Fetva Meclisi
Soru
Hocam, âdetliyken giyilen kıyafetler, gusül alındıktan sonra tekrar giyilse gusül abdestine zarar verir mi? Guslü bozar mı? Biraz abartılı bir örnek vereceğim ama diyelim ki kıyafette kan lekesi olsa (elbette bu şekilde kıyafet giyilmez, sadece uç bir örnek vermek istedim), bu kıyafeti gusülden sonra giymek gusül abdestini bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Durumunuzu muhakkak bir psikologla değerlendirin. Meni değmiş bir kıyafeti tekrar giymenizin de gusle zararı yoktur.
Selamünaleyküm. Böyle bir şey, o elbise ile namaz kılmanıza mani olabilir ama gusülle ilgisi yoktur. Gusül tamamdır, namaz için temiz giyinmeniz gerekir.
Bayanın rahmindeki cinsel ilişkiden kalan meniyi mümkün olduğu kadar dışarı atmış olması gerekir. Sonra da gusleder. Gusülden sonra gelen meni kalıntısı yeni bir şehvet ve hareketlenme ile oluşmadığı için guslü gerektirmez ama abdesti bozar. Yeniden abdest almak yeterli olur. Gusül için de önce normal abdest alınır. Ardından gusledilir ve tekrar abdeste gerek yoktur.
Gusül ile namaz arasında abdesti bozan bir durum olmazsa onunla namaz kılınabilir. Arada eksik aldığı abdestin namaza olumsuz bir etkisi yoktur. Sorunuza göre de gusülden sonra abdestiniz bozulmadığı için namazınız tamamdır.
Üzerinize fiilen necaset bulaşmış olsa bile bu durum, gusülle ilgili değildir. Üzerinizde necaset varken namaz kılmanızda sakınca olur. Gusül yine gusüldür. Gusül esnasında bedeninizi tekrar yıkamış olacağınızdan sıçrayan necasetin bir zararı olmaz.
Kadın veya erkeğin istimna yapması yani elle boşalması caiz değildir. Tevbesi yapılması gereken ve tedavi olunması gereken bir musibettir Gusül için cinsel ilişki veya meninin dışarı çıkması şarttır. Boşaldıktan sonra gusül almadan önce bir müddet beklenmesi veya idrarı yaptıktan sonra gusül abdesti alınması çok daha iyi olacaktır. Bir müddet (mesela yarım saat kadar) bekledikten sonra ya da idrarı yaptıktan sonra gusül abdesti alındı ise abdestten sonra gelen meniden dolayı tekrar gusül abdesti almak gerekmez.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Gusülde ve abdest alırken ayağın su birikintisinde kalan kısmı tekrar yıkanmalıdır. Fakat bu yıkama işlemi abdest alırken kullanılan su ile yapılmaması gerekmektedir.
Böyle bir konuda bir uzmana gidilmesi teşhis için çok önemli ki siz giderek durumunuzu netleştirmişsiniz. Eğer doktora gitmeniz çok uzun zaman olduysa ilk olarak güncel sağlık durumunuzu netleştirmek için tekrardan uzmana görünmenizde fayda olabilir. Aynı zamanda kullanmanız gereken ilaç yerine durumunuza göre farklı bir ilaç verilmesi gerekebilir. İkinci olarak da birçok ilacın yan etkisi var şüphesiz ama insana sağladığı katkıdan dolayı etkisine rağmen kullanmak zorunda kalıyoruz ki kullanmadığımızda günlük rutinimizi yapamayacak duruma gelebiliriz. Bu da kulluğumuzu yerine getirmemize engel olur Allah muhafaza ki sizin de belirttiğiniz gibi bu durum ibadetlerinize de engel olabilecek duruma gelebilmekte. Bu sebeple doktorun tavsiye ettiği ne ise ona göre hareket etmek tavsiye edilmekte, yan etkisinin zamanla zarar verecek duruma getirmesi durumunu da yine doktora sorulmasında fayda olacaktır. Eğer zararı varsa da zarara engel olacak başka tavsiyeler de bulunma ihtimali olabilmekte. Uzmana danışarak hareket etmeniz, sizin vesvese yapmamanızı da sağlayacaktır biiznillah. İlaç kullanmamaya devam edecekseniz de tıbben sağlık sorununuzun varlığı sizi özür sahibi yapar ve abdestinizi buna göre her vakit almanız gerekecektir. Bunun ölçüsü de iki namaz arası zaman kadar sıkıntının devam etmesidir. Özür sahibi olan, ezan okununca abdest alır ve namazını kılar. O arada özrü devam etse bile abdesti bozulmaz. Bu durum, öbür ezan vaktine kadar devam eder. Öbür ezan okundu mu abdest bozulmuş olur, yeniden abdest alınır. Aynı zamanda özür sahibi ile ilgili ayrıntılı fetvayı link üzerinden inceleyebilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/ozur-sahibi-musluman
Herhangi bir sağlık sebebiyle olmadığı takdirde deriye su geçişini engelleyecek her şey abdest ve gusül için engeldir. Su geçirmesi yönünde bir engel yoksa tesettür açısından teşhire ve dikkat çekmeye sebep olmadığı sürece sıkıntı olmayacaktır.
Bahsettiğiniz bu durum vesvese içine düştüğünüzü gösteriyor. Öncelikle uzman bir psikoloğa danışmalısınız. Onun dediklerine dikkat ederseniz bu sorundan Allah'ın izni ile kurtulabilirsiniz. İhtilam olup olmadığınız konusunda aşağıdaki fıkhi kurallara uyabilirsiniz: 1. Gece ihtilam olduğunuzu kesin hatırlarsanız ve uyandığınızda çamaşırınızda bir ıslaklık (meni) varsa gusül abdesti almanız gerekir. Bir ıslaklık yoksa gusle gerek yoktur. 2.Yukarıdaki kuralı uygulamak için de öncelikle ihtilamın ne olduğundan, gelen sıvının meni olup olmadığından kesin bir şekilde emin olmanız gerekir. İhtilam; uyku halindeyken rüyada cinsel ilişkide bulunduğunu görmek ya da cinsellikle ilgili bir rüya görmektir. Çamaşırda görülen ıslaklığın meni olduğunu kesin anlamak için ıslaklık konusunda şu hususu kıstas alabilirsiniz: Görülen ıslaklık, günlük akıntı sebebiyle yaşanan ıslaklıktan daha fazla ve farklı olmalıdır. Böyle olduğunda gelen sıvının meni olduğu kesinleşmiş olur. 3.Meni gelmeden sadece rüya görmek, gusül abdesti almayı gerektirmez. Bu yüzden bir ıslaklık yoksa "gusle de gerek yok" diyerek hareket edin. Aklınıza şüpheler gelse de gusül almayın. 4.Bu kurallar dışında aklınıza gelen şüphelere göre gusül abdesti almanız doğru değildir. Çünkü şüphe ile gusül abdesti şart olmamaktadır.
Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna bir yıl devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Tekrarlamak yok. Bu konuda başka türlü tedaviniz de mümkün değildir. Allah yardımcınız olsun.
1. Husus: Başı mesh etmek: Mesh etmek, ıslatmak değildir. Islak elin mekâna değdirilmesi mesh etmektir. Başın mesh edilmiş olması için ıslaklığın başın en az dörtte birine temas etmesi şarttır. Ancak kadınlar abdest alırken başörtülerini çıkartmadan, ellerini başörtülerinin altına sokarak başlarını mesh edebilirler. Peygamberimiz aleyhisselam sarığını çıkarmadan, altından elini sokarak başını mesh etmiştir. Dolayısıyla başınızın herhangi bölgesinin en az dörtte birine temas etmesi yeterlidir. 2. Husus: Ayağa mest giymek: Mest, ayakları bilekleriyle beraber örten belli nitelikteki ayak giysilerine verilen isimdir. Mestler üzerine meshin caiz olabilmesi için gerekli olan şartlar şunlardır: a) Ayaklar yıkanarak alınan bir abdestten sonra giyilmiş olması, b) Ayağa giyilmiş olarak normal bir yürüyüşle yaklaşık 5 km. veya daha fazla yürünecek kadar dayanıklı olması, c) Mestlerin, ayağa giyildikten sonra bağsız olarak durabilecek kadar sağlam ve kalın olması, d) Suyu emerek hemen ayağa geçirmemesi gerekir. Dolayısıyla kadın çorabı bu şartlara uymamaktadır. Adı mest denebilecek şartlar yerine geldiği takdirde her yaşta kadın mest kullanarak gününü idame ettirebilir. Allah’a emanet olunuz.