Fetva Meclisi
Soru
Ben sabah namazından sonra işrak namazı kılmak istiyorum ama işrak vaktine kadar abdestim kalmıyor (akınyıdan dolayı) akıntısı olan bir bayan işrak namazını nasıl kılar. (efendimizin sabah namazını kıldıktan sonra yerinden başka bir yere hareket etmediğini biliyorum) bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
İşrak namazını güneş doğduktan 40 dakika sonra kılabilirsiniz. İşrak namazı, kendi başına nafile bir namazdır. Sabah namazını kılmaya bağlı bir şartı yoktur.
Selamünaleyküm. Sabah namazını nerede kılıyorsanız İşrak'ı da orada kılabilirsiniz. Allah kabul buyursun. Bize de dua ediniz.
Selamünaleyküm. Eğer bu akıntının namaz kılmadan önce, abdestten de sonra olduğunu zannediyorsanız o namazı yeniden kılmalısınız.
Selamünaleyküm. Eğer bu akıntının namaz kılmadan önce, abdesten de sonra olduğunu zannediyorsanız o namazı yeniden kılmalısınız.
Selamünaleyküm. Bu büyük ihtimalle vesvesedir, yok sayıp yolunuza devam etmeniz gerekir. Bir de kadınlardan gelebilen ve meni mezi olmayan kadınlık sıvısı da olabilir ki, onu yok sayabilirsiniz.
Arkanızda namaz kılanları bulmanız mümkünse bulup o namazı tekrar etmelerini söyleyeceksiniz. Değilse siz en azından tekrar edeceksiniz.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Gusül, meniden ötürü gerekir. Bakmak, konuşmak gibi durumlarda gelen akıntı genelde meni olmaz. Sadece abdest almanız ve çamaşırınızı temizlemeniz yeterlidir.
Selamünaleyküm. Gözümüzle gördüğümüzün ötesini irdelememiz doğru değildir.
Selamünaleyküm. Çıplak olmakla abdestin bir ilgisi olmaz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Yasini Şerif, dua değil sure adıdır. Arapça metnine abdestsiz tutulmaz. Tercümesi ise abdestsiz okunabilir. Tutmadan okumak için hiçbir şekilde abdest gerekmez.
Selamünaleyküm. Bu yok sayılamayacak bir içtihat kabul edilmektedir. Namazı iade etmemizi gerektirecek bir akidevi sorun değildir. Akidevi sorunlarda, tereddüt etmeden imamı yok sayarız. Fıkhî içtihatlarda ise camide, cemaatte olmayı yeğlemek gerekir. Buna rağmen namaz iade edilebilir ama fitneye meydan vermemek kaydıyla.
'Akan her sıvı' şeklindeki bilgi, eski ulemanın kitaplarında zikredilen bir meseledir. Mesele ile alakalı hükmü şöyle özetleyebiliriz: a- Bir bayandan sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın büyük bir bölümüne göre abdesti bozar. Bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söyleyen de vardır. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü teyit etmektedir. Buna göre ihtiyaten abdestini yenileyen bir hanım daha iyi olanı yapmış olur. Böyle yapmayana da yanlış yaptığını söylemeyebiliriz. Gusül gerekmesi için bayanın cinsel organına erkeğin cinsel organı değmesi gerekir. Doktorun muayenesi bu kuralı işletmez, gusül de gerekmez.