İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bazı fetvalarda ya da dini cevaplarda DOKTORA SORULMALI diye bir ayrıntı okuyorum. Dini bir konuda doktora neler sorulabilir ki?

Cevap

Cevap dini bir konuda da olsa hayatın içinden insanla alakalı bir konuyu işlemektedir. Bu da doktorun uzmanlık alanına giren bir konu ise muhakkak ona danışılması, görüş alınmasını gerektirir. Fıkıhla meşgul birisinin hayatın her ayrıntısını bilmesi mümkün değildir. Herkese uzmanlık alanından sorulur. Abdest yerine teyemmüme geçilebilmesi için suyun hastaya zarar verip vermeyeceği doktora sorulmalıdır. Namazı ayakta, oturarak veya yaslanarak kılmak açısından hastanın neyi kaldırıp kaldıramayacağı doktora sorulmalıdır. Ramazan orucunu tutma konusunda kimin özürlü sayılacağına doktor karar vermelidir. Hamile veya emziren kadının oruç tutup tutamayacağına da doktor karar verir. Temiz/helal olmadığı hâlde bir ilacın kullanılabilirliğini de doktor belirleyebilir. Kişinin akli melekesinin ne durumda olduğunu dolayısıyla sorumluluk oranını doktor belirler. Bunlar ve benzeri konularda UZMAN DOKTORUN RAPORU fetva vereni de bağlar nitelikte güçlüdür.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimiz, ibadetlerde zorluk çektirmeme ilkesi üzerinden ibadet emretmektedir. Ortaya zorluk çıktığında ibadette bir ruhsat devreye girer. O ruhsat sürecinde de doktor raporu gerekir. Zira hastalık ibadetlerde en önemli ruhsat sebeplerinden biridir. Gusül veya abdestten teyemmüme geçişte, Namazı ayakta kılma yerine oturarak veya yatarak kılma sürecinde, Oruç erteleme veya hiç tutmama ruhsatı gerektiğinde, Hamile kadının orucu ertelemesinde, Hac ibadetini kaldırıp kaldıramayacağında, Hacta bazı vazifeleri yapıp yapamayacağında doktorun raporu gerekli olur. Bu durumda doktor olarak adı geçende belli şartların bulunması gerekir. Bu şartları şu şekilde derlememiz mümkündür: Doktor eskilerin ifadesi ile hazık bir doktor olmalıdır. Bugünkü ifadesi ile ruhsata konu alanda uzmanlık belgesi bulunan bir doktor olmalıdır. İbadet konusunda ruhsat verecek doktorun Müslüman olması ulemanın çoğunluğuna göre şarttır. Kendisi inanmadığı bir ibadeti başkası için ne kadar ciddiye alabilir endişesi bu şartı ortaya koymaya sevk etmiştir. Esasen Müslüman olmayan bir doktora gidilebilir mi şeklinde de sorulmuştur bu. Bazı âlimler ise o alanda yaşanılan şehirde Müslüman uzman doktor bulunmuyorsa alanının uzmanı Müslüman olmayan bir doktora da gidilebilir demişlerdir. Bu bir ara izin gibidir. Zor durumda kalan mü'min bu izni kullanabilir. Ruhsat verecek doktorun “iyi bir mü'min” olması ise şart değildir. Doktorluğunda iyi olması, genel durumunu incelememizi gereksiz yapar. Yeter ki aleni bir fasıklığı ile meşhur olmuş olmasın. Söz konusu raporun heyet raporu ya da birden çok doktora danışılarak alınan bir rapor olması şart değildir. Alanında uzman bir tek doktorun raporu yeterlidir. O doktor, ikinci bir doktorla da istişare edilmesini tavsiye ediyorsa ikinci bir doktorun raporu da istenir.

Hocalarımız oruçla alakalı olarak fetva verecekleri zaman DOKTORA SORULMASI diye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır doktor fetva veren değildir. Doktor fetva verecek kişi veya makamın fetva için gerekli bilgisini temi etmektedir. Bu noktada da doktor ona sorulan meselede kararı bağlayıcı olan şahit durumunda olmaktadır. fetva verecek müftünün insan sağlığı ile alakalı ayrıntıları bilmesi mümkün değildir. Fetva da o ayrıntıları bilmeyi gerektiriyorsa bu ayrıntı, uzman doktordan alınmalıdır. Örnek olarak orucu alabiliriz: Kullanılan bir ilacın orucu bozmada temel prensibi oluşturan ‘yemiş veya içmiş olma’ noktasında olup olmadığını yani hasta bu ilacı kullanırsa bir şey yemiş gibi olur mu sorusunun cevabını fetva veren değil doktor bilebilir. Bu da doktordan sorulur/sorulmalıdır. Başka bir örnek de down sendromu ya da otizm teşhisi konmuş kimselerin mesela evlilikleri açısından ne kadar caizdir ne kadar değildir sorusunun cevabı onların o hastalık açısından ne durumda olduklarına bağlıdır. Bunu da ancak uzman doktor bilebilir.

Hocaların fetva verirken doktora sorulmalı dedikleri durum nedir? Doktor da fetv
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kere mesleğinle ilgili sana görev veren makamın kuralları senin için dinin açısından da bağlayıcıdır, bunu bilmelisin. Açık bir din aykırılığı olmadığı sürece seni görevlendiren makamın kurallarına uyacaksın. Bunun ötesinde bir fıkıh bilgisi olarak şu notları bir kenara kaydedebilirsin: a- Normalde hastanın izni alınarak hastaya müdahale edilir ancak acilde durum böyle olmayabilir; baygın olma, vakit yetersizliği, hastanın yanında muvafakat verecek kimsenin bulunmaması gibi durumlarda hastanın iznine gerek olmadan müdahale edebilirsiniz. b- Mevcut kurallara göre, uzmanı tarafından daha iyi olacağı umulan bir tedavi yapılmasında dinen sakınca olmaz. c- Bu kurala normal bir tedavi ya da acil bir ameliyat dâhildir.

Hocam ben acilde uzman olarak çalışacağım inşaallah. Bir doktor olarak dinim ban
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadınların özel günlerinde Kur'an okumaları caiz değildir, sadece hafızlık yapanlar için bir cevaz yolu bulunabiliyor. Siz o dönemlerde dua niyetiyle dua olarak okunan Fatiha ve Ayetelkürsi gibi bölümleri okuyun, okutun. Uzman ve oruç tutan bir doktor size artık sizin biriken oruçlarınızı tutmanız mümkün olmayan bir hasta olduğunuzu söylemedikçe fidye vermeniz caiz olmaz. Fidye son çare demektir. Siz henüz sona gelmiş durumda değilsiniz biiznillah. Allah yardımcınız olsun, geçmiş olsun.

Hocam size iki sorum olacak. İlk olarak, dini değerler eğitimi öğretmeniyim ve ö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Uzman bir doktorun, oruç tutmasının sağlık açısından zararlı olacağı teşhisini koyduğu bir hasta, Ramazan’da oruç tutmayabilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/422-423) Şayet hastalığı geçici ise tutmadığı oruçlarını iyileşince kaza eder. Hastalığı kalıcı ise tutamadığı oruçlar için fidye verir. Konuyla ilgili âyet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır: “Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse), o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” (el-Bakara, 2/184) Fidye verecek gücü olmayanlar ise bu imkânı buluncaya kadar dinen sorumlu olmazlar. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/151)

Uzman bir doktorun oruç tutmamasını önerdiği kimse ne yapmalıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimiz ibadet yükümlülüğünü AKLI OLANLARA getirmiştir. Akıl nimeti olmayanın veya onu kaybedenin ibadet sorumluluğu da olmaz. Bu nedenle kişilerin akli melekelerinin ne durumda olduğuna bakılarak ibadet yükümlüsü olup olmadığına karar verilebilir. Duygular ve vicdan gibi değerler bu açıdan ölçüm cihazı değildir. Böyle bir karar sadece gece ve gündüzü ayırt edememekle verilmeyebilir. Psikolojik ve psikiyatrik sorunları ibadet sorumluluğu açısından tek başına mükellefiyeti düşürücü olarak göremeyiz ama önemli bir karine olarak görebiliriz. Buna da kişiyi tedavi eden doktorun hastalığın akıl melekesini kullanmaya etkisi ile alakalı raporu üzerinden karar verebiliriz. Bir başka boyut da şudur: Söz konusu sıkıntı gelip geçici ise sıkıntı geldiği dönemlerde ibadet düşecek, düzelme durumunda devam edecektir. Sıkıntı artık sürekli ise genel hüküm uygulanacaktır. Kolaylık olması bakımından sağlık ocaklarında yapılan testleri de yaptırabilirsiniz. Mesela noterde işlem yapma ehliyeti var mı, bakılabilir. Allah yardımcınız olsun.

Hocam babam artık gece ve gündüzü ayıramayacak hale geldi. Psikolojisi de çok bo

abdest konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazın farz olan şartlarını yerine getirdikten sonra namaz kabul olur biiznillah. Yalnız farzlardan birinde TA’DİL-İ ERKÂN (rükûdan ve secdeden kalktıktan sonra iki üç saniye kadar beklemek) olduğunu unutmamalıyız. Abdest tutamamak gibi bir durum söz konusu olduğunda ve bu sürekli ise yani bir namaz kılamıyorsanız muhakkak abdest bozuluyor ise siz ÖZÜR SAHİBİ olarak namaz kılabilirsiniz. Özür sahibi olan kimse ezan okununca bir abdest alır ve o abdesti özrü dışında başka bir sebeple bozmadıkça abdesti bozulmamış gibi namaz kılar. Bu konuyu bir ilmihalden okuyun öyle yapın. Allah Teâlâ kabul buyursun.

Ben abdest aldıktan sonra abdestim bozulacak korkusuyla namazı hızlı kılmak zoru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Temizlikten manevi ve maddi olmak üzere iki boyutlu bir temizlik anladığımız muhakkaktır. Manevi temizlik inşaallah oruç sayesinde kazanılıyordur. Onu özellikle burada izah etmeyelim. Maddi temizlik ve oruca gelince şöyle bir izahat yapabiliriz: Ramazan ayının diğer zamanlara göre maddi temizliğimizi eksik yapmamızı gerektirecek bir ilave getirmemektedir. Bedenlerimizde, evlerimizde ve ibadet mahallerimizde tam anlamı ile bir temizlik görüntüsü olmalıdır. Zira dinimiz temizliği imanın yarısı gibi kabul etmektedir. Temizlik ve imanı aynı terazide tartan dinimizin emirlerinden biri olan oruç hiçbir şekilde bizi temizlik dışında bir zemine itemez. Ramazan ayında namazımız artar. Namaz da temizlik üzerine kurulu bir ibadettir. Ramazan ayında oruçlu olanlar için tuvalet tahareti dikkatli olunması gereken bir konudur. Taharet yapılırken vücuttan içeri rutubet alınmamalıdır. Alındığı takdirde orucun kazası gerekebilir. Oruçlunun gusül yapmasında hiçbir sakınca yoktur. Gusül yaparken gevşek davranıp ağızdan, burundan mideye su alacak bir hata yapmak sakıncalı olur. Gece veya gündüz gusül yapabiliriz. Geceden guslün yapılması ise daha evladır. Aynı şekilde abdest alırken de ağız ve burundan mideye inecek şekilde bir su kaçırma hatası yapılmamasına dikkat edilmelidir. Oruçlu iken ağız temizliği ihmal edilmemelidir. Özellikle insanlarla beraber olmak durumunda olanlar ağız kokusuna karşı tedbirli olmalıdırlar. Bu nedenle ağız temizliği için MİSVAK kullanılmaya devam edilmelidir. Gece yemekten sonra ve gün boyu abdestte misvak kullanılabilir. Misvak bulunduramayanlar, misvak yerine DİŞ FIRÇASI kullanabilirler. Diş fırçası ile dişlerin gün içinde de temizlenmesi mümkündür. Ağız kokusu olanlar bu temizliği yapmalıdırlar. Diş fırçası ile beraber DİŞ MACUNU kullanılmasında ise macunun durumuna göre bir risk olabilir. Sahur yemeğinde rahat kullanılabilir. Gün içinde ya da sahur yemeğinden sonra imsak başlayınca ağız temizliği yapılacaksa mideye tadı inecek kadar ağır macunlar kullanılmamalıdır. Ya da tadı içeri gitmeyecek kadar çok az kullanılmalıdır ama evla olan gündüz macun kullanmamaktır. 6. Kulak temizliğinin oruca zararı yoktur.

Ramazan ve temizlik birleşince ya da oruç ve Müslüman birleşince ortaya çıkan gö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bundan sonrasına dikkat et. Tevbeni koru. Allah’a emanet ol.

Hocam ben bir kere bilerek abdestsiz namaz kıldım ama küfür olduğunu bilmiyordum
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kardeşiniz için bir kiremit parçası da bulabilirsiniz. Toprak asıllı bir şey olsun. Onu yıkayın evde temiz bir parça gibi dursun. Bulamazsanız bir çiçek saksısını (içindeki toprağa temas ederek) kullanabilirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.

Benim kız kardeşim bedensel engelli, namaz abdestini su ile alması çok zor oluyo
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tamamen dökülmüş saçın yerine erkek veya kadın peruk kullanabilir. Bazı âlimler böyle bir görüş belirtmişlerdir. Saçı biraz dökülen ise peruk kullanamaz. Hadiste yasaklanan “saça saç ilave etme” sakıncasından dolayı böyle bir farklı hüküm bulunmaktadır. Guslederken peruk çıkarılmalıdır. Abdestte mesh ederken ise çıkarması daha evla olandır.

Saçı tamamen dökülen bir erkek peruk kullanabilir mi?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.