Fetva Meclisi
Soru
Ben nişanlı bir kızım. Nişanlımın elini falan tutmadım ama bazen sözlerinden bakışından etkileniyorum ve bununla beraber akıntı geliyor. Bunu sık yasıyorum. Her seferinde gusül abdesti gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Beyaz akıntı gusül nedeni değildir. Gusül meniden ötürü gerekir. Abdestinizi yenilemeniz ve çamaşırınızı temizlemeniz yeterlidir.
Selamünaleyküm. Çamaşırda bir leke görmedikçe rüya ile gusül gerekmez.
Selamünaleyküm. Şehvetli konular ve ortamlarda gelen sıvı ise mezi veya meni olabilir. Büyük ihtimalle mezidir ki, mezi guslü gerektirmez. Abdest almanız ve kirlenen yeri yıkamanız yeterli olur.
Aleykümselam. Yapışkanlık iyi yıkamamaktan kaynaklanabilir. Tekrar guslü gerektirmez. Gusleden kişi, akıntının iyice kesildiğini sıkarak veya başka bir yöntemle temin ettikten sonra gusletmelidir ki böyle bir sıkıntı olmasın.
Selamünaleyküm. Meni olmayan akıntıdan ötürü sadece abdest alıp çamaşırınızı temizlemeniz yeterlidir.
Bu yaptığınızda bir sakınca yoktur. Gusül de bundan dolayı gerekmez.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin durumunuzda birinin kalkıp abdest alması, işrak namazı ile alakalı sevabını değiştirmez. Siz, bir zorunluluktan ötürü kalktığınız için yerinizde oturur gibisiniz.
Selamünaleyküm. Gözümüzle gördüğümüzün ötesini irdelememiz doğru değildir.
Selamünaleyküm. Çıplak olmakla abdestin bir ilgisi olmaz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Yasini Şerif, dua değil sure adıdır. Arapça metnine abdestsiz tutulmaz. Tercümesi ise abdestsiz okunabilir. Tutmadan okumak için hiçbir şekilde abdest gerekmez.
Selamünaleyküm. Bu yok sayılamayacak bir içtihat kabul edilmektedir. Namazı iade etmemizi gerektirecek bir akidevi sorun değildir. Akidevi sorunlarda, tereddüt etmeden imamı yok sayarız. Fıkhî içtihatlarda ise camide, cemaatte olmayı yeğlemek gerekir. Buna rağmen namaz iade edilebilir ama fitneye meydan vermemek kaydıyla.
Selamünaleyküm. Fıkıh, bir araştırma ilmidir. Nasıl daha iyi kul olabliriz, cennet kazanmanın en kısa yolu nasıldır, bunu izah eder. Fukaha da bu mantıkla çalışan ilim adamlarıdır. Abdesti bozan hususlar arasında kan akmasının bulunup bulunmadığı ilmi bir mesele olarak tartışılmıştır. Hanefi ulemasının elde ettiği bilgiler onları, kan akmasının abdesti bozacağı kanaatine götürmüştür. Diğer ulema ise böyle düşünmemiştir. Hanefi ulemasının da ellerinde naslar bulunmaktadır diğerlerinin de. Böyle bir durumda Müslüman, hangi âlimin izinden gidiyorsa onun sözüyle amel eder. Kendisi hakikati araştırma imkânına sahipse kendi bulduğu netice ile amel eder. Üzerindekavga edilecek, diğerlerinin ayıplanabileceği bir mesele değildir bu. Fıkhın bütünü de böyledir. Anlattığınız hikayenin ise bir değeri yoktur.