Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum hocam. Kadınların beyaz akıntılarına bazı alimler abdesti bozmaz diye söylüyorlar ve kadının her namaz vakti için abdestini tazelemesine gerek yok diyorlar. Onların görüşlerini dinlersek, bir kadın beyaz akıntılarından dolayı pet kullanırsa, abdestini tazelemediği halde, bu pedi her namaz vakti için değiştirmeli mi? Yoksa pedin üzerinde beyaz akıntı olduğu halde, o pedle namaz kılabilir mi? O kadın abdestini tazelemediği halde ve tuvalete gitmediyse, taharetlenmesi gerekiyor mu, beyaz akıntıdan dolayı temizlenmek için?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İki namaz arasındaki vakti kadar (yaklaşık olarak iki saat) devam eden bir akıntı özür kapısını açar. Özürlü durumuna geçersiniz. Özürlü olunca da sadece namaz vaktinin girişinde abdest almanız yeterli olur. Petinizi de değiştirmezsiniz. Kadın meseleleri ile alakalı olarak Faruk Beşer'in kitaplarını tavsiye edebilirim.
Selamünaleyküm. Doktor tedavisinden sonra gusül gerekmez. Akıntı, sürekli olursa yani saatler boyu devam ederse her namaz vakti abdest almak yeterli olur. Nadiren geliyorsa abdest alınmalıdır. Namazda da olsa durum böyledir.
Aleykümselam. Sizin ve bizim Ömer Nasuhi Bilmen rahmetullahi aleyhin tercihine uymamız elbette gerekendir. Bu meselede farklı içtihatlar da bulunduğundan ve bayanların bazı durumlarda çok zorlandıkları bir durum olduğu için böyle bir esneklik bulunabileceğine temas ediyoruz. Allah yardımcımız olsun.
'Akan her sıvı' şeklindeki bilgi, eski ulemanın kitaplarında zikredilen bir meseledir. Mesele ile alakalı hükmü şöyle özetleyebiliriz: a- Bir bayandan sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın büyük bir bölümüne göre abdesti bozar. Bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söyleyen de vardır. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü teyit etmektedir. Buna göre ihtiyaten abdestini yenileyen bir hanım daha iyi olanı yapmış olur. Böyle yapmayana da yanlış yaptığını söylemeyebiliriz. Gusül gerekmesi için bayanın cinsel organına erkeğin cinsel organı değmesi gerekir. Doktorun muayenesi bu kuralı işletmez, gusül de gerekmez.
Sizin bahsettiğiniz durum ‘özür’ durumudur. Hanefi mezhebine göre: Akıntının abdesti bozup bozmaması açısından durumun değerlendirilmesi gerekir. Öncelikle, koku, kaşıntı ve yanma hissi olmaksızın rahim ağzı hücrelerinden rutin olarak gelen, rengi yumurta akı şeklinde olan akıntı abdesti bozmaz. Çamaşıra ya da pet gibi malzemelere bulaştığında kirletmiş sayılmaz; necis değildir. Ancak böyle bir durumda takvaya uygun olan, abdesti yenilemektir. Bu renk dışında, akıntının sarı ya da yeşil gibi renklerde olması ise enfeksiyon belirtisi olabilir. Bu tür akıntı necis sayılır ve abdesti bozar. Bir bayandan sürekli akıntı geliyorsa ve bu durum süreklilik arz ediyorsa, özür hükmü ortaya çıkar. Özür hâlinde ise her namaz vakti için abdest almak gerekir; çamaşırı değiştirmeye gerek yoktur. Gelen akıntının özür sayılabilmesi için, bir namaz vakti boyunca devam etmesi gerekir. Örnek verecek olursak; öğle ezanı okunduktan sonra ikindi ezanına kadar, abdest alıp namaz kılacak kadar bir süre akıntı durmuyorsa, ikindi vaktinin girmesiyle kişinin özür hâli başlamış olur. Bu durum ortadan kalkana kadar, kişi her vakit girdiğinde abdestini yeniler ve o vakit içinde ibadetlerini yerine getirir. Bu durumda, özür sebebi olan akıntının gelmesi abdesti bozmaz. Ancak abdestin bozulması başka bir sebeple (örneğin yellenme gibi) gerçekleşirse yeniden abdest almak gerekir. Kişi, o vakit içerisinde başka bir sebeple abdesti bozulmadığı sürece akıntı gelse bile ibadetlerine devam edebilir. Vakit çıktığında ise yeniden abdest alması gerekir. Örneğin abdesti aldıktan sonra, aynı vakit içinde farz namazı kıldıktan sonra abdesti gerektiren diğer ibadetleri yapmak için tekrar abdest almak gerekmez. Burada dikkat edilmesi gereken husus, vaktin çıkmasıyla abdestin bozulmasıdır. Hanefi mezhebi içerisinde rutin gelen akıntının abdesti bozmayacağı ile ilgili görüşler de vardır. Ancak bu ruhsat olarak kabul edilir. Çok zor ve abdest alınamayacak durumlarda bu görüşle de amel edilebilir.
“Akan her sıvı” şeklindeki bilgi, eski ulemanın kitaplarında zikredilen bir meseledir. Mesele ile alakalı hükmü şöyle özetleyebiliriz: a- Bir kadından sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın büyük bir bölümüne göre abdesti bozar. Bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söyleyen de vardır. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü teyit etmektedir. Buna göre ihtiyaten abdestini yenileyen bir hanım daha iyi olanı yapmış olur. Böyle yapmayana da yanlış yaptığını söylemeyebiliriz. Gusül gerekmesi için bayanın cinsel organına erkeğin cinsel organı değmesi gerekir. Doktorun muayenesi bu kuralı işletmez, gusül de gerekmez.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Bir doktora muhakkak görünmelisiniz.
Selamünaleyküm. Dişinizi ağzınızı yıkamanız kanatıyorsa abdestte ağız yıkamayın. Başka bir nedenle dişleriniz kanıyorsa akan kan, tükürükten fazla olmadıkça abdestiniz bozulmaz. Endişelenmeyin, namaz kılın.
Aleykümselam. Erkek için önden yellenme diye bir şey yoktur. Bayan için ise mümkündür. Hanefî uleması, bu durumda kadının abdestini tazelemesini sadece müstehap olarak görmüşlerdir. Bu da abdest tazelemesinin şart olmadığı anlamına gelmektedir.
Aleykümselam. Bir kere böyle bir hastalıktan ötürü muhakkak tedavi olmalısınız. İkinci olarak da zaruret düzeyinde bir durum varsa kendinizi zorlamanıza da gerek yoktur. En zor durumda özürlü namazı kılarsınız. Geçmiş olsun.
Aleykümselam. Geçmiş olsun. Allah Teâlâ size sabırlar versin.Abdest almanız mümkün olmuyorsa abdest yerine teyemmüm alın. Teyemmüm kolaydır. Evinize bir kiremit parçası getirtin. Avuç içiniz kadar olması yeterlidir. Kiremit olmazsa tuğla da olur. Topraktan bir şey olması yeterlidir. Ona iki elinizi sürün. Sonra da yüzünüze güzelce sürün. Bir kere daha sürün kiremite. Sol elinizle sağ kolunuzu, sağ elinizle de sol kolunuzu sıvazlayın. Böylece teyemmüm yapmış olursunuz. O da abdest yerine geçer. Aynen abdest almış gibi olursunuz. Bütün ibadetleri yaparsınız. Bunu da yapmak zor geliyorsa teyemmüm de yapmayın, öylece namaz kılın. Ama namazı sakın bırakmayın. Zor geliyorsa sadece farzları kılın. Muhakkak namaz kılın. Namaz sizin umudunuzdur. Aman, ne olursunuz namazı en azından farzları bırakmayın. Siz, sevap makinesi gibi çalışıyorsunuz. Namaz olmazsa kendinizi yokuşa sürmüş olursunuz. Biraz gayret edin. Kur'an meselesine gelince, öğrenene kadar dinlemeyi deneyin. Bol bol dinleyin. Dinlemek de okumak gibidir. Zamanla da biiznillah öğrenmeniz için bir çare bulunur. Çok dua edin. Unutmayın; siz bu hâlinizle sevap makinesi gibisiniz. Melekler size sürekli sevap yazıyor. Bir de namaz kılarsanız tamamdır biiznillah göreyim sizi. Sadece farzlar bile olsa kaçırmayın ha!Bu kardeşinize de dualar edin.
Aleykümselam. İhtimale binaen bir hüküm değiştiremeyiz. Hastalığınız kesin o nedenle ise eğer abdest almayabilirsiniz. Onun yerine teyemmüm edersiniz ama bu durum bir ihtimal ile değil kesin bilgi ile olmalıdır. Rahatlatıcı alternatifler üretmeye çalışın. Mesela çorap mest giyin.