Fetva Meclisi
Soru
Hocam bayanların beyaz akıntı dediğimiz akıntıları abdesti bozar mı? Klasik fıkıh eserlerinde okuduğum kadarıyla yerinden dışarıya akması abdesti bozar diye biliyorum ama günümüzde bazı hocalar -malumunuzdur- bunun burun akıntısı gibi olduğunu ve abdesti bozmayacağını söylüyorlar, ben kendim okuduğuma göre hareket ediyorum ama insanlar soruyorlar, vebal altına girmek istemiyorum, sizin ilminize ve takvanıza güvenerek soruyor cevabınızı bekliyorum. İkinci sorum da hocam, kadınlar bayan kadın doğum doktoruna muayeneye gittiklerinde gusletmeleri gerekir mi? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
“Akan her sıvı” şeklindeki bilgi, eski ulemanın kitaplarında zikredilen bir meseledir. Mesele ile alakalı hükmü şöyle özetleyebiliriz: a- Bir kadından sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın büyük bir bölümüne göre abdesti bozar. Bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söyleyen de vardır. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü teyit etmektedir. Buna göre ihtiyaten abdestini yenileyen bir hanım daha iyi olanı yapmış olur. Böyle yapmayana da yanlış yaptığını söylemeyebiliriz. Gusül gerekmesi için bayanın cinsel organına erkeğin cinsel organı değmesi gerekir. Doktorun muayenesi bu kuralı işletmez, gusül de gerekmez.
Kadının ön uzvundan beş türlü akıntı gelir. İdrar, âdet kanı, lohusalık kanı, istihâze (hastalık) kanı ve kan karışık olmayan beyaz ya da renksiz akıntı. Bunlardan ilk dördü için pamuk (tampon ya da kürsüf) bir şey ifade etmez: Meselâ hastalık kanı akıntısı bulunan bir kadın pamuk (tampon) kullanıp bu özür kanını bir süre kesmekle özürlü olmaktan çıkmaz. Beyaz ya da renksiz akıntıya gelince; bu hemen hemen bütün kadınlarda bulunan normal bir durumdur. “Akıntı” meselesi ile alakalı hükmü ayrıca şöyle özetleyebiliriz: a- Bir kadından sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli yani normal olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. Ancak bu husus başta da belirtildiği gibi normal olmayan akıntı için geçerlidir. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın bir bölümüne göre abdesti bozacağı bir bölümüne göre ise bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söylemektedir. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü daha fazla teyit etmektedir. Böyle bir şeye ihtiyaç duymayanın kullanma zorunluğu yoktur. Dolayısıyla kürsüf kullanmak gibi bir zorunluluk yoktur. Tıp eğer bu uygulamanın zararlı olduğunu, daha riskli olduğunu söylüyorsa kürsüf yapılması hususunda hassas davranmak gerekir. Sağlıklı bir kadından gelen günlük akıntı abdesti bozmaz, dolayısıyla çamaşıra değdiğinde de necaset olmaz. Çünkü âlimlerin büyük bir bölümüne göre; sümük vb. gibi sayılmaktadır. Dolayısıyla pis sayılmamaktadır. Böyle bir durum sizde korku ve olumsuz bir etki bıraktıysa bir uzman psikologdan yardım istemeniz faydalı olacaktır. Ancak bu durumun sizde yorgunluk sebebi olmasına, vesveseye götürmesine izin vermeyiniz. Allah’a emanet olunuz.
Aleykümselam. Bayanların rutubet şeklindeki akıntısının normal bir terleme gibi görülmesi mümkündür. Sizdeki böyle ise onu terleme kabul edebilirsiniz. Yani abdest için bozulma durumu olmaz.
Aleykümselam. Mesele orada okuduğunuz şekilde özetlenmiştir. İhtiyat olanı hepimiz biliyoruz: Abdesti bozulmuş kabul etmek. İhtiyat budur. Uygulamaya gelince, bayanların bu konuda ciddi bir sıkıntıları vardır. Sadece 'abdest al' demekle olmuyor. Ara sıra akıntı gelmesi ile akıntısız anı olmamak farklı olmalıdır. Rutubete gelince, bunu bir bayan her halde takdir eder zannederim. Rutubet ile akıntı aynı değildir. Tükürükle üst dudakta oluşan ter aynı mı? Bu hususta okuduğunuz gibi bir açılım denebilecek fetva vardır. Genel uygulamayı biliyoruz, zorda olanlar için de sözünü ettiğimiz görüşten yararlanılabilir.
Meni; cinsel ilişki sonrasında gelen, yoğun şekilde dışarıya çıkan bir akıntıdır. Meni, kadından diğer sıvılar gibi hemen gelmez. Cinsel ilişki esnasında veya hemen sonrasında gelebilir. Meninin tanınması için şu ölçülere dikkat edilebilir: 1- Meni çıkarken lezzet verir. Çıktıktan kısa bir süre sonra da bitkinlik bırakır. Bu durum kadın ve erkekte aynıdır. 2- Meni pis kokar. Kurumaya başladıktan sonra yumurta çürüğü gibi kokar. 3- Kadının menisi daha sarımsı ve daha incedir. Erkek menisi kuruyunca ovularak dökülebilirken kadın menisi ince olduğu için kuruduğunda idrar gibi kalabilir. Bunun dışında kadınlardan gelen kan dışındaki sıvıların tamamı meni değildir ve guslü gerektirmez. Şehevi düşünmeler veya şehvetin hareketlenmesinden sonra gelen genellikle MEZİDİR. Mezi ise gusül gerektirmez. Necistir, temizlenir ve abdest alınır. Bahsettiğiniz akıntıyla meninin bir alakası olup olmadığını tekrar düşününüz meni sadece düşünce yoluyla gelen bir akıntı değildir. Sizden bu durumda gelen akıntı en fazla mezi olabilir. Mezi de sadece abdesti bozar. Böyle bir akıntı hissettiğinizde namaz kılmak için yeni bir abdest almanız yeterlidir. Ancak ciddi derecede sizi takıntı, vesvese durumuna götürüyorsa bir uzmandan yardım almanızı tavsiye ederiz. Burada fıkhî değil daha ziyade bakış tarzınızla ilgili bir zorluk gözükmektedir. Daha geniş düşünmeli ve buna takılıp kalmamalısınız. Şeytan vesvesesiyle sizi ezmemelidir. Bu değerlendirmeniz isabetli değildir, sizi vesveseye götürebilir. Herhangi bir fıkhi hüküm de değildir. Çünkü sizin abdestli olmanız doğumun şartlarından değildir. Ayrıca Müslüman bir hanımefendi kirli değildir dolayısıyla çocuğunuzda böyle bir şeyin devamcısı değildir. Ki dinimizde kimse kimsenin günahını yüklenmez, bedel ödemez fıkıh bilmek hassasiyeti bize bunu öğretir. Çocuğun imanını etkilemesi gibi bir durum zan etmek olur. Dinimiz de zan üzere hareket etmeyen kuralları ve çizgileri net olan bir dindir elhamdülillah. Allah size ve ailenize afiyetler versin.
Bu sıvı (mezi) şehvetten dolayı geliyorsa abdesti bozar, guslü gerektirmez. Yalnız bu akıntı sürekli gelip namaz kılmanıza engel olacak şekilde devam ediyorsa özür olarak değerlendirilir. https://fetvameclisi.com/fetva/176-kime-ozur-sahibi-sahib-i-ozur-denir https://fetvameclisi.com/fetva/ozur-sahibi-musluman
abdest konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İdrar iyice boşadıktan sonra, elinizle kamışınızı incitmeyecek şekilde sıvazlayın. Ayağa kalkınca da kontrol edin. Bir süreliğine tuvalet kâğidi kullanın. Su ile taharet etmeyin. Bir ay sonra durumu tekrar yazın lütfen.
Selamünaleyküm. Bu yok sayılamayacak bir içtihat kabul edilmektedir. Namazı iade etmemizi gerektirecek bir akidevi sorun değildir. Akidevi sorunlarda, tereddüt etmeden imamı yok sayarız. Fıkhî içtihatlarda ise camide, cemaatte olmayı yeğlemek gerekir. Buna rağmen namaz iade edilebilir ama fitneye meydan vermemek kaydıyla.
Selamünaleyküm. Yasini Şerif, dua değil sure adıdır. Arapça metnine abdestsiz tutulmaz. Tercümesi ise abdestsiz okunabilir. Tutmadan okumak için hiçbir şekilde abdest gerekmez.
Selamünaleyküm. Çıplak olmakla abdestin bir ilgisi olmaz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Gözümüzle gördüğümüzün ötesini irdelememiz doğru değildir.
Selamünaleyküm. Her şeye rağmen namazı ihmal etmeyin. Sizin durumunuz bir özür hâlidir; normal şartlarda caiz olmayan şeyler sizin için caizdir. Yılmayın, üzül meyin. Sabrederek geçirin bu günlari. Tıbben tavsiye edilenlere muhakkak uyun. Allah Teâlâ afiyetinizi iade buyursun. Dualar ederiz size.