İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Gebeliği engellemek için vazektomi, kordon bağlatma vb. yöntemlerin uygulanması caiz midir?

Cevap

Çocuk doğurma, çocuk sayısının sınırlandırılması, iki gebelik arasındaki sürenin ayarlanması gibi konularda, karı-kocanın ortak isteğine göre, meşru çarelere başvurulması caizdir. Devamlı kısırlığa yol açan vazektomi, kordon bağlatma gibi yöntemlere başvurulması yani kadın veya erkeğin geri dönüşü olmayacak şekilde kısırlaştırılması ise fıtrata müdahale olarak değerlendirildiğinden sağlık açısından kesin bir zorunluluk olmadığı müddetçe caiz değildir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Belirttiğiniz durumun kordon bağlatmayı caiz hâle getirmesi için yeterli olmayacağını düşünüyorum. Bir psikiyatristin bunun gerekli olacağına dair rapor vermesi ile en yakın müftülüğe müracaatları gerekir.

Benim halam 3.çocuğuna hamile ama hamilelik dönemleri çok ağır geçiyor. İlk ayın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çocuk düşmanlığı ile korunma arasında bir çizgi olduğunu söyleyerek başlamalıyız. Müslümanların doğurabildikleri kadar doğurmaları gerekmektedir. Rızık ve yetiştirme endişesini boş yere taşıyoruz. Rızık endişesi dışında bir nedenle doğumu geciktirme veya engelleme caizdir. Bu neden aileden aileye değişebilir. Mesela kadının sağlık sorunları olabilir. Ya da eşler birbirlerine cinsellik bakımından daha çok hizmet etme gibi bir amacı bir süreliğine değerlendirmek isteyebilirler. Bunlar mübah nedenlerdir. Şu kadar ki, engelleme yani korunma yöntemi de mübah bir yöntem olmalıdır. Mübah yöntemle kastımız her şeyden önce, kadının bedeninde kalıcı bir etki yapmayan ve helal bir yöntemle olan korunma olmalıdır. Allah'a emanet olunuz.

Dinimize göre kadın veya erkeğin korunması caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Sorunuzu istişare ettiğimiz doktorun beyanını aşağıda size de aktarıyorum. Bizim kanaatimize göre bağlatma yerine başka yöntemler uygulamanızdır. Geçmiş olsun. Doktorun tespitleri de şu şekildedir: 1-) Üç sezaryenden fazla olmaz, kesin kural değildir. 4. ya da 5. sezaryeni yaptığımız bir çok hasta var diyorlar. Sadece her yapılan sezaryende ameliyata bağlı risklerin yüzdesi yükseliyor 2-) Kordon bağlatma tıp ilminde de (Özellikle hastanın psikolojisi düşünüldüğünde) makbul bir doğum kontrol metodu olarak kabul edilmiyor. Kordon bağlatmanın sağladığı korunma ( ki bu hastamız, hastalığı nedeniyle korunma talebinde haksız değil ) %99 küsur iken ilaç ve/veya kondom (prezervatif) kullanmanın sağladığı korunma da buna yakın. O yüzden kordon bağlatmayı tavsiye etmek çok mümkün değil.

Hocam kordon bağlatmanın günah olduğunu biliyorum. Benim 10 yaşında ve 3 yaşında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tüp bebek uygulaması bir tedavi çeşididir. Yöntem olarak sakıncalı bir yöntem kullanılmıyor ve helal olan bir süreç işletiliyorsa bunun tekrarında sakınca olmaz. Kadının sağlığı açısından tekrarında sıkıntı bulunuyorsa o zaman sakıncalı denebilir.

Hocam tüp bebek yöntemiyle ilk önce ikiz kız sahibi olduk, sonra normal yollarla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah'ın yarattığı şekli kökten değiştirmek olan ve tıbbî bir nedene dayanmayan müdahaleler haramdır.

Erkeklerin kordon bağlatmaları (sterilizasyon) yani daha açık ifade ile meninin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Bağlama yani tamamen değiştirme gibi bir neden için tıbben ölümcül bir tehlikeden söz edilmesi gerekir. Sadece 'iyi olur' kanaati yeterli değildir. Bağlatmamayı tercih edin. Diğer tedbirlere başvurun. Geçmiş olsun. Allah Teâlâ size ve yavrunuza afiyet ihsan etsin.

Selamünaleyküm Hocam. Ben 39 yaşında evli ve üç çocuk annesiyim. Dördüncü çocuğu

TIP ve SAĞLIK konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sağlığa zararlı olmamak şartıyla deri altına hormon düzenleyici yerleştirmek (implant), kondom kullanmak, azil (geri çekilmek) gibi yöntemlerle hamileliğin önlenmesinde dinen bir sakınca yoktur. Bununla birlikte annenin hayatı söz konusu olmadıkça hamilelik gerçekleştikten sonra, hangi aşamada olursa olsun, kürtaj ve benzeri yöntemlerle çocuğun alınması caiz değildir. Çünkü hamileliğin başlaması ile doğacak çocuğun hayat hakkı gerçekleşmiş olur. Maddî ya da sosyal endişelerle ceninin hayatiyetini bir şekilde sona erdirmek hayat hakkına tecavüzdür. Allah Teâlâ, “Fakirlik endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız.” (el-En‘âm, 6/151) buyurmuştur.

Doğum kontrolünün dinî hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İster kadın, ister erkekteki bir kusur sebebiyle, tabiî ilişkiyle gebeliğin gerçekleşmesi mümkün olmadığı takdirde, Din İşleri Yüksek Kurulunun 20.05.1992 tarihli kararına göre: a) Döllendirilecek yumurta ve spermin her ikisinin de nikâhlı eşlere ait olması, yani bunlardan herhangi birisinin yabancıya ait olmaması; b) Döllenmiş olan yumurtanın, başka bir kadının rahminde değil de yumurtanın sahibi olan eşin rahminde gelişmesi; c) Bu işlemin, gerek anne-babanın gerek doğacak çocuğun maddî, ruhî ve aklî sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacağı tıbben sabit olmak şartıyla tüp bebek yöntemine başvurmakta bir sakınca yoktur. Başka bir kadının yumurtasının alınması veya kocası dışında yabancı bir erkeğin sperminin kullanılması ile bir kadının gebeliğinin sağlanması ise caiz değildir.

Tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmak caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsan hayatının korunması, İslâm dininin beş temel ilke ve amacından biridir. Zira en şerefli varlık olan insanoğlu saygındır ve dokunulmazdır. İnsanın yaşama hakkı, erkek spermi ile kadın yumurtasının birleştiği ve döllenmenin başladığı andan itibaren Allah tarafından verilmiş temel bir hak olup, artık bu safhadan itibaren anne baba da dâhil hiçbir kimsenin bu hakka müdahale etmesine izin verilmemiştir. Buna göre, annenin hayatının korunması gibi haklı ve kesin bir zaruret olmaksızın gebeliğe son vermek caiz değildir.

Kürtaj yaptırmak caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir hastalığın tedavisi için helal olan başka maddelerden elde edilmiş bir ilaç henüz üretilmemiş ya da üretilen bu ilaca ulaşma imkânı yok ise haram olan bir maddenin veya bundan üretilen bir ilacın, meslekî ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen uzman bir doktor tarafından tavsiye edilmesi hâlinde, kullanılmasında dinen bir sakınca yoktur. Çünkü “Zaruretler yasakları mubah kılar.” (Mecelle, md. 21) Zaruret ortadan kalkar ve başka helal maddelerden yapılan ilaçlar bulunursa, o zaman helal olanları kullanmak gerekir. Çünkü “Zaruretler kendi miktarlarınca takdir olunur.” (Mecelle, md. 22)

Kullanılması veya yenilmesi haram bir maddenin ya da bunlardan imal edilen ilaçl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslâm’da, yaratılıştan getirilen özellikleri (fıtrat) değiştirmeye yönelik tasarruf ve müdahaleler yasaklanmıştır. (en-Nisâ, 4/119; er-Rûm, 30/30) Hz. Peygamber (s.a.s.), güzelleşmek maksadıyla vücuda dövme yapmak, dişleri incelterek seyrekleştirmek gibi işlemleri, yaratılışı değiştirmek kapsamında değerlendirmiş ve bunu yapanların Allah’ın rahmetinden uzak olacağını ifade etmiştir. (Buhârî, Libâs, 83-87 [5935-5948]; Müslim, Libâs, 115-120 [2122-2125]) Bununla birlikte vücudun herhangi bir organında, diğer insanlar tarafından yadırganan, insanın psikolojik olarak etkilenmesine sebep olabilecek bir anormallik veya fazlalık bulunması durumunda bunun ameliyatla düzeltilmesi, fıtratı bozmak değil, bir tedavi işlemi olarak değerlendirilir. (Ebû Dâvûd, Hâtem, 7 [4232]; Tirmizî, Libâs, 31 [1770]) Yüzdeki kırışıklıkları gidermek için botulinum denilen zehirli (toksin) bir maddeden elde edilen sıvının, kırışıklıkların bulunduğu yere iğne ile az miktarda zerk edilmesini ifade eden “botoks” da genel amacı itibarı ile estetik müdahale niteliğindedir. Bu sebeple beden ya da ruh sağlığı açısından gerekli olmadıkça uygulanması caiz değildir.

Botoks yaptırmak caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tıbbi verilere göre yaşama ümidi kalmamış veya şiddetli acılar hisseden bir insanın, hayatına bir başkası eliyle son verdirmesi demek olan ötanazi, talepte bulunan kişi açısından intihar, bunu uygulayan açısından cinâyettir. İslâm dinine göre, kişinin kendi canına kıyması (intihar) haramdır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de, “Ey iman edenler!... Kendinizi öldürmeyin Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir. Kim düşmanlık ve haksızlık ile bunu (haram yemeyi veya öldürmeyi) yaparsa (bilsin ki) onu ateşe atacağız; bu ise Allah’a çok kolaydır.” (en-Nisâ, 4/29-30), “…Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Allah, bunları size düşünesiniz diye söylemektedir.” (el-En‘âm, 6/151) buyrulmuştur. Peygamberimiz (s.a.s.), acı ve sıkıntılardan dolayı ölümün temenni edilmemesini istemiştir. (Buhârî, Merdâ, 19 [5671]; Müslim, Zikir, 10 [2680]) Temennisi bile yasak olan bir işi gerçekleştirmek elbette büyük bir cürüm olur. Bu deliller de gösteriyor ki Allah’ın emanet ettiği cana kıymak caiz değildir. (Tahtâvî, Hâşiye, 602-603) Çünkü bu, hem Allah’ın koyduğu sınırları çiğnemek hem de O’nun takdirine karşı isyan anlamına gelir. Çekilen dertler ve acılar, müminin günahları için keffârettir. Üstelik bugün, yaşamından ümit kesilen hasta için hızla gelişen tıpta yeni bir tedavi imkânının ortaya çıkması, ihtimal dışı değildir.

Ötanazi caiz midir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.