İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Gebelikte tarama testlerinin yapılması/yaptırılması caiz midir?

Cevap

Gebelik takibi sırasında bir kısmı rutin olarak uygulanan bir kısmı ise fetal hastalık/anomali şüphesi varlığında kullanılan bir takım testler ve işlemlerle fetüsteki problem teşhis edilmeye çalışılmaktadır. Prenatal teşhis adı verilen bu uygulama, yaşamla bağdaşmayan ya da bebeğin devamlı sekelli (işlev veya doku bozukluğu) kalmasına yol açma riski yüksek olan anomalilerin tanınmasına, bebek anne karnında iken ya da doğduktan sonra erken müdahale ile tedavisine imkan tanımaktadır. Anne rahminde cenine zarar vermemek, doğrudan ya da dolaylı yoldan gebeliği sonlandırmamak; bilakis anne rahminde veya doğumdan sonra bebeğin sağlıklı gelişimini ve yaşamasını temin etmeye yönelik olması kaydıyla yapılan test, muayene ve müdahalelerde dinen bir sakınca bulunmamaktadır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah Teâlâ’dan bu yavrunun anne babasına sabır ve sebat dileriz. Annenin sağlığı açısından sorun oluşturmadığı sürece böyle bir bebeği doğumundan önce anne rahminden almak yani öldürmek caiz değildir. Fukahanın genel görüşü budur.

Beş aylık bedensel (bel açıklığı) tedavisi mümkün olmayan ve zihinsel özürlü (be
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Anne sağlığı açısından tehlike oluşturmayan bir bebeğe müdahale caiz değildir.

Down sendromu teşhisi konulan bir bebeğin anne rahminde 5 aylıkken alınması caiz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kırk günden sonraki bir müdahalenin caiz olması için tıbben kadının ölümcül bir tehlikede olduğunun tespit edilmesi gerekir. Bu tespit de heyet şeklinde olmalıdır. Ya da heyet kadar tatmin edici bir bilgi olmalıdır. Anne adayının bunu bilmesi durumunda kararı kendisinin vermesi gerekir. İyi düşünüp karar vermesini tavsiye ederim. Allah yardımcısı olsun.

Bir yakınımız 8 ay önce sezaryenle kız çocuğu doğurdu. Doğumdan sonra doktoru bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çocuk doğurma, çocuk sayısının sınırlandırılması, iki gebelik arasındaki sürenin ayarlanması gibi konularda, karı-kocanın ortak isteğine göre, meşru çarelere başvurulması caizdir. Devamlı kısırlığa yol açan vazektomi, kordon bağlatma gibi yöntemlere başvurulması yani kadın veya erkeğin geri dönüşü olmayacak şekilde kısırlaştırılması ise fıtrata müdahale olarak değerlendirildiğinden sağlık açısından kesin bir zorunluluk olmadığı müddetçe caiz değildir.

Gebeliği engellemek için vazektomi, kordon bağlatma vb. yöntemlerin uygulanması
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah Teâlâ size de bebeğinize de afiyetler ihsan etsin. Durumunuzu doktor kardeşimizle istişare ettik. Doktorun tavsiyesini size iletiyorum. Ona göre hareket edin: Bahsedilen tetkik (PGT ), anne karnında yapılan ikili, üçlü, testlerden farklı bir şey değil. Önemli olan yorumu, PGT yapılır. 1. Sonuçta yaşaması mümkün olmayan hastalık tespit edilir gebelik sonlandırılır. 2. Problem yoktur: gebelik devam ettirilir. 3. Önemlisi bu; problem tespit edilir ancak Down gibi yaşaması mümkün bir özür tespit edilir. Burada da gebeliğe devam demek gerekir ancak kadın doğumcular burada devreye girip, gebeliği sonlandırma eğilimde olabiliyor. Bu sebeple PGT yapılsın ancak bize danışmadan karar verilmesin...

Selamünaleyküm hocam. Eşimin 3. kromozomunda sıkıntı çıktı. Normal şartlarda ham
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Doğum esnasında plasentadan kök hücresi alınıp saklanması ilke olarak caizdir. Bu hususta sizin nasıl bir güven içinde olduğunuz da önemlidir. Yani saklamada güveni önemli görüyoruz. Zira tıbbın bu bölümü umumiyetle suistimallerin olabileceği bir bölüm olarak bilinmektedir. Ayrıca böyle bir saklamaya anne ve baba olarak eşlerin ortak izni de gerekmektedir. Allah Teâlâ yavrunuza afiyetler ihsan etsin.

Doğum esnasında bebeğin göbek bağından kordon kanının alınması ve bu kanın kordo

TIP ve SAĞLIK konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadın veya erkekteki bir hastalık sebebiyle, cinsel ilişkiyle gebeliğin gerçekleşmesi mümkün olmadığı takdirde sperm, yumurta ve rahim aynı karı kocaya (evliliği fiilen devam eden çifte) ait olmak şartıyla tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olmakta dinen bir sakınca yoktur. Ancak tüp bebek uygulamasında tıbben gerekli olan asgari miktarda yumurtanın döllenmesiyle yetinilmelidir. Bu nedenle gereğinden fazla embriyo oluşturmaktan ve bunları dondurmaktan kaçınılmalıdır.

Tüp bebek yönteminde fazla embriyo üretilip dondurulması caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsan hayatının korunması dinin vazgeçilmez değerlerindendir. Yaşama hakkı, sperm ve yumurta hücrelerinin birleştiği ve döllenmenin başladığı andan itibaren Yüce Allah tarafından verilmiş temel bir hak olup artık bu safhadan itibaren anne ve baba da dahil hiçbir kimsenin bu hakkı ihlal etmesine izin verilmemiştir. Kur’an ve sünnette yer alan genel kaideler ve hükümler, dinen meşru bir gerekçe olmadıkça anne karnındaki ceninin hayatının sonlandırılmasına müsaade etmez. Bu itibarla, annenin hayati tehlikesi gibi haklı ve kesin bir zaruret olmaksızın anomalili de olsa gebeliği sonlandırmak dinen caiz değildir.

Anomalili gebelikleri sonlandırmanın hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tüp bebek yönteminde, evliliği fiilen devam eden eşlerin dışında üçüncü şahıslara ait sperm, yumurta, embriyo ya da rahmin kullanılması; çocuk sahibi olmanın evlilik kurumunun dışına taşınması, nesep ve nesil güvenliğinin zedelenmesi ve mahremiyet ilkelerinin ihlal edilmesi sebebiyle dinen caiz değildir. Bu itibarla, tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olma yönündeki cevazın, nikâhlı karı-koca (evliliği fiilen devam eden çift) ile sınırlı olduğu bilinmelidir.

Tüp bebek yönteminde başkasına ait sperm, yumurta, embriyo veya rahmin kullanılm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Günümüzde tüp bebek yönteminde sperm ayrıştırma veya PGT tekniği ile bebeğin cinsiyetini belirlemek mümkün hale gelmiştir. Teknik imkânlarla cinsiyet belirlenmesi mümkün olsa da bu durum şimdiden öngörülemeyecek demografik sorunlar ortaya çıkarabileceği gibi cinsiyetlerin dağılımındaki dengenin bozulmasına da yol açabilir. Kur’an-ı Kerim’de “Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. O, dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocuklar, dilediğine erkek çocuklar verir.” buyurulmaktadır. (Şûra, 42/49) Teknik müdahale ile cinsiyet seçimine gidilmesi, Allah’ın bu konudaki takdirine rıza göstermeme, toplumsal dengenin bir cinsiyet aleyhine bozulabilme ihtimali ve uygulama esnasında bir zaruret olmaksızın avret bölgelerinin açılması gibi nedenlerden ötürü caiz değildir. Ancak uzman hekim heyeti tarafından genetik bir hastalık nedeniyle cinsiyet seçimine gidilmesinin önerilmesi durumunda sperm ayrıştırma yöntemi kullanılarak cinsiyet seçimine gitmek, tedavi kapsamında değerlendirilip caiz görülebilir.

Tüp bebek tedavisinde cinsiyet seçimi caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslam dini, insan ve toplum yararına olan her türlü çalışmayı teşvik eder. Ancak bu çalışmaların dini, ahlaki ve manevi değerler açısından sorun oluşturacak ve insanlık için tehlike arz edecek noktalara getirilmesini onaylamaz. Zira ahlaki ilkeler ve dini değerlerden soyutlanarak yapılan çalışmalar, insanlığa fayda yerine zarar getirir. Bu itibarla, insanlığın hayrına olan genetik araştırmalar, dinimizce tasvip edilmekle birlikte, bu araştırmaların insan neslini ve tabiatın dengesini bozacak şekilde yapılması kabul edilemez. İnsan varlığı sperm ve yumurtanın döllenmesiyle başlamakta olup, ilk anından itibaren embriyonun yaşam hakkının korunması gerektiğinden onun deney aracı olarak kullanılması caiz görülemez. Ancak vücudun kemik iliği, yağ dokusu vb. bölgelerinden elde edilen kök hücrelerin ise tedavi amacıyla kullanılmasında dinen bir sakınca yoktur.

Embriyonik kök hücrenin bilimsel araştırmalarda kullanılması caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur’an-ı Kerim’de insana ruh üflenmesinden bahsedilmekle birlikte (Hicr, 15/29; Enbiya, 21/91; Secde, 32/9) bu hadisenin yaratılışın hangi aşamasında gerçekleştiğine ilişkin açık bir bilgi verilmemektedir. İlgili ayetler genellikle Yüce Allah’ın yoktan var etme kudretine dikkat çekmektedir. Ayrıca “Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki; ruh, Rabbimin emrindendir ve size pek az bilgi verilmiştir.” (İsra, 17/85) buyrulmak suretiyle ruhun mahiyetinin tam olarak bilinemeyeceği de ifade edilmiştir. Hadislerde de ruh üflenmesiyle ilgili bilgiler bulunmaktadır (Buhari, Kader, 1; Müslim, Kader, 1). Ancak söz konusu rivayetlerin tamamı bir arada değerlendirildiğinde cenine ruhun ne zaman üflendiğini kesin olarak söylemek güçtür. Ayrıca hadis literatüründe genellikle kader bağlamında ele alınan söz konusu rivayetlerden, ruh üflenmemiş ceninin hayatının bir değeri olmadığı ve sonlandırılabileceği sonucu çıkmaz. Kur’an ve Sünnet’te yer alan genel kaideler ve hükümler meşru sayılan bir gerekçe olmadan gebeliğe son verilmesine müsaade etmemektedir. Cenin insan olma potansiyeline sahip olduğundan ve ruh üflenme zamanı da kesin olarak bilinemediğinden ceninin dokunulmazlığı esas alınmalıdır. Nitekim dinin korunmasını emrettiği beş temel değerden birisi olan hayat hakkı, yumurta ve sperm hücrelerinin döllenmesiyle başlar. Bu andan itibaren, annenin hayatının korunması dışında herhangi bir sebeple gebeliğe son vermek caiz değildir.

Ruh üflenmeden önce kürtaj uygulaması caiz midir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.