Fetva Meclisi
Soru
Saçı tamamen dökülen bir erkek peruk kullanabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, takma saçla alakalı bir yasak vardır. Annenizin durumu gibi tedavi maksatlı bir peruk kullanımına cevaz veren bazı âlimler vardır. Gusül için çıkarıp başını yıkamak ve abdest için de mesh için gerekli olanı kadarını çıkarıp mesh etmek şartı ile bu cevazdan istifade edilerek kullanabilir diye düşünürüz.
Hz. Peygamber’in (s.a.s.) saç eklemeyi ve ekletmeyi yasakladığı yönündeki rivâyetler sahih kaynaklarımızda yer almaktadır. (Buhârî, Libâs, 83-85 [5935-5942]; Müslim, Libâs, 115-119 [2122-2124]) Konuyla ilgili hadisleri değerlendiren İslâm âlimleri, bir kimsenin, saçına başkasının saçını eklemesini veya başkasının saçından imal edilen peruğu takmasını caiz görmemişlerdir. Çünkü bu gibi işlemlerde saygın olan insanın bir parçası kullanılmaktadır ki; bu, zorunlu hâller dışında caiz değildir. Ancak insan saçı dışında ipek, iplik, yün ve benzeri maddelerden yapılmış peruğun takılmasını, fakihlerin çoğunluğu caiz görmektedir. (Kâsânî, Bedâ’i, 5/125-126; İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/70; İbn Nüceym, el-Bahr, 6/88) Günümüzde cerrahi bir operasyon olarak yapılan saç ekimi uygulaması ise kişinin kendi saçının alınıp saç kaybına uğrayan bölgeye nakledilmesi şeklinde olduğundan söz konusu yasak kapsamında değildir.
İslam âlimleri, Hz. Peygamber'den nakledilen konuyla ilgili hadislere dayanarak saça saç eklenmesine ve peruk takılmasına ilişkin çeşitli görüşler ortaya koymuşlardır. Fakihlerin ve hadis şarihlerinin konuya dair değerlendirmelerinden hareketle şu sonuçlara ulaşılmıştır: 1. Hangi amaca matuf olursa olsun insan saçının alınıp satılması ve ticaretinin yapılması caiz değildir. 2. Kanser tedavisi gören ve saçları dökülen çocukların psikolojik faydaları da göz önünde bulundurularak insan saçından mamul peruk kullanmaları caizdir. 3. Başka amaçlarla kullanılmamak şartıyla sadece kanser hastası çocukların kullanması için saç bağışında bulunmak caizdir.
Selamünaleyküm. Peruk kastediyorsanız onun caiz olmasında sıkıntı vardır. Onun dışında tedavi yöntemi ile saç ekimi yapılabilir. İnsanın kendi bedeninden alınıp başka yere dikilmesi de mümkündür, temiz bir maddeden imal edilenin ekilmesi de (bazı âlimlere göre) mümkündür. Böyle bir durumun da gusle zararı yoktur.
Evet, insan kılından olmayan bir perukla dolaşmak 'saçı açık olmak' hükmünde değildir. Ancak bir yerde çalışmanın tek sakıncası 'saçın görülmesi' değildir. Yabancı erkeklerle bir arada bulunmak da bir sorundur. Çalışmaktan kaynaklanan, annelik veya hanımlık görevlerini aksatmak da bir sorundur. Bunları da düşünüp karar vermek gerekir.
Böyle bir hastalık sahibinin tedavi maksatlı olarak saç ekimi yaptırması caizdir. İlk fırsatta tedavi olsun.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Bundan sonrasına dikkat et. Tevbeni koru. Allah’a emanet ol.
Temizlikten manevi ve maddi olmak üzere iki boyutlu bir temizlik anladığımız muhakkaktır. Manevi temizlik inşaallah oruç sayesinde kazanılıyordur. Onu özellikle burada izah etmeyelim. Maddi temizlik ve oruca gelince şöyle bir izahat yapabiliriz: Ramazan ayının diğer zamanlara göre maddi temizliğimizi eksik yapmamızı gerektirecek bir ilave getirmemektedir. Bedenlerimizde, evlerimizde ve ibadet mahallerimizde tam anlamı ile bir temizlik görüntüsü olmalıdır. Zira dinimiz temizliği imanın yarısı gibi kabul etmektedir. Temizlik ve imanı aynı terazide tartan dinimizin emirlerinden biri olan oruç hiçbir şekilde bizi temizlik dışında bir zemine itemez. Ramazan ayında namazımız artar. Namaz da temizlik üzerine kurulu bir ibadettir. Ramazan ayında oruçlu olanlar için tuvalet tahareti dikkatli olunması gereken bir konudur. Taharet yapılırken vücuttan içeri rutubet alınmamalıdır. Alındığı takdirde orucun kazası gerekebilir. Oruçlunun gusül yapmasında hiçbir sakınca yoktur. Gusül yaparken gevşek davranıp ağızdan, burundan mideye su alacak bir hata yapmak sakıncalı olur. Gece veya gündüz gusül yapabiliriz. Geceden guslün yapılması ise daha evladır. Aynı şekilde abdest alırken de ağız ve burundan mideye inecek şekilde bir su kaçırma hatası yapılmamasına dikkat edilmelidir. Oruçlu iken ağız temizliği ihmal edilmemelidir. Özellikle insanlarla beraber olmak durumunda olanlar ağız kokusuna karşı tedbirli olmalıdırlar. Bu nedenle ağız temizliği için MİSVAK kullanılmaya devam edilmelidir. Gece yemekten sonra ve gün boyu abdestte misvak kullanılabilir. Misvak bulunduramayanlar, misvak yerine DİŞ FIRÇASI kullanabilirler. Diş fırçası ile dişlerin gün içinde de temizlenmesi mümkündür. Ağız kokusu olanlar bu temizliği yapmalıdırlar. Diş fırçası ile beraber DİŞ MACUNU kullanılmasında ise macunun durumuna göre bir risk olabilir. Sahur yemeğinde rahat kullanılabilir. Gün içinde ya da sahur yemeğinden sonra imsak başlayınca ağız temizliği yapılacaksa mideye tadı inecek kadar ağır macunlar kullanılmamalıdır. Ya da tadı içeri gitmeyecek kadar çok az kullanılmalıdır ama evla olan gündüz macun kullanmamaktır. 6. Kulak temizliğinin oruca zararı yoktur.
Tedavi maksatlı yapılan böyle bir işlemde sakınca yoktur. Elden geldiği kadar giderilmeye çalışıldıktan sonra da öyle bir kalıntının sakıncası olmaz biiznillah. Geçmiş olsun.
Gusletmeden önce ağzınızı ve burnunuzu üç defa çalkalayın yani su verin. Sonra duş alacağınız yere girin ve sabunlanacaksanız sabunlanın. Sabunu gidermesi için musluğu açın ve bol su ile BİR KERE her yerinizi yıkayın. İkinci bir defa tekrar musluğu açın baştan aşağı bütün bedeninizi ıslatın. Her yeniniz kirli kalsa bile asla tekrar musluğa dokunmayın ve banyodan çıkın. Toplam süreniz en fazla on dakika olacaktır. Bir yıl bu şekilde devam edin, büyük oranda toparlayacaksınız biiznillah.
Gusül abdesti yok ise namaz kılınamaz, Kur'an okunamaz/tutulamaz, camiye girilemez, tavaf edilemez ama diğer işler yapılabilir, bir sakıncası olmaz.
Cevap dini bir konuda da olsa hayatın içinden insanla alakalı bir konuyu işlemektedir. Bu da doktorun uzmanlık alanına giren bir konu ise muhakkak ona danışılması, görüş alınmasını gerektirir. Fıkıhla meşgul birisinin hayatın her ayrıntısını bilmesi mümkün değildir. Herkese uzmanlık alanından sorulur. Abdest yerine teyemmüme geçilebilmesi için suyun hastaya zarar verip vermeyeceği doktora sorulmalıdır. Namazı ayakta, oturarak veya yaslanarak kılmak açısından hastanın neyi kaldırıp kaldıramayacağı doktora sorulmalıdır. Ramazan orucunu tutma konusunda kimin özürlü sayılacağına doktor karar vermelidir. Hamile veya emziren kadının oruç tutup tutamayacağına da doktor karar verir. Temiz/helal olmadığı hâlde bir ilacın kullanılabilirliğini de doktor belirleyebilir. Kişinin akli melekesinin ne durumda olduğunu dolayısıyla sorumluluk oranını doktor belirler. Bunlar ve benzeri konularda UZMAN DOKTORUN RAPORU fetva vereni de bağlar nitelikte güçlüdür.