olsun.
Namazın farz olan şartlarını yerine getirdikten sonra namaz kabul olur biiznillah. Yalnız farzlardan birinde TA’DİL-İ ERKÂN (rükûdan ve secdeden kalktıktan sonra iki üç saniye kadar beklemek) olduğunu unutmamalıyız. Abdest tutamamak gibi bir durum söz konusu olduğunda ve bu sürekli ise yani bir namaz kılamıyorsanız muhakkak abdest bozuluyor ise siz ÖZÜR SAHİBİ olarak namaz kılabilirsiniz. Özür sahibi olan kimse ezan okununca bir abdest alır ve o abdesti özrü dışında başka bir sebeple bozmadıkça abdesti bozulmamış gibi namaz kılar. Bu konuyu bir ilmihalden okuyun öyle yapın. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Rabbim seni ferahlığa çıkarsın. Satır aralarında yüreğin yanıyor, gözlerin doluyor. Bu halinle Allah’a sığınıyorsun, bunu hissediyorum. Şimdi sana bu zor ama çok önemli mesele hakkında net, sade, gönlünü rahatlatacak ve inşallah seni vesveseden kurtaracak bir cevap vereceğim. Senin yaşadığın şey vesvesedir. Senin anlattıkların; iman, temizlik, abdest, namaz ve nikâh gibi çok hassas konularda oluşan yoğun, tekrarlayıcı, kişiyi sürekli şüphede ve korkuda bırakan düşünce ve davranışlardır. Bu, İslam tarihinde de bilinmiş bir durumdur. Efendimiz ﷺ zamanında bile bu tür şikayetlerle gelen sahabiler olmuştur. Hatta Allah Resûlü ﷺ şöyle buyurmuştur: “Şeytan sizden birinin yanına gelir ve: Şunu kim yarattı? Şunu kim yarattı? der. Nihayet Allah’ı kim yarattı? sorusuna kadar gelir. Artık böyle bir vesvese ile karşılaşan kişi Allah’a sığınsın ve bu düşünceyi terk etsin.” (Buhârî, Bed'ü'l-Halk, 11) Yani senin yaşadığın hal yeni bir şey değil ve bunun ismi vesvesedir. Vesvese; şeytanın aldatma oyunudur. Şeytan sana din kisvesiyle yaklaşıyor. “Sen çok dikkatli olmalısın, ya abdestsizsen, ya yanlış söyledinse, ya imanın zedelendiyse?” diyerek sana dindarlık kisvesiyle vesvese veriyor. Fakat aslında seni ibadetlerden soğutmak, dinden uzaklaştırmak, hatta ruhsal olarak çökertmek istiyor. Ne yazık ki senin gibi samimi ve duyarlı insanlar daha çok etkileniyor. Fıkıhta bir kaide vardır: "Yakîn, şüpheyle ortadan kalkmaz." (el-Kavâidü’l-Fıkhiyye) Yani bir şeyi yaptığından emin isen sonra şüphe gelse bile o ibadet geçerlidir. Örneğin: Abdest aldığından eminsen, sonra yellenme şüphesi gelse abdestin bozulmaz. Namazda iftitah tekbirini aldığından eminsen sonra “dedim mi?” diye düşünsen, namazın geçerlidir. Niyet ettin mi, ettin. Niyetin içeriği bozuldu mu diye uğraşma. Çünkü niyet kalbin amelidir, dilin değil. Kameti eksik getirdim mi? Şüphe varsa, önemli değil, kaldığın yerden devam et. Vesveseye uyarak yeniden başlamak seni ibadetten uzaklaştırır. Bu da şeytanın tam da istediği şeydir. Nikâh sözleri: Yalnız başınayken şüpheyle bozulmaz. Nikâh bozulması çok ciddi bir meseledir. Bir insan yalnız başına içinden geçirdiği ya da kendi kendine mırıldandığı belirsiz sözlerle nikâhı bozulmaz. Nikâhın bozulması için açık, kesin ve net bir boşama sözü gerekir. Seninki gibi şüpheli düşünceler, vesveseler nikâha zarar vermez. Ayrıca “ağzımdan çıktı mı, çıkmadı mı bilmiyorum” diyorsan, bu da kesinlik ifade etmediğinden dolayı nikâh bozulmaz. Tedavi, sabır, dua ve gerekirse psikolojik desteğe ihtiyacın var. Sen çok güzel bir gayretin içindesin. Her gün vesvese ile boğuştuğun hâlde namazlarını terk etmiyor, duanı bırakmıyor, Rabbine sığınıyorsun. Allah seni asla yalnız bırakmaz. Yeter ki şu üç adımı ihmal etme: Şeytana cevap verme. Şüphe geldi mi, hemen başka işe yönel, konuyu değiştir. Bu düşüncelerle mücadeleye girme, çünkü onları ciddiye aldıkça büyürler. b. Kalbinden geçenleri imanına zarar verir diye düşünme. Kalpten istemeden geçen şeylerden Allah mesul tutmaz. c. Eğer günlük hayatın çok zorlaştıysa, bir psikiyatrist ya da terapistten yardım al. Bu bir iman zayıflığı değil, bir zihin yorgunluğudur. Unutma kendine iyi bakmak da kulluğun bir parçasıdır. Senin yaşadığın hiçbir şey seni dinden çıkarmaz, imanına da zarar vermez. Yeter ki vesveseyi ciddiye alma, peşinden gitme. Allah seni vesveseden kurtarsın, kalbine sekînet indirsin. Her şey yoluna girecek. Bu şekilde inanman ve dua etmen yeterli…
abdest konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu uygundur ama o arada sabah namazını unutmaması gerektiğini de bilmeliyiz.
Selamünaleyküm. İdrar iyice boşadıktan sonra, elinizle kamışınızı incitmeyecek şekilde sıvazlayın. Ayağa kalkınca da kontrol edin. Bir süreliğine tuvalet kâğidi kullanın. Su ile taharet etmeyin. Bir ay sonra durumu tekrar yazın lütfen.
'Akan her sıvı' şeklindeki bilgi, eski ulemanın kitaplarında zikredilen bir meseledir. Mesele ile alakalı hükmü şöyle özetleyebiliriz: a- Bir bayandan sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın büyük bir bölümüne göre abdesti bozar. Bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söyleyen de vardır. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü teyit etmektedir. Buna göre ihtiyaten abdestini yenileyen bir hanım daha iyi olanı yapmış olur. Böyle yapmayana da yanlış yaptığını söylemeyebiliriz. Gusül gerekmesi için bayanın cinsel organına erkeğin cinsel organı değmesi gerekir. Doktorun muayenesi bu kuralı işletmez, gusül de gerekmez.
Selamünaleyküm. 1- Özürlünün özrü bittiğinde normal abdest alarak namaz kılmalıdır. 2- Bir kere teyemmüm sadece toprak cinsinden bir şeyle olur. Cam toprak cinsi değildir. Otobüste bulunmanın teyemmüm ruhsatı oluşturmayacağı kanaatindeyim. Mü'min, namazı için mücadele etmelidir. 3- Herkes taklit ettiği âlimin izinden gitmelidir. Kendisi de efdali mefdûlu anlayacak durumda ise seçerek hareket edebilir. 4- Yarabandı gibi bir şey kullanmak gerekir. Hiçbir imkân olmadığında ise kanın abdeste zararı olmayacağı içtihadı ile hareket edebiliriz. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Bu yok sayılamayacak bir içtihat kabul edilmektedir. Namazı iade etmemizi gerektirecek bir akidevi sorun değildir. Akidevi sorunlarda, tereddüt etmeden imamı yok sayarız. Fıkhî içtihatlarda ise camide, cemaatte olmayı yeğlemek gerekir. Buna rağmen namaz iade edilebilir ama fitneye meydan vermemek kaydıyla.
Selamünaleyküm. Yasini Şerif, dua değil sure adıdır. Arapça metnine abdestsiz tutulmaz. Tercümesi ise abdestsiz okunabilir. Tutmadan okumak için hiçbir şekilde abdest gerekmez.