Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Kanser hastası çocukların kullanması için saç bağışı caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
İnsana ait bir organın, parçanın ticaret malzemesi olarak kullanılması yani para karşılığı satılması caiz değildir. Buna göre saç sahibinin saçını para veya başka bir menfaat karşılığı satması caiz değildir. Bunun dışında hasta birinin kullanması için verdiğiniz örnekteki gibi bir uygulama caiz olabilir. Bu durumda da ne kadar o hastada kalacağı ne kadar piyasaya sunulacağı iyi incelenmelidir. Çünkü ruhsat sadece hastalara verilmesi üzerine kuruludur. Süs için kullanılacak peruk konusunda ulemanın uygun görmeme görüşünü dikkatten kaçırmamalıyız.
Hz. Peygamber’in (s.a.s.) saç eklemeyi ve ekletmeyi yasakladığı yönündeki rivâyetler sahih kaynaklarımızda yer almaktadır. (Buhârî, Libâs, 83-85 [5935-5942]; Müslim, Libâs, 115-119 [2122-2124]) Konuyla ilgili hadisleri değerlendiren İslâm âlimleri, bir kimsenin, saçına başkasının saçını eklemesini veya başkasının saçından imal edilen peruğu takmasını caiz görmemişlerdir. Çünkü bu gibi işlemlerde saygın olan insanın bir parçası kullanılmaktadır ki; bu, zorunlu hâller dışında caiz değildir. Ancak insan saçı dışında ipek, iplik, yün ve benzeri maddelerden yapılmış peruğun takılmasını, fakihlerin çoğunluğu caiz görmektedir. (Kâsânî, Bedâ’i, 5/125-126; İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/70; İbn Nüceym, el-Bahr, 6/88) Günümüzde cerrahi bir operasyon olarak yapılan saç ekimi uygulaması ise kişinin kendi saçının alınıp saç kaybına uğrayan bölgeye nakledilmesi şeklinde olduğundan söz konusu yasak kapsamında değildir.
Selamünaleyküm. İnsan organlarının veya ifrazatının ticari meta olarak değerlendirilmesi asla caiz değildir. Kan bağışı gibi zarureten olan durumlar caiz olabilir. Müslüman bir kadın, ulu orta böyle bir saç devri yapmamalıdır.
Evet, takma saçla alakalı bir yasak vardır. Annenizin durumu gibi tedavi maksatlı bir peruk kullanımına cevaz veren bazı âlimler vardır. Gusül için çıkarıp başını yıkamak ve abdest için de mesh için gerekli olanı kadarını çıkarıp mesh etmek şartı ile bu cevazdan istifade edilerek kullanabilir diye düşünürüz.
Selamünaleyküm. Peruk kastediyorsanız onun caiz olmasında sıkıntı vardır. Onun dışında tedavi yöntemi ile saç ekimi yapılabilir. İnsanın kendi bedeninden alınıp başka yere dikilmesi de mümkündür, temiz bir maddeden imal edilenin ekilmesi de (bazı âlimlere göre) mümkündür. Böyle bir durumun da gusle zararı yoktur.
Bir hastanın tedavisinde kullanılmak üzere ücrete konu yapmadan saç verilebilir ama aynı saçın ticari maksatla ve süslenmek için kullanılabileceği ihtimali varsa saçların hibe edilmesi caiz olmaz.
TIP ve SAĞLIK konusundaki diğer fetvalar
Son yıllarda yapılan birçok araştırma sigaranın insan sağlığı üzerinde pek çok zararlı etkisinin olduğunu bilimsel olarak ortaya koymuş bulunmaktadır. Bazıları ölümcül olmak üzere çok sayıda hastalığın sebebi olması itibariyle sigaranın mübah görülmesi düşünülemez. Bazı alimler; sigaranın "tahrimen/harama yakın mekruh” olduğunu söylemişlerdir. Günümüzde bir çok alim ve fetva meclisi, kişinin kendisini tehlikeye atmama ve öldürmeme, başkalarına zarar vermeme, zararı giderme, sağlığı koruma yönündeki temel ilkeleri esas alarak sigaranın haram olduğu görüşündedir. Dolayısıyla bir müslümanın, pek çok zararı bünyesinde barındıran sigarayı içmesi caiz değildir.
Günümüzde tüp bebek yönteminde sperm ayrıştırma veya PGT tekniği ile bebeğin cinsiyetini belirlemek mümkün hale gelmiştir. Teknik imkânlarla cinsiyet belirlenmesi mümkün olsa da bu durum şimdiden öngörülemeyecek demografik sorunlar ortaya çıkarabileceği gibi cinsiyetlerin dağılımındaki dengenin bozulmasına da yol açabilir. Kur’an-ı Kerim’de “Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. O, dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocuklar, dilediğine erkek çocuklar verir.” buyurulmaktadır. (Şûra, 42/49) Teknik müdahale ile cinsiyet seçimine gidilmesi, Allah’ın bu konudaki takdirine rıza göstermeme, toplumsal dengenin bir cinsiyet aleyhine bozulabilme ihtimali ve uygulama esnasında bir zaruret olmaksızın avret bölgelerinin açılması gibi nedenlerden ötürü caiz değildir. Ancak uzman hekim heyeti tarafından genetik bir hastalık nedeniyle cinsiyet seçimine gidilmesinin önerilmesi durumunda sperm ayrıştırma yöntemi kullanılarak cinsiyet seçimine gitmek, tedavi kapsamında değerlendirilip caiz görülebilir.
Gebelik takibi sırasında bir kısmı rutin olarak uygulanan bir kısmı ise fetal hastalık/anomali şüphesi varlığında kullanılan bir takım testler ve işlemlerle fetüsteki problem teşhis edilmeye çalışılmaktadır. Prenatal teşhis adı verilen bu uygulama, yaşamla bağdaşmayan ya da bebeğin devamlı sekelli (işlev veya doku bozukluğu) kalmasına yol açma riski yüksek olan anomalilerin tanınmasına, bebek anne karnında iken ya da doğduktan sonra erken müdahale ile tedavisine imkan tanımaktadır. Anne rahminde cenine zarar vermemek, doğrudan ya da dolaylı yoldan gebeliği sonlandırmamak; bilakis anne rahminde veya doğumdan sonra bebeğin sağlıklı gelişimini ve yaşamasını temin etmeye yönelik olması kaydıyla yapılan test, muayene ve müdahalelerde dinen bir sakınca bulunmamaktadır.
Kadın veya erkekteki bir hastalık sebebiyle, cinsel ilişkiyle gebeliğin gerçekleşmesi mümkün olmadığı takdirde sperm, yumurta ve rahim aynı karı kocaya (evliliği fiilen devam eden çifte) ait olmak şartıyla tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olmakta dinen bir sakınca yoktur. Ancak tüp bebek uygulamasında tıbben gerekli olan asgari miktarda yumurtanın döllenmesiyle yetinilmelidir. Bu nedenle gereğinden fazla embriyo oluşturmaktan ve bunları dondurmaktan kaçınılmalıdır.
İnsan hayatının korunması dinin vazgeçilmez değerlerindendir. Yaşama hakkı, sperm ve yumurta hücrelerinin birleştiği ve döllenmenin başladığı andan itibaren Yüce Allah tarafından verilmiş temel bir hak olup artık bu safhadan itibaren anne ve baba da dahil hiçbir kimsenin bu hakkı ihlal etmesine izin verilmemiştir. Kur’an ve sünnette yer alan genel kaideler ve hükümler, dinen meşru bir gerekçe olmadıkça anne karnındaki ceninin hayatının sonlandırılmasına müsaade etmez. Bu itibarla, annenin hayati tehlikesi gibi haklı ve kesin bir zaruret olmaksızın anomalili de olsa gebeliği sonlandırmak dinen caiz değildir.
Tüp bebek yönteminde, evliliği fiilen devam eden eşlerin dışında üçüncü şahıslara ait sperm, yumurta, embriyo ya da rahmin kullanılması; çocuk sahibi olmanın evlilik kurumunun dışına taşınması, nesep ve nesil güvenliğinin zedelenmesi ve mahremiyet ilkelerinin ihlal edilmesi sebebiyle dinen caiz değildir. Bu itibarla, tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olma yönündeki cevazın, nikâhlı karı-koca (evliliği fiilen devam eden çift) ile sınırlı olduğu bilinmelidir.