Fetva Meclisi
Soru
Bazen cinsellikle ilgili konuşmalara, görüntülere maruz kalıyorum ve o zamanlarda genital bölgemde bir akıntı oluşuyor, bu durum abdest mi gerektirir, gusül mü?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Koyu renkteki sıvı MEZİdir. Mezi gusül gerektirmez. Abdest almanız ve kirlettiği yeri temizlemeniz yeterlidir.
Keşke yaşınızı ve iş durumunuzu yazsa idiniz; durumunuzun tahlili için yararlı olurdu. Buna rağmen aşağıdaki durumu kendinize uyarlayabilirsiniz: a- Guslü gerektiren iki şeydir. Biri, kişinin eşiyle cinsel ilişki kurmasıdır. İkincisi de cinsel organdan MENİ gelmesidir. b- Cinsel organdan bir MENİ bir de MEZİ gelir. Genelde meni, cinsel duyguların kabardığı veya elle sürtme, sürtünme ve aşırı tefekkür durumlarında gelir. Bunun dışında, bel soğukluğu, yük kaldırma veya karşı cinsi düşünme gibi durumlarda ise gelen sıvının adı MEZİ ya da VEDİ'dir. Ama meni değildir. c- Meni ile Mezi arasındaki farkı şu şekilde tespit edebiliriz: Meni katıdır, kokuludur, kuruduğunda tabaka oluşturur. Mezi ise ona göre daha sıvımsıdır, idrardan biraz daha koyudur. Genelde idrar sonrasında gelir. Fışkırmaz, sızıntı olarak gelir. d- MEZİ guslü gerektirmez. Meziden sonra abdest almak ve kirlenen yeri temizlemek yeterlidir. Siz, büyük ihtimalle meziye meni muamelesi yapıyorsunuz. e- Eğer işiniz, bulunduğunuz konum, karşı cinsle temas durumunu oluşturuyorsa kendinize o ortamdan uzak kalmayı sağlamalısınız. Böyle bir durum yoksa bir doktora görünmenizde yarar vardır. Evhama neden olmadan kendinizi düzeltmelisiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Gusül, meniden ötürü gerekir. Bakmak, konuşmak gibi durumlarda gelen akıntı genelde meni olmaz. Sadece abdest almanız ve çamaşırınızı temizlemeniz yeterlidir.
Herhalde siz bu durumu abartıyorsunuz. Kadınlardan MENİ dediğimiz akıntının gelmesi normal durumlarda bu kadar kolay olmamalıdır. Gusül gerektiren MENİ’dir. Meni ise yumurta sıvısı gibi katıdır. Pis kokuludur. Ve kuruduğunda tabaka oluşturur, hamur kurusu gibi olur. Bunun dışında MEZİ gelebilir, mezi de gusül gerektirmez. O ise meniden daha ince bir sıvıdır. Koyu/katı idrara benzer. Kadınların genel olarak gördükleri sıvıyı karıştırmış olabilirsiniz.
Meni; cinsel ilişki sonrasında gelen, yoğun şekilde dışarıya çıkan bir akıntıdır. Meni, kadından diğer sıvılar gibi hemen gelmez. Cinsel ilişki esnasında veya hemen sonrasında gelebilir. Meninin tanınması için şu ölçülere dikkat edilebilir: 1- Meni çıkarken lezzet verir. Çıktıktan kısa bir süre sonra da bitkinlik bırakır. Bu durum kadın ve erkekte aynıdır. 2- Meni pis kokar. Kurumaya başladıktan sonra yumurta çürüğü gibi kokar. 3- Kadının menisi daha sarımsı ve daha incedir. Erkek menisi kuruyunca ovularak dökülebilirken kadın menisi ince olduğu için kuruduğunda idrar gibi kalabilir. Bunun dışında kadınlardan gelen kan dışındaki sıvıların tamamı meni değildir ve guslü gerektirmez. Şehevi düşünmeler veya şehvetin hareketlenmesinden sonra gelen genellikle MEZİDİR. Mezi ise gusül gerektirmez. Necistir, temizlenir ve abdest alınır. Bahsettiğiniz akıntıyla meninin bir alakası olup olmadığını tekrar düşününüz meni sadece düşünce yoluyla gelen bir akıntı değildir. Sizden bu durumda gelen akıntı en fazla mezi olabilir. Mezi de sadece abdesti bozar. Böyle bir akıntı hissettiğinizde namaz kılmak için yeni bir abdest almanız yeterlidir. Ancak ciddi derecede sizi takıntı, vesvese durumuna götürüyorsa bir uzmandan yardım almanızı tavsiye ederiz. Burada fıkhî değil daha ziyade bakış tarzınızla ilgili bir zorluk gözükmektedir. Daha geniş düşünmeli ve buna takılıp kalmamalısınız. Şeytan vesvesesiyle sizi ezmemelidir. Bu değerlendirmeniz isabetli değildir, sizi vesveseye götürebilir. Herhangi bir fıkhi hüküm de değildir. Çünkü sizin abdestli olmanız doğumun şartlarından değildir. Ayrıca Müslüman bir hanımefendi kirli değildir dolayısıyla çocuğunuzda böyle bir şeyin devamcısı değildir. Ki dinimizde kimse kimsenin günahını yüklenmez, bedel ödemez fıkıh bilmek hassasiyeti bize bunu öğretir. Çocuğun imanını etkilemesi gibi bir durum zan etmek olur. Dinimiz de zan üzere hareket etmeyen kuralları ve çizgileri net olan bir dindir elhamdülillah. Allah size ve ailenize afiyetler versin.
Allah nikâhınızı mübarek eylesin, evliliğinizi huzur, takvâ ve muhabbetle daim kılsın. Gusül gerektiren akıntılar şunlardır: Cinsel İlişki (cima): Eşlerin cinsel birleşmede bulunması hâlinde gusül gerekir. Bu birleşme boşalma olsa da olmasa da guslü gerektirir. Meni Gelmesi: Kişiden şehvetle, fışkırarak ve rahatlama hissiyle gelen sıvıya meni denir. Hem erkek hem kadın için bu şekilde gelen meni guslü gerektirir. Gusül gerektirmeyen diğer akıntılar şunlardır: Beyaz veya şeffaf renkli, ince yapılı, kokusuz akıntılar kadınlarda sıklıkla görülen rahimde oluşan nemlilik/ıslaklık veya vajinal akıntıdır. Bu tür akıntılar guslü gerektirmez ve abdesti de bozmazlar. Öpüşme, sarılma gibi cinsel yakın temaslarla şehvet uyanabilir. Bu esnada genellikle şehevi heyecanla gelen şeffaf ve yapışkan sıvı “kazi”dir. (Erkeklerden gelene “mezi” denir.) Bu yalnızca abdesti bozar, guslü gerektirmez. Kadından normal halinin dışında özel bir hastalık sebebiyle gelen rahim akıntısıdır. Bu da yalnızca abdest bozar, guslü gerektirmez.
cinsellik konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.Nikâhın en temel nedenlerinden biri şehveti helal yolla tatmin etmektir. Şehvetin tatmini dışında da gerekçeler vardır elbette ama asıl olan şehvettir denebilir. Eğer bir aldatma, gizli hedef gibi bir sıkıntı yoksa şehvet maksatlı nikâhın sıkıntısı yoktur.
Selamünaleyküm. Bir bilgi, gerektiği zaman farz olur. Ne zaman gerekiyorsa o zaman öğrenilmelidir. Önceden bilinmesi şart olanı önceden bilmek, zamanı gelince bilinecek olanı da o zaman bilmek gerekir.
Çocuklar mahrem sorular sormaya başladıklarında, onların yaşlarına uygun olacak cevaplar ile başlanmalıdır. Çocuk ne kadar soruyorsa o kadar cevap verilmeli. Hangi konuyu soruyorsa o konu ile iktifa etmelidir. Soru soran çocuğu da azarlamamalı, savsaklamamalıdır. Anlayacağı şekilde ikna etmeye çalışmalıdır. Bu arada da çocuğun kaçak yollardan bilgi edinmesine mani olmalıdır anne babası.
Evvela bu durumu uluorta konuşmayın. Gizlilik esasını en yakınınızdan bile koruyun. Sizin yanlış anlamış veya abartmış olmanız da mümkündür. Muhakkak bu durumu bir psikologla görüşün. Psikolog sizi yönlendirirse doktora gidin. Bunların neticesinden sonra tekrar yazın lütfen. Allah yardımcınız olsun. Umudunuzu kırmayın, çaresi olmayan dert yoktur. Arayacağız, sabredeceğiz.
Önce, bu durumun yetkili bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir. İkinci olarak da kişi, psikolojik olarak kendisini uygun bulmuyorsa ve cinsel olarak da ihtiyacı yoksa evlenmeyebilir. Kendisini evlenmeye mecbur hissedecek bir durumu varsa doktor onaylı veya tavsiyeli bir evlilik yapmalıdır/yapabilir.
Selamünaleyküm. Yapmanız gereken ilk şey, sizi bu duruma sürükleyen çevrenizi değiştirmenizdir. Çevrenizden kasıt da okuduğunuz gazete, arkadaşınıza kadar herkes ve her şey. Öbür türlü çok yorulursunuz.