Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben evliyim ama bekârlık zamanımdan beri ara ara ihtilam olduğumu sanarak sürekli gusül abdesti alıyorum. Bazen hiçbir belirti olmasa bile “ya olduysa” düşüncesiyle yıkanıyorum. Artık bu durum öyle bir hâle geldi ki görmesem bile görmüş gibi hissedip gusül alıyorum. Eşim de bu durumdan çok yoruldu ve neredeyse “günahsa da benim olsun” diye yalvaracak hâle geldi. Bir ilmihalde “kadının menisi içeri döner, bu nedenle ihtiyaten gusletmesi gerekir” diye okumuştum. Bu da bende sürekli bir vesvese hâline geldi. Hocam bu durum beni hem bedenen hem ruhen çok yoruyor. İbadetlerimi, evliliğimi ve günlük yaşantımı olumsuz etkiliyor. Bu konuda nasıl bir yol izlemeliyim? Vesveseye düşmeden nasıl bir denge kurabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu durumun sizde vesveseye dönmesine izin vermemelisiniz. Vesvese olup olmadığını şu fıkhi kurallar üzerinden ölçebilirsiniz: 1-Gece ihtilam olduğunuzu kesinlikle hatırladığınız ve uyandığınızda da bir ıslaklık, meni gördüğünüzde gusül abdesti almanız gerekmektedir. 2-Gece ihtilam olduğunuzu bildiğiniz ancak uyandığınızda herhangi bir ıslaklık görmediğinizde gusül almanız gerekmemektedir. 3- İhtilamın ne olduğundan ve gelen akıntının kesinlikle meni olduğundan emin olmalısınız. İhtilam, uyku halindeyken rüyada cinsel ilişkide bulunduğunu görmek ya da cinsellikle ilgili bir rüya görmektir. Görmüş olduğunuz ıslaklık da günlük normal akıntıdan daha fazla ve farklı olmalıdır. 4-Meni denilen bu sıvı gelmedikçe sadece rüya görmek gusül abdesti almanızı gerektirmez. 5-Şüpheye göre ise gusül abdesti şart olmuş olmaz.
Selamünaleyküm. Muhakkak bir doktora görünmelisiniz. Önce doktorluk boyutunu çözün.
Uyku halindeyken rüyasında cinsel ilişkide bulunduğunu ya da cinsellikle ilgili bir rüya gören ve uyandıktan sonra normal akıntısından daha fazla bir ıslaklık gören kimsenin gusül abdesti alması gerekmektedir.
Uyandığınızda gördüğünüz ıslaklık meni ise gusül almanız gerekir. Değilse idrar gibi değerlendirin. Ayırt edemezseniz gece rüyada cinsel tatmin anlamında bir şeyler gördüyseniz gusül alınız. Aksi yatmadan önceki haliniz önemlidir. https://fetvameclisi.com/fetva/kadinlarin-ihtilam-olmasi-ve-gusul-abdesti-hakkinda https://fetvameclisi.com/fetva/ihtilam-olup-olmadigindan-emin-olmayan-ne-yapmalidir https://fetvameclisi.com/fetva/camasirdaki-islaklik-icin-gusul-abdesti https://fetvameclisi.com/fetva/sabah-uyaninca-ihtilam-oldum-mu-diye-supheye-dusuyorum
Selamünaleyküm. Kalktığınızdaki yaşlılık MENİ ise gusül gerekir. Normal sıvı ise bir şey gerekmez. Gün boyu sürekli böyle bir durum olmuyorsa siz özür sahibi sayılırsınız, o zaman her namaz vaktinde bir abdest almanız yeterli olur. Tuvalet çıkışında ise iyice boşaldıktan sonra peçete ile kurulayarak kendinizi test edebilirsiniz. Böylece özür mü vesvese mi olduğunu anlarsınız
Meni; cinsel ilişki sonrasında gelen, yoğun şekilde dışarıya çıkan bir akıntıdır. Meni, kadından diğer sıvılar gibi hemen gelmez. Cinsel ilişki esnasında veya hemen sonrasında gelebilir. Meninin tanınması için şu ölçülere dikkat edilebilir: 1- Meni çıkarken lezzet verir. Çıktıktan kısa bir süre sonra da bitkinlik bırakır. Bu durum kadın ve erkekte aynıdır. 2- Meni pis kokar. Kurumaya başladıktan sonra yumurta çürüğü gibi kokar. 3- Kadının menisi daha sarımsı ve daha incedir. Erkek menisi kuruyunca ovularak dökülebilirken kadın menisi ince olduğu için kuruduğunda idrar gibi kalabilir. Bunun dışında kadınlardan gelen kan dışındaki sıvıların tamamı meni değildir ve guslü gerektirmez. Şehevi düşünmeler veya şehvetin hareketlenmesinden sonra gelen genellikle MEZİDİR. Mezi ise gusül gerektirmez. Necistir, temizlenir ve abdest alınır. Bahsettiğiniz akıntıyla meninin bir alakası olup olmadığını tekrar düşününüz meni sadece düşünce yoluyla gelen bir akıntı değildir. Sizden bu durumda gelen akıntı en fazla mezi olabilir. Mezi de sadece abdesti bozar. Böyle bir akıntı hissettiğinizde namaz kılmak için yeni bir abdest almanız yeterlidir. Ancak ciddi derecede sizi takıntı, vesvese durumuna götürüyorsa bir uzmandan yardım almanızı tavsiye ederiz. Burada fıkhî değil daha ziyade bakış tarzınızla ilgili bir zorluk gözükmektedir. Daha geniş düşünmeli ve buna takılıp kalmamalısınız. Şeytan vesvesesiyle sizi ezmemelidir. Bu değerlendirmeniz isabetli değildir, sizi vesveseye götürebilir. Herhangi bir fıkhi hüküm de değildir. Çünkü sizin abdestli olmanız doğumun şartlarından değildir. Ayrıca Müslüman bir hanımefendi kirli değildir dolayısıyla çocuğunuzda böyle bir şeyin devamcısı değildir. Ki dinimizde kimse kimsenin günahını yüklenmez, bedel ödemez fıkıh bilmek hassasiyeti bize bunu öğretir. Çocuğun imanını etkilemesi gibi bir durum zan etmek olur. Dinimiz de zan üzere hareket etmeyen kuralları ve çizgileri net olan bir dindir elhamdülillah. Allah size ve ailenize afiyetler versin.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Herhangi bir sağlık sebebiyle olmadığı takdirde deriye su geçişini engelleyecek her şey abdest ve gusül için engeldir. Su geçirmesi yönünde bir engel yoksa tesettür açısından teşhire ve dikkat çekmeye sebep olmadığı sürece sıkıntı olmayacaktır.
Gusülde ve abdest alırken ayağın su birikintisinde kalan kısmı tekrar yıkanmalıdır. Fakat bu yıkama işlemi abdest alırken kullanılan su ile yapılmaması gerekmektedir.
Âdet döneminde giyilen kıyafetler gusül abdestine zarar vermez. Kişinin âdet dönemi bitip gusül abdesti aldığında âdet döneminde giydiği kıyafetleri temizse tekrar yıkamasına gerek olmaz. Kıyafette kan lekesi varsa bu durum gusül abdestine zarar vermez. Fakat bedenimizde veya elbisemizde el içi kadar bir yer kanla kirlendi ise namaz kılabilmek için orayı temizlemek gerekmektedir.
Böyle bir konuda bir uzmana gidilmesi teşhis için çok önemli ki siz giderek durumunuzu netleştirmişsiniz. Eğer doktora gitmeniz çok uzun zaman olduysa ilk olarak güncel sağlık durumunuzu netleştirmek için tekrardan uzmana görünmenizde fayda olabilir. Aynı zamanda kullanmanız gereken ilaç yerine durumunuza göre farklı bir ilaç verilmesi gerekebilir. İkinci olarak da birçok ilacın yan etkisi var şüphesiz ama insana sağladığı katkıdan dolayı etkisine rağmen kullanmak zorunda kalıyoruz ki kullanmadığımızda günlük rutinimizi yapamayacak duruma gelebiliriz. Bu da kulluğumuzu yerine getirmemize engel olur Allah muhafaza ki sizin de belirttiğiniz gibi bu durum ibadetlerinize de engel olabilecek duruma gelebilmekte. Bu sebeple doktorun tavsiye ettiği ne ise ona göre hareket etmek tavsiye edilmekte, yan etkisinin zamanla zarar verecek duruma getirmesi durumunu da yine doktora sorulmasında fayda olacaktır. Eğer zararı varsa da zarara engel olacak başka tavsiyeler de bulunma ihtimali olabilmekte. Uzmana danışarak hareket etmeniz, sizin vesvese yapmamanızı da sağlayacaktır biiznillah. İlaç kullanmamaya devam edecekseniz de tıbben sağlık sorununuzun varlığı sizi özür sahibi yapar ve abdestinizi buna göre her vakit almanız gerekecektir. Bunun ölçüsü de iki namaz arası zaman kadar sıkıntının devam etmesidir. Özür sahibi olan, ezan okununca abdest alır ve namazını kılar. O arada özrü devam etse bile abdesti bozulmaz. Bu durum, öbür ezan vaktine kadar devam eder. Öbür ezan okundu mu abdest bozulmuş olur, yeniden abdest alınır. Aynı zamanda özür sahibi ile ilgili ayrıntılı fetvayı link üzerinden inceleyebilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/ozur-sahibi-musluman
Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna bir yıl devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Tekrarlamak yok. Bu konuda başka türlü tedaviniz de mümkün değildir. Allah yardımcınız olsun.
1. Husus: Başı mesh etmek: Mesh etmek, ıslatmak değildir. Islak elin mekâna değdirilmesi mesh etmektir. Başın mesh edilmiş olması için ıslaklığın başın en az dörtte birine temas etmesi şarttır. Ancak kadınlar abdest alırken başörtülerini çıkartmadan, ellerini başörtülerinin altına sokarak başlarını mesh edebilirler. Peygamberimiz aleyhisselam sarığını çıkarmadan, altından elini sokarak başını mesh etmiştir. Dolayısıyla başınızın herhangi bölgesinin en az dörtte birine temas etmesi yeterlidir. 2. Husus: Ayağa mest giymek: Mest, ayakları bilekleriyle beraber örten belli nitelikteki ayak giysilerine verilen isimdir. Mestler üzerine meshin caiz olabilmesi için gerekli olan şartlar şunlardır: a) Ayaklar yıkanarak alınan bir abdestten sonra giyilmiş olması, b) Ayağa giyilmiş olarak normal bir yürüyüşle yaklaşık 5 km. veya daha fazla yürünecek kadar dayanıklı olması, c) Mestlerin, ayağa giyildikten sonra bağsız olarak durabilecek kadar sağlam ve kalın olması, d) Suyu emerek hemen ayağa geçirmemesi gerekir. Dolayısıyla kadın çorabı bu şartlara uymamaktadır. Adı mest denebilecek şartlar yerine geldiği takdirde her yaşta kadın mest kullanarak gününü idame ettirebilir. Allah’a emanet olunuz.