Fetva Meclisi
Soru
Esselamun aleyküm değerli hocam.Ben arapça eğitimi almak için yaklaşık bir ay önce ürdüne geldim.Bizim mahallemizde bulunan camimizin imamı çorabına mesh ederek abdest alıyor.Bizde burada ki arkadaşlarla ihtilafa düştük.Bu imamın arkasında namaz kılınır mı,kılınmaz mı diye.Bazı arkadaşlar "bu imamın arkasında namaz kılınmaz"diyerekten evde cemaat oluyorlar(bunlar normal de camide cemaatle namaz kılan arkadaşlar),bazıları da birşey olmaz diyerekten camiye devam ediyorlar.Bu durumda bizim ne yapmamız gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz kişilerin yaptığının doğru olmadığını düşünüyoruz ama onlar da nihayetinde kendilerine göre bir içtihat yapmaktadırlar. Bu içtihatları onların dinden çıkması değildir. Arkalarında namaz kılınmasının sakıncası olmaz.
Kesinlikle camide tartışma zemini hazırlamayın. Camiyi de terk etmeyin. Meseleyi imam efendiye arz edin. İmam efendi o şahsın arkasında namaz kılınabileceğini söylüyorsa yani vebalini üstleniyorsa siz namaza devam edin. İmam da sorumluluk almıyorsa yine namaza devam edin. Gerekiyorsa o namazı tekrar iade edersiniz. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun bir imam, namaz saatinde camiyi açık tutacak. Bu ne biçim anlayıştır; imam sadece cemaate mi namaz kıldırıyor, nerede melekler?
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun bir imam, namaz saatinde camiyi açık tutacak. Bu ne biçim anlayıştır; imam sadece cemaate mi namaz kıldırıyor, nerede melekler?
Selamünaleyküm. Tevbe edenin günahından ötürü mü'min kimliği soruşturulmamalıdır. Tevbe etmemiş büyük günahlardan birini işleyenin de daha iyisi varken imam olması doğru değildir. Namaz için 'caizdir' diyebilsek de onun imam olmaması gerekir.
Selamünaleyküm. Vasıtaya binmenizi gerektirecek bir mesafeye gitmeniz şart değildir. Evinizde ailece cemaat yapın.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Yasini Şerif, dua değil sure adıdır. Arapça metnine abdestsiz tutulmaz. Tercümesi ise abdestsiz okunabilir. Tutmadan okumak için hiçbir şekilde abdest gerekmez.
'Akan her sıvı' şeklindeki bilgi, eski ulemanın kitaplarında zikredilen bir meseledir. Mesele ile alakalı hükmü şöyle özetleyebiliriz: a- Bir bayandan sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın büyük bir bölümüne göre abdesti bozar. Bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söyleyen de vardır. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü teyit etmektedir. Buna göre ihtiyaten abdestini yenileyen bir hanım daha iyi olanı yapmış olur. Böyle yapmayana da yanlış yaptığını söylemeyebiliriz. Gusül gerekmesi için bayanın cinsel organına erkeğin cinsel organı değmesi gerekir. Doktorun muayenesi bu kuralı işletmez, gusül de gerekmez.
Selamünaleyküm. Çıplak olmakla abdestin bir ilgisi olmaz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. İdrar iyice boşadıktan sonra, elinizle kamışınızı incitmeyecek şekilde sıvazlayın. Ayağa kalkınca da kontrol edin. Bir süreliğine tuvalet kâğidi kullanın. Su ile taharet etmeyin. Bir ay sonra durumu tekrar yazın lütfen.
Selamünaleyküm. Gözümüzle gördüğümüzün ötesini irdelememiz doğru değildir.
Selamünaleyküm. Sizin durumunuzda birinin kalkıp abdest alması, işrak namazı ile alakalı sevabını değiştirmez. Siz, bir zorunluluktan ötürü kalktığınız için yerinizde oturur gibisiniz.