Fetva Meclisi
Soru
Ben abdest aldıktan sonra abdestim bozulacak korkusuyla namazı hızlı kılmak zorunda kalıyorum. Hızlıdan kasıt namazda kısa sureler okuyarak çabuk bitirmek gibi. Abdest konusunda çok sıkıntı yaşıyorum yani çok özür diliyorum ama akıntı fazla olunca abdestimi hep tazelemek zorunda kalıyorum. Bana ne önerirsiniz hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Eğer dinleyip tatbik edecekseniz size kurtulma ihtimalinizin yüksek olduğu bir tavsiyede bulunabilirim: Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna altı ay devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
Sürekli bir akıntı, gaz veya benzeri bir durum varsa ve bu durumu kontrol etmeniz mümkün değilse, "özür sahibi" sayılırsınız. Özür sahibi olan kişiler için özel hükümler geçerlidir. Özür sahibi olma şartları: Abdest aldıktan sonra, namaz vakti boyunca sizi rahatsız eden durum (örneğin, akıntı, gaz vb.) sürekli olarak devam ediyor ve engellenemiyorsa. Her namaz vakti en az bir kez tekrar ediyorsa her namaz vakti için bir abdest alırsınız. Bir namaz vakti içinde abdesti bozan durum (gaz, akıntı vb.) olsa dahi aldığınız abdestle o vaktin farzını ve nafilelerini kılabilirsiniz. Bu, özür sahipleri için kolaylaştırıcı bir hükümdür. Örneğin: Öğle vakti için abdest aldınız ve namaz kıldınız. O esnada midenizde hareketlenme veya kaçak bir durum oluştuysa, abdestiniz bozulmuş sayılmaz ve namazınızı devam ettirebilirsiniz. Ancak yeni vakit geldiğinde tekrar abdest almanız gerekir. Bu tür rahatsızlıklar, vesvese (aşırı şüphe) oluşturabilir. Eğer abdestinizi aldıktan sonra gerçekten kaçak olmadığını düşünüyorsanız, kendinizi aşırı zorlamamalısınız. Vesvese ile hareket etmek hem sizi yorabilir hem de ibadetten soğutabilir. Özetle her vakit abdest alarak namaz kılmanız doğru bir uygulamadır.
Selamünaleyküm. Her şeye rağmen namazı ihmal etmeyin. Sizin durumunuz bir özür hâlidir; normal şartlarda caiz olmayan şeyler sizin için caizdir. Yılmayın, üzül meyin. Sabrederek geçirin bu günlari. Tıbben tavsiye edilenlere muhakkak uyun. Allah Teâlâ afiyetinizi iade buyursun. Dualar ederiz size.
Selamünaleyküm. Tekrarlamak yok, abdesti de guslü de, namazı da. Tekrarlamak yok. Bu konuda sizin tedaviniz de mümkün değil başka türlü. Bir yıl hiçbir şeyi tekrarlamak yok. Bırak abdestsiz gibi olsun. Karışma. Abdestsiz kılmak var. Tekrar yok!
Aleykümselam. Mesele orada okuduğunuz şekilde özetlenmiştir. İhtiyat olanı hepimiz biliyoruz: Abdesti bozulmuş kabul etmek. İhtiyat budur. Uygulamaya gelince, bayanların bu konuda ciddi bir sıkıntıları vardır. Sadece 'abdest al' demekle olmuyor. Ara sıra akıntı gelmesi ile akıntısız anı olmamak farklı olmalıdır. Rutubete gelince, bunu bir bayan her halde takdir eder zannederim. Rutubet ile akıntı aynı değildir. Tükürükle üst dudakta oluşan ter aynı mı? Bu hususta okuduğunuz gibi bir açılım denebilecek fetva vardır. Genel uygulamayı biliyoruz, zorda olanlar için de sözünü ettiğimiz görüşten yararlanılabilir.
Şeytan seni namazdan alıkoymak için bunu üretiyor. Koku duymadıkça veya sesi kulağına gelmedikçe yellenmeyi yok kabul et. Namazdan asla çıkma. Bir iki ay böyle davranırsan kurtulursun biiznillah.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Cevap dini bir konuda da olsa hayatın içinden insanla alakalı bir konuyu işlemektedir. Bu da doktorun uzmanlık alanına giren bir konu ise muhakkak ona danışılması, görüş alınmasını gerektirir. Fıkıhla meşgul birisinin hayatın her ayrıntısını bilmesi mümkün değildir. Herkese uzmanlık alanından sorulur. Abdest yerine teyemmüme geçilebilmesi için suyun hastaya zarar verip vermeyeceği doktora sorulmalıdır. Namazı ayakta, oturarak veya yaslanarak kılmak açısından hastanın neyi kaldırıp kaldıramayacağı doktora sorulmalıdır. Ramazan orucunu tutma konusunda kimin özürlü sayılacağına doktor karar vermelidir. Hamile veya emziren kadının oruç tutup tutamayacağına da doktor karar verir. Temiz/helal olmadığı hâlde bir ilacın kullanılabilirliğini de doktor belirleyebilir. Kişinin akli melekesinin ne durumda olduğunu dolayısıyla sorumluluk oranını doktor belirler. Bunlar ve benzeri konularda UZMAN DOKTORUN RAPORU fetva vereni de bağlar nitelikte güçlüdür.
Temizlikten manevi ve maddi olmak üzere iki boyutlu bir temizlik anladığımız muhakkaktır. Manevi temizlik inşaallah oruç sayesinde kazanılıyordur. Onu özellikle burada izah etmeyelim. Maddi temizlik ve oruca gelince şöyle bir izahat yapabiliriz: Ramazan ayının diğer zamanlara göre maddi temizliğimizi eksik yapmamızı gerektirecek bir ilave getirmemektedir. Bedenlerimizde, evlerimizde ve ibadet mahallerimizde tam anlamı ile bir temizlik görüntüsü olmalıdır. Zira dinimiz temizliği imanın yarısı gibi kabul etmektedir. Temizlik ve imanı aynı terazide tartan dinimizin emirlerinden biri olan oruç hiçbir şekilde bizi temizlik dışında bir zemine itemez. Ramazan ayında namazımız artar. Namaz da temizlik üzerine kurulu bir ibadettir. Ramazan ayında oruçlu olanlar için tuvalet tahareti dikkatli olunması gereken bir konudur. Taharet yapılırken vücuttan içeri rutubet alınmamalıdır. Alındığı takdirde orucun kazası gerekebilir. Oruçlunun gusül yapmasında hiçbir sakınca yoktur. Gusül yaparken gevşek davranıp ağızdan, burundan mideye su alacak bir hata yapmak sakıncalı olur. Gece veya gündüz gusül yapabiliriz. Geceden guslün yapılması ise daha evladır. Aynı şekilde abdest alırken de ağız ve burundan mideye inecek şekilde bir su kaçırma hatası yapılmamasına dikkat edilmelidir. Oruçlu iken ağız temizliği ihmal edilmemelidir. Özellikle insanlarla beraber olmak durumunda olanlar ağız kokusuna karşı tedbirli olmalıdırlar. Bu nedenle ağız temizliği için MİSVAK kullanılmaya devam edilmelidir. Gece yemekten sonra ve gün boyu abdestte misvak kullanılabilir. Misvak bulunduramayanlar, misvak yerine DİŞ FIRÇASI kullanabilirler. Diş fırçası ile dişlerin gün içinde de temizlenmesi mümkündür. Ağız kokusu olanlar bu temizliği yapmalıdırlar. Diş fırçası ile beraber DİŞ MACUNU kullanılmasında ise macunun durumuna göre bir risk olabilir. Sahur yemeğinde rahat kullanılabilir. Gün içinde ya da sahur yemeğinden sonra imsak başlayınca ağız temizliği yapılacaksa mideye tadı inecek kadar ağır macunlar kullanılmamalıdır. Ya da tadı içeri gitmeyecek kadar çok az kullanılmalıdır ama evla olan gündüz macun kullanmamaktır. 6. Kulak temizliğinin oruca zararı yoktur.
Dinimiz, ibadetlerde zorluk çektirmeme ilkesi üzerinden ibadet emretmektedir. Ortaya zorluk çıktığında ibadette bir ruhsat devreye girer. O ruhsat sürecinde de doktor raporu gerekir. Zira hastalık ibadetlerde en önemli ruhsat sebeplerinden biridir. Gusül veya abdestten teyemmüme geçişte, Namazı ayakta kılma yerine oturarak veya yatarak kılma sürecinde, Oruç erteleme veya hiç tutmama ruhsatı gerektiğinde, Hamile kadının orucu ertelemesinde, Hac ibadetini kaldırıp kaldıramayacağında, Hacta bazı vazifeleri yapıp yapamayacağında doktorun raporu gerekli olur. Bu durumda doktor olarak adı geçende belli şartların bulunması gerekir. Bu şartları şu şekilde derlememiz mümkündür: Doktor eskilerin ifadesi ile hazık bir doktor olmalıdır. Bugünkü ifadesi ile ruhsata konu alanda uzmanlık belgesi bulunan bir doktor olmalıdır. İbadet konusunda ruhsat verecek doktorun Müslüman olması ulemanın çoğunluğuna göre şarttır. Kendisi inanmadığı bir ibadeti başkası için ne kadar ciddiye alabilir endişesi bu şartı ortaya koymaya sevk etmiştir. Esasen Müslüman olmayan bir doktora gidilebilir mi şeklinde de sorulmuştur bu. Bazı âlimler ise o alanda yaşanılan şehirde Müslüman uzman doktor bulunmuyorsa alanının uzmanı Müslüman olmayan bir doktora da gidilebilir demişlerdir. Bu bir ara izin gibidir. Zor durumda kalan mü'min bu izni kullanabilir. Ruhsat verecek doktorun “iyi bir mü'min” olması ise şart değildir. Doktorluğunda iyi olması, genel durumunu incelememizi gereksiz yapar. Yeter ki aleni bir fasıklığı ile meşhur olmuş olmasın. Söz konusu raporun heyet raporu ya da birden çok doktora danışılarak alınan bir rapor olması şart değildir. Alanında uzman bir tek doktorun raporu yeterlidir. O doktor, ikinci bir doktorla da istişare edilmesini tavsiye ediyorsa ikinci bir doktorun raporu da istenir.
Bundan sonrasına dikkat et. Tevbeni koru. Allah’a emanet ol.
Kardeşiniz için bir kiremit parçası da bulabilirsiniz. Toprak asıllı bir şey olsun. Onu yıkayın evde temiz bir parça gibi dursun. Bulamazsanız bir çiçek saksısını (içindeki toprağa temas ederek) kullanabilirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Tamamen dökülmüş saçın yerine erkek veya kadın peruk kullanabilir. Bazı âlimler böyle bir görüş belirtmişlerdir. Saçı biraz dökülen ise peruk kullanamaz. Hadiste yasaklanan “saça saç ilave etme” sakıncasından dolayı böyle bir farklı hüküm bulunmaktadır. Guslederken peruk çıkarılmalıdır. Abdestte mesh ederken ise çıkarması daha evla olandır.