Fetva Meclisi
Soru
Hocam bende idrar sıkıntısı var ve bu durumdan çok muzdaribim. Asıl sıkıntı yaşadığım konu ise namazım. Şöyle izah edeyim, ben evden dışarıya çıktığım andan itibaren namazlarımı cem etmek zorunda kalıyorum. O şekilde namaz kılmam ne kadar doğru bir hareket onu da bilmiyorum. Ama benim başka çarem yok. Gitmediğim doktor ve almadığım tedavi kalmadı ve ne yazık ki hiçbir sonuç alamadım. Elimde olmadan bazen idrarlı bir şekilde insanların arasında dolaşmak zorunda kalıyorum. Namazlarıma ne şekilde devam edeyim, nasıl kılayım? Lütfen beni aydınlatın hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ size afiyetinizi iade buyursun. Âmîn. Fıkıh kitaplarımızda çok geniş bir yer tutacak şekilde yer alan bir konudur bu. SELESÜLBEVL/İDRAR AKINTISI olarak zikredilir. Bu da gösteriyor ki, insan için esik bir hastalıktır bu. Fıkıh kavramı olarak bunu, İNSANIN İSTEMİ DIŞINDA İDRARIN ÇIKMASI olarak tarif edebiliriz ve bu sadece idrar için değildir. Kan, mezi, meni, gaz kaçırma da bunun hükmüne dâhildir yani bunlarda da kontrol dışı çıkma olduğunda aynı hüküm geçerli sayılır. Buradaki durumu olağan dışı, sağlıklı olmama olarak görürüz ve bunu bir özür durumu kabul ederiz. Yalnız özür durumu sayılabilmesi için akıntının bir namaz vaktinden diğerine kadar sürekli denebilecek şekilde olması gerekir. Mesela, öğlen vaktinden ikindi vaktine kadar rahat bir tuvalet, abdest ve namazı eda edecek vakit kadar akıntının tamamen kesilmemesi durumu özür durumudur. Hanefi fukahası bunu bu şekilde değerlendirmiştir. İdrar damlaması olarak isimlendirilebilecek hastalık için de hüküm böyledir. Bu hastalığı şöyle tanımlayabiliriz: İdrar boşalmasından sonra beklese de damlacıklar bir nevi akıntı gibi devam ediyor kesilmiyor. Yalnız birkaç dakika beklemekle veya müdahale ile kesilen damlacıklar için bu hüküm geçerli olmaz. Bu özrü yaşayan Müslüman için şöyle bir kolaylık vardır: Her ezan vaktinde bir kere abdest alır ve bir dahaki namaz vaktine kadar bu akıntı nedeniyle abdesti bozulmaz. Başka bir nedenle abdesti bozulursa abdestini yeniler. Buna ÖZÜR SAHİBİ denir.
Selamünaleyküm. Siz bu durumda özür sahibisiniz. Her namaz vaktinde abdest alın. Hiçbir şey yok gibi namazınızı kılın. İdrar boşalsa bile siz abdestlisiniz ve namazınıza devam edin.
Allah kızımıza şifalar versin. Sizlere de yardım etsin. Derecesini de âlî eylesin. Anlattığınıza göre kızımız özür sahibidir. Dolayısıyla namaz kılmak için abdestini vakit girdikten sonra almalıdır. Ayrıca idrar rahatsızlığı sebebiyle özür sahibi olduğundan o idrar ona necis değildir. Kızımız kendi başına abdestini alabilecek kadar gücü yoksa teyemmüm alarak ibadetlerini gerçekleştirir. Bâliğâ olmamışsa sadece farzları kıldırabiliriz. Alnını yere koyacak şekilde secde yapamıyorsa kıbleye dönüp oturarak ve îmâ yaparak namazını kılar.
Selamünaleyküm. Siz, özür sahibi sayılırsınız. Tıbben gerekeni yapın. Her namaz vaktinde de abdest alın ve namaza devam edin, bunun dışında yapmanız gereken bir şey yoktur.
Selamünaleyküm. Kendinizi üzmeyin. Namaz kılmakla nasıl sevap kazanacaksanız, sıkıntınız da sizin için öyle bir sevap kaynağı olacaktır.Namazdan önce temizliğinizi yapın. Abdest alın ve namaza devam edin, çamaşırda olup bitenle bir dahaki namaza kadar ilgilenmeyin. Zorlandığınızda da farzları kılın yeter. Çok geçmiş olsun.
Kendinize gelin, sevginin aşırısı da kontrolsüz sevgi de zehirdir. Kendinizi zehirlemeyin. Bu davranışla eşinize de zarar veriyorsunuz. Dengeli olmaya çalışın. Her şeyin sahibi Allah'tır. Allah kâinatta ne dilerse o gerçekleşir. İradenize sahip olmaya çalışın. Onu terbiye edin. Bu konuda gerekirse bir doktordan destek alın. Hocamızın, "İrade Eğitimi" dersini izlemenizi tavsiye ederim.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Dediğiniz şekilde bir necis kalma olmaz ama bu kadar imkânlar ve nimetler içinde bu tercihiniz iyi bir tercih kabul edilmez. Bezlerle uğraşacak yerde kendinize ibadet ve diğer işleriniz için vakit ve enerji ayırsanız daha iyi olur.
Tıbben hamileliğinizde bir hastalık, düşük gibi bir durum yoksa Hanefi mezhebine göre gelen kanamayı özür/istihaze kabul etmeniz gerekmektedir. Tıbben de kadının hamilelik döneminde kanama görmesi normal görülmediği gibi adet olarak da kabul edilmemektedir. Hamilelik döneminde bir kere dahi olsa gelen kanama Hanefi mezhebine göre hareket eden bir kadın için hastalık kanaması yani istihaze olmuş olur. Bu durumda kanama gelmeye devam ederken engelleyebiliyorsa tampon gibi dezenfekte edilmiş bir malzeme ile kanamayı engelleyerek namazını kılması, engelleyemiyorsa kanama devam ederken her namaz vakti yeni bir abdestle namazını eda etmesi gerekmektedir.
Güzel görünmek veya birine benzemek için dişlerle oynamak caiz değildir ama yemeğe zarar vermek gibi bir sağlık sorunu oluşturacak durumlar için diş tedavisi caizdir. Gusle de bir zararı yoktur.
İdrar yaptıktan sonra akıntı gelse de guslü tekrarlamak gerekmez.
Allah Teâlâ hastanıza afiyet size sabırlar ihsan etsin. Bilginiz eksik bir bilgidir, doğrusu şu şekildedir: Suyun bulunduğu yerde teyemmüm olmaz ama suyu kullanması mümkün olmayan mesela bir hasta teyemmüm eder. Çünkü su, sizin hastanız için yok durumundadır. Hastanızı teyemmüm ettirin, namaz kaçırmasın. Allah’a emanet olun.
Evet, Peygamber aleyhisselam efendimizin sünnetinde özellikle “sağdan başlama ve sağı kullanma” olarak özetlenebilecek bir hassasiyet vardır. Bu hassasiyetleri ana başlıkları ile şöyle sıralayabiliriz: - Abdestte eller ve ayaklar yıkanırken önce sağ tarafın yıkanmasını, - Sağ elle ağız ve buruna su verip sol elle sümkürmeyi, - Guslederken hatta ölüye gusül verdirirken sağ taraftan başlamayı, - Ayaklara giyilen mestleri mesh ederken sağı önce yapmayı, - Teyemmümde önce sağı yapmayı, - Çocuğun sağ kulağına ezan sol kulağına kamet vermeyi, - Bir kişi imam bir kişi de cemaat olduğunda cemaat olanın imamın sağ tarafına durması, arkada saf oluştu ise safın sağ tarafına geçilmesi, namazda ayakta iken sağ elin sol elin üstüne konması, namazın sonunda önce sağ tarafa selam verilmesi, - Camiye ve eve girerken (temiz ve bereket umulan yerlerin tamamı için) önce sağ ayakla girmeyi, çıkarken sol ayakla çıkmayı; tuvalet ve benzeri yerlere de önce sol ayakla girmeyi ve sağ ayakla çıkmayı, - Elbise giyilirken önce sağ kolu ve ayağı giymeyi, çıkarırken de önce solu çıkarmayı, - Tırnak keserken önce sağ elin parmaklarından başlamayı, - Kalabalık bir gruba su ve benzeri bir ikram yaparken önce ikram yapanın sağındakinden başlamayı, - Yeme ve içmeyi sağ elle yapmayı, - Musafaha veya tokalaşmada sağ eli kullanmayı önemli sünnetlerden olarak bilmeliyiz.