Fetva Meclisi
Soru
Burada mesaneden geliyorsa veya rahimden geliyorsa gibi bir ayrım yapıp cevap vermişsiniz. Biz bunun ayrımını nasıl yapacağız? Nereden geldiğini nasıl bileceğiz? Ayrıca rutubet tarzından kasıt nedir? Bunu anlamadım. Dışarıda olduğumuzda abdest almak zor oluyor ayrıca arkadaşlar soruyorlar mesela: Abdest aldıklarını ve namaz içinde akıntı geldiğini söylüyorlar. Böyle bir durumda abdest bozulmuş olur mu diyorlar ben de evet diyorum. Şimdiye kadar yanlış bilgi mi vermiş oldum? Bir namazı kılacak zaman kadar bile aralıksız olarak akıntınız geliyorsa özürlüsünüz her vakit abdest alıp namaz kılın diyordum. Buradaki namazı kılacak vakitten kasıt sadece namazın farzı mı yoksa farz sünnet namazın tüm kısımları mı? Bir de hocam akıntısı sürekli gelen bir insan, 'bazı âlimlere göre akıntı abdesti bozmaz aralıklarla akıntısı gelen kişi abdest almasa da yanlış yapmış olmaz' şeklindeki fetvayı okuyunca sürekli akıntı geldiğinde de abdest bozulmaz diye düşünülebilir. Bu konu da ne diyorsunuz? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
'Akan her sıvı' şeklindeki bilgi, eski ulemanın kitaplarında zikredilen bir meseledir. Mesele ile alakalı hükmü şöyle özetleyebiliriz: a- Bir bayandan sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın büyük bir bölümüne göre abdesti bozar. Bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söyleyen de vardır. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü teyit etmektedir. Buna göre ihtiyaten abdestini yenileyen bir hanım daha iyi olanı yapmış olur. Böyle yapmayana da yanlış yaptığını söylemeyebiliriz. Gusül gerekmesi için bayanın cinsel organına erkeğin cinsel organı değmesi gerekir. Doktorun muayenesi bu kuralı işletmez, gusül de gerekmez.
Aleykümselam. Bayanların rutubet şeklindeki akıntısının normal bir terleme gibi görülmesi mümkündür. Sizdeki böyle ise onu terleme kabul edebilirsiniz. Yani abdest için bozulma durumu olmaz.
Namazın farz olan şartlarını yerine getirdikten sonra namaz kabul olur biiznillah. Yalnız farzlardan birinde TA’DİL-İ ERKÂN (rükûdan ve secdeden kalktıktan sonra iki üç saniye kadar beklemek) olduğunu unutmamalıyız. Abdest tutamamak gibi bir durum söz konusu olduğunda ve bu sürekli ise yani bir namaz kılamıyorsanız muhakkak abdest bozuluyor ise siz ÖZÜR SAHİBİ olarak namaz kılabilirsiniz. Özür sahibi olan kimse ezan okununca bir abdest alır ve o abdesti özrü dışında başka bir sebeple bozmadıkça abdesti bozulmamış gibi namaz kılar. Bu konuyu bir ilmihalden okuyun öyle yapın. Allah Teâlâ kabul buyursun.
“Akan her sıvı” şeklindeki bilgi, eski ulemanın kitaplarında zikredilen bir meseledir. Mesele ile alakalı hükmü şöyle özetleyebiliriz: a- Bir kadından sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın büyük bir bölümüne göre abdesti bozar. Bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söyleyen de vardır. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü teyit etmektedir. Buna göre ihtiyaten abdestini yenileyen bir hanım daha iyi olanı yapmış olur. Böyle yapmayana da yanlış yaptığını söylemeyebiliriz. Gusül gerekmesi için bayanın cinsel organına erkeğin cinsel organı değmesi gerekir. Doktorun muayenesi bu kuralı işletmez, gusül de gerekmez.
Sizin bahsettiğiniz durum ‘özür’ durumudur. Hanefi mezhebine göre: Akıntının abdesti bozup bozmaması açısından durumun değerlendirilmesi gerekir. Öncelikle, koku, kaşıntı ve yanma hissi olmaksızın rahim ağzı hücrelerinden rutin olarak gelen, rengi yumurta akı şeklinde olan akıntı abdesti bozmaz. Çamaşıra ya da pet gibi malzemelere bulaştığında kirletmiş sayılmaz; necis değildir. Ancak böyle bir durumda takvaya uygun olan, abdesti yenilemektir. Bu renk dışında, akıntının sarı ya da yeşil gibi renklerde olması ise enfeksiyon belirtisi olabilir. Bu tür akıntı necis sayılır ve abdesti bozar. Bir bayandan sürekli akıntı geliyorsa ve bu durum süreklilik arz ediyorsa, özür hükmü ortaya çıkar. Özür hâlinde ise her namaz vakti için abdest almak gerekir; çamaşırı değiştirmeye gerek yoktur. Gelen akıntının özür sayılabilmesi için, bir namaz vakti boyunca devam etmesi gerekir. Örnek verecek olursak; öğle ezanı okunduktan sonra ikindi ezanına kadar, abdest alıp namaz kılacak kadar bir süre akıntı durmuyorsa, ikindi vaktinin girmesiyle kişinin özür hâli başlamış olur. Bu durum ortadan kalkana kadar, kişi her vakit girdiğinde abdestini yeniler ve o vakit içinde ibadetlerini yerine getirir. Bu durumda, özür sebebi olan akıntının gelmesi abdesti bozmaz. Ancak abdestin bozulması başka bir sebeple (örneğin yellenme gibi) gerçekleşirse yeniden abdest almak gerekir. Kişi, o vakit içerisinde başka bir sebeple abdesti bozulmadığı sürece akıntı gelse bile ibadetlerine devam edebilir. Vakit çıktığında ise yeniden abdest alması gerekir. Örneğin abdesti aldıktan sonra, aynı vakit içinde farz namazı kıldıktan sonra abdesti gerektiren diğer ibadetleri yapmak için tekrar abdest almak gerekmez. Burada dikkat edilmesi gereken husus, vaktin çıkmasıyla abdestin bozulmasıdır. Hanefi mezhebi içerisinde rutin gelen akıntının abdesti bozmayacağı ile ilgili görüşler de vardır. Ancak bu ruhsat olarak kabul edilir. Çok zor ve abdest alınamayacak durumlarda bu görüşle de amel edilebilir.
Aleykümselam. Abdesti bozmadığı görüşü, o akıntıyı sümük, ter gibi temiz görmelerindendir. Bu görüşle amel edilecekse, pedi değiştirmeye de gerek yoktur. Terini sildiği bir mendil gibi kabul edebilir onu.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam.Burundan gelen suyun abdeste de namaza da zararı yoktur. Eşiniz, abdestte burna su vermeyi abartmasın, normal bir çekme ile alınan su yeterlidir.
Aleykümselam. Böyle bir gerekçe makul değil. Ne var abdestinizi bozacak veya öbür mezhepte bozmayacak? Mesele sadece abdestinizin bozulması ile mi sınırlı yoksa bayan/erkek temasından kaynaklanan duruma geçiş mi arıyor nefsiniz? Bir mezhebe intikali gerektirecek durum zannetmiyorum.
Aleykümselam. Bunu doktor ile çözmelisiniz.
Aleykümselam. Başa sürülen maddenin, eldeki ıslaklığı saça temas ettirmeyecek şekilde hacmi varsa abdest açısından engel var demektir. Peygamber aleyhisselam hac için ihrama girdiği zaman, saçını bal ile şeklindeki rivayeti esas alan bazı alimler başa sürülen jöle ve benzeri şeylerin abdestteki meshe mani olmayacağını söylemişlerdir. Buna göre hareket edilmesinde sakınca olmayabilir ama esas olan bu malzemenin kullanılmasının sakıncalarına dikkat etmek gerekir. Genelde saça şekil vermek için kullanılan wax ve jöle gibi malzemelerin yapımında jelatin hammaddesi bulunabilmektedir. Jelatin ise hayvanî malzemeden yapıldığında necis olma riski taşır. Bu esasen necaset açısından abdeste manidir. Temas meselesi için zikrettiğimiz gibi bir mazeret bulunabilir ama bunun mazereti yoktur. Kullanılmamasını tavsiye ederiz.
Aleykümselam. İhtimale binaen bir hüküm değiştiremeyiz. Hastalığınız kesin o nedenle ise eğer abdest almayabilirsiniz. Onun yerine teyemmüm edersiniz ama bu durum bir ihtimal ile değil kesin bilgi ile olmalıdır. Rahatlatıcı alternatifler üretmeye çalışın. Mesela çorap mest giyin.
Selamünaleyküm. Dişinizi ağzınızı yıkamanız kanatıyorsa abdestte ağız yıkamayın. Başka bir nedenle dişleriniz kanıyorsa akan kan, tükürükten fazla olmadıkça abdestiniz bozulmaz. Endişelenmeyin, namaz kılın.