Fetva Meclisi
Soru
Ramazan ve temizlik birleşince ya da oruç ve Müslüman birleşince ortaya çıkan görüntü ne olmalıdır hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Eğer beyaz akıntıyı gördüyseniz, gusül abdesti alıp namaz gibi ibadetlerinize başlamanız gerekir. Ancak kanamanız sabit adet düzeninizden (8-9 gün) erken kesildiği için, evliyseniz cinsel yakınlaşma (cima) konusunda normal adet günleriniz dolana kadar beklemelisiniz. Çünkü bu süre zarfında kanamanın tekrar başlama ihtimali vardır. Bugünkü orucunuzun geçerli olabilmesi için ise şu iki şartın gerçekleşmiş olması gerekirdi: 1. Temizlendiğinizi imsak vaktinden önce görmüş ve kesin olarak bilmiş olmanız. 2. Zeval vaktinden (öğle ezanına yaklaşık 40-45 dakika kalana kadar) önce oruca niyet etmiş olmanız. Sabah uyandığınızda temizlendiğinizi fark ettiğiniz için (âdetinizin bittiğini gördüğünüz ana göre karar vermelisiniz) bugünkü orucunuz geçerli olmaz. Bugünü Ramazan'dan sonra kaza etmeniz gerekir. Ancak bittiği an gusül abdesti aldıktan sonra Ramazan ayına hürmeten günün geri kalanında yiyip içmeyerek oruçlu gibi davranmanız gerekir. Rabbim ibadetlerinizi kabul buyursun.
Cünüp olan bir kimse, namaz kılmak ve Kur’ân okumak gibi ibadetleri ve taatleri yerine getiremez. Dolayısıyla, ibadetlerini yapmaya engel olan bu durumdan ilk fırsatta guslederek kurtulmaya çalışmalıdır. Ancak gusletmesi gereken bir kimse ihtiyaç hâlinde, herhangi bir namazın geçmesine sebebiyet vermemek kaydıyla, avret mahallinin temizliğini yaptıktan sonra abdest alarak ya da sadece el ve ağzını yıkayarak uyuyabilir, yiyip içebilir ve başka işlerle meşgul olabilir. (Buhârî, Gusül, 27 [288]; Müslim, Hayız, 21-24 [305-306]) Çünkü cünüplük hâli, abdest veya gusül gerektirmeyen işlerin yapılmasına engel değildir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), cünüp olmakla müminin necis (maddeten pis) olmayacağını ifade etmiştir. (Buhârî, Gusül, 23 [283]; Müslim, Hayız, 116 [372]) Fakat cünüp birinin namazını kaçıracak şekilde yıkanmayı geciktirmesi haram, elini ağzını yıkamadan yiyip içmesi ise mekruh görülmüştür. Bu itibarla zorunlu bir durum olmadıkça kişi hemen boy abdesti almalı ve bir an önce yıkanıp temizlenmelidir.
Selamünaleyküm. Mükemmel bir tövbe ile Rabbinize dönün. Geçmişinizden bunu tamamen silin. Oruçlara gelince, sadece kaç gün oruç bozdu iseniz o kadar kaza orucu tutun. Başka yapmanız gereken bir şey yoktur.
Aleykümselam. Sakın böyle bir temizlik yapma, sakın! Namazı ihmal etmen gayet ağır bir hata olur. Normal peçete kullan, ne kadar temizlenirse o kadarı yeterli olur. Sen özürlü durumdasın. İyileşinceye kadar böyle devam et. Çamaşırını da günde bir defa değiştirmen yeterli olur. Senin için ayrıntılı temizlik gerekmez. Çok geçmiş olsun.
Oruç bir ibadettir. İbadetler, • Müslüman, • Baliğ ve • Akıllı olana emredilir. Bunlar kendisinde olmayan için oruç emri yoktur. Bu genel ilkenin dışında Ramazan ayında oruç açısından TUTMAYABİLİR olanları şu şekilde sıralayabiliriz: a. Hamile ve emziren kadınlar, oruçla beraber kendi sağlıkları veya bebekleri zarar görecekse orucu KAZAYA bırakabilirler. Kazaya bırakmak demek, tutamadığı gün kadarını daha sonra tutmak demektir. b. Oruç tutması durumunda ağrıları artan, iyileşmesi geciken, beden fonksiyonlarını kullanamayan kimse bir doktorla da görüşerek oruç tutmayabilir. Bu kişinin iyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığı varsa, tutamadığı her gün için bir fitre miktarı ( o yıl, fitre miktarı ne kadar açıklandı ise o miktarda) sadaka verir. Sonra kaza etmesi de gerekmez. İyileşme ihtimali olan bir hasta ise sadaka vermez ve iyileşince kaza eder. c. Hayızlı ve lohusa kadınlar oruç TUTAMAZLAR. Tutamadıkları gün kadar da sonradan kaza ederler. Bu kaza edecekleri günleri belirlemekte serbesttirler. Bir sonraki Ramazan ayını bulmaması evla olandır. d. Oruca dayanamayacak yaşlılar da oruç tutmayabilirler. Bunlar da her gün için bir fitre miktarı sadaka verirler. Yaşlı kimse aklını yitirmiş ve kendinden geçmiş ise zaten ibadet yükümlülüğü kalkmış demektir. e. Yolcu durumunda olanlar (ikamet adreslerinden doksan km ve daha fazlası uzakta bulunanlar) oruç tutup tutmamakta serbesttirler. Tutmayı tercih ederlerse ve bu onlar için bir sorun oluşturmuyorsa faziletli olanı yapmış olurlar. f. Bayılma veya hastanede uyutulma durumunda olanlar, oruçlu olmazlar ama sağlıklarına kavuşunca oruçlarını kaza ederler. g. Olağanüstü bir felaket (deprem, yangın ve sele benzer durumlar) halinde can kurtarma durumunda olanlar oruçlarını açabilirler. Sonra da kaza ederler.
Selamünaleyküm. Önce bir doktora görünün, ondan rapor alın. Doktor bölümü bitince şöyle yapın: Size abdest olarak öğretilen şeyin dışında hiçbir şey yapmamaya karar verin. Abdestsiz namaz kılın, kolunuz kuru kalsın, ayağınız yıkanmamış olsun ama tekrar yıkamayın. Size tekrar yasak! Sadece abdestte değil şeytan bütün ibadetlerinizde sizi çökertecek dikkat edin. Tekrar yıkamak yok; cünüp gezin ama tekrar yıkamayın!
abdest konusundaki diğer fetvalar
Cevap dini bir konuda da olsa hayatın içinden insanla alakalı bir konuyu işlemektedir. Bu da doktorun uzmanlık alanına giren bir konu ise muhakkak ona danışılması, görüş alınmasını gerektirir. Fıkıhla meşgul birisinin hayatın her ayrıntısını bilmesi mümkün değildir. Herkese uzmanlık alanından sorulur. Abdest yerine teyemmüme geçilebilmesi için suyun hastaya zarar verip vermeyeceği doktora sorulmalıdır. Namazı ayakta, oturarak veya yaslanarak kılmak açısından hastanın neyi kaldırıp kaldıramayacağı doktora sorulmalıdır. Ramazan orucunu tutma konusunda kimin özürlü sayılacağına doktor karar vermelidir. Hamile veya emziren kadının oruç tutup tutamayacağına da doktor karar verir. Temiz/helal olmadığı hâlde bir ilacın kullanılabilirliğini de doktor belirleyebilir. Kişinin akli melekesinin ne durumda olduğunu dolayısıyla sorumluluk oranını doktor belirler. Bunlar ve benzeri konularda UZMAN DOKTORUN RAPORU fetva vereni de bağlar nitelikte güçlüdür.
Namazın farz olan şartlarını yerine getirdikten sonra namaz kabul olur biiznillah. Yalnız farzlardan birinde TA’DİL-İ ERKÂN (rükûdan ve secdeden kalktıktan sonra iki üç saniye kadar beklemek) olduğunu unutmamalıyız. Abdest tutamamak gibi bir durum söz konusu olduğunda ve bu sürekli ise yani bir namaz kılamıyorsanız muhakkak abdest bozuluyor ise siz ÖZÜR SAHİBİ olarak namaz kılabilirsiniz. Özür sahibi olan kimse ezan okununca bir abdest alır ve o abdesti özrü dışında başka bir sebeple bozmadıkça abdesti bozulmamış gibi namaz kılar. Bu konuyu bir ilmihalden okuyun öyle yapın. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Bundan sonrasına dikkat et. Tevbeni koru. Allah’a emanet ol.
Dinimiz, ibadetlerde zorluk çektirmeme ilkesi üzerinden ibadet emretmektedir. Ortaya zorluk çıktığında ibadette bir ruhsat devreye girer. O ruhsat sürecinde de doktor raporu gerekir. Zira hastalık ibadetlerde en önemli ruhsat sebeplerinden biridir. Gusül veya abdestten teyemmüme geçişte, Namazı ayakta kılma yerine oturarak veya yatarak kılma sürecinde, Oruç erteleme veya hiç tutmama ruhsatı gerektiğinde, Hamile kadının orucu ertelemesinde, Hac ibadetini kaldırıp kaldıramayacağında, Hacta bazı vazifeleri yapıp yapamayacağında doktorun raporu gerekli olur. Bu durumda doktor olarak adı geçende belli şartların bulunması gerekir. Bu şartları şu şekilde derlememiz mümkündür: Doktor eskilerin ifadesi ile hazık bir doktor olmalıdır. Bugünkü ifadesi ile ruhsata konu alanda uzmanlık belgesi bulunan bir doktor olmalıdır. İbadet konusunda ruhsat verecek doktorun Müslüman olması ulemanın çoğunluğuna göre şarttır. Kendisi inanmadığı bir ibadeti başkası için ne kadar ciddiye alabilir endişesi bu şartı ortaya koymaya sevk etmiştir. Esasen Müslüman olmayan bir doktora gidilebilir mi şeklinde de sorulmuştur bu. Bazı âlimler ise o alanda yaşanılan şehirde Müslüman uzman doktor bulunmuyorsa alanının uzmanı Müslüman olmayan bir doktora da gidilebilir demişlerdir. Bu bir ara izin gibidir. Zor durumda kalan mü'min bu izni kullanabilir. Ruhsat verecek doktorun “iyi bir mü'min” olması ise şart değildir. Doktorluğunda iyi olması, genel durumunu incelememizi gereksiz yapar. Yeter ki aleni bir fasıklığı ile meşhur olmuş olmasın. Söz konusu raporun heyet raporu ya da birden çok doktora danışılarak alınan bir rapor olması şart değildir. Alanında uzman bir tek doktorun raporu yeterlidir. O doktor, ikinci bir doktorla da istişare edilmesini tavsiye ediyorsa ikinci bir doktorun raporu da istenir.
Tamamen dökülmüş saçın yerine erkek veya kadın peruk kullanabilir. Bazı âlimler böyle bir görüş belirtmişlerdir. Saçı biraz dökülen ise peruk kullanamaz. Hadiste yasaklanan “saça saç ilave etme” sakıncasından dolayı böyle bir farklı hüküm bulunmaktadır. Guslederken peruk çıkarılmalıdır. Abdestte mesh ederken ise çıkarması daha evla olandır.
Kardeşiniz için bir kiremit parçası da bulabilirsiniz. Toprak asıllı bir şey olsun. Onu yıkayın evde temiz bir parça gibi dursun. Bulamazsanız bir çiçek saksısını (içindeki toprağa temas ederek) kullanabilirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.