Fetva Meclisi
Soru
Hocam hamile bir kadının bir kereliğine kanaması olursa namaz kılabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Hamile bir kadının gördüğü kanama âdet değil, istihâze kanıdır. İstihâze kanı, vücudun herhangi bir yerinden akan kan hükmündedir. Bu kanın akmasıyla yalnız abdest bozulur, gusül gerekmez. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/29-30) Hamile iken gelen kanamanın süreklilik arz etmesi hâlinde özür hükümleri geçerli olur. Bu durumdaki hamile bir kadın her namaz vaktinin girmesi ile yeni bir abdest alır; başka bir sebeple bozulmadıkça bu abdest o vakit çıkıncaya kadar geçerli olur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/29) Mâlikî mezhebine göre ise özür sahibinin abdesti, vaktin girmesi veya çıkması ile değil, özrün dışında abdesti bozan bir şeyin meydana gelmesi ile bozulur. (İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid, 1/40-41; Desûkî, Hâşiye, 1/116) Dolayısıyla bir kimsede bulunan özür hâlinin, kişiyi ileri derecede sıkıntıya sokması ve abdest almada ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakması durumunda Mâlikî mezhebinin bu görüşü ile amel edilebilir.
Hanefi mezhebi fukahası, hamile kadının aybaşı olmayacağını kabul etmişlerdir. Sizden gelen özür kanı hükmündedir. Özürlü gibi davranacaksınız yani her vakit abdest alıp namaz kılacaksınız. Hayatınızın gerisinde de bir değişiklik olmayacak zaten.
Selamünaleyküm. Hanefi fukahasına göre, hamilelik süresince gelen kan aybaşı kanı olmaz. Özür kanı gibi kabul edilir. Çocuk alınmadıkça da hamilelik devam ediyor demektir.
Âdet kanaması, adet kabul edilen günler dışında henüz temizliğin en az müddeti olan on beş gün dolmadan gelen kanama istihaze/özür kanamasıdır. Özür kanaması olan bir kadın her namaz vakti abdest alarak namazını kılar. Namaz dışında diğer günlük işleri de temizlik günlerindeki kadın gibidir.
Selamünaleyküm. Eğer hamileliğinizde bir sorun yoksa yani kesin hamile iseniz gördüğünüz kanı özür kanı kabul etmenizi tavsiye ederiz. Özür kanı olması demek, her namaz vakti abdest alıp namazınızı kılmanız demektir. Namazları bırakmayın sakın. Oturduğunuz yerde hareket etmeden de hasta gibi kılabilirsiniz namazınızı. Sadece farzları kılsanız da olur. Kılamadıklarınızı da kaza etmelisiniz daha sonra. (Şöyle bir ayrıntıyı da bilmenizde yarar vardır: Bu konuda bazı âlimler gördüğünüz kanın aybaşı kanı olabileceğini de söylemişlerdir. Biz sizin durumunuzu gördüğünüzün aybaşı kanı olarak kabul edilmeyeceği bilakis özürlü durum sayılacağı görüşüne göre size nakil yaptık.) Geçmiş olsun.
Bebek 120 günlük yani dört aylık olmadığı için azaların oluşumu da tamamlanmış değildir. Bu sebeple bayandan gelen kanama istihaze kanıdır. Şu kadar ki bayanın sair zamandaki hayız takvimine bakıldığında düşükten hemen sonra gelen kanama normalde hayız olduğu günlere tekabül ediyorsa beş gün gelen kanaması hayız sayılır.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Kızım, Allah Teâlâ sana afiyetler versin, derdine çare ihsan etsin. Geçmiş olsun. Bu durumda senin sıkıntı hissetmene gerek yoktur. Sana fıkıh ilminde ÖZÜR SAHİBİ denir. Sen özür sahibisin. Şöyle yapacaksın: Her ezan okunduğunda abdest alacaksın. Bir dahaki ezana kadar başka bir nedenle abdestin bozulmadıkça idrar kaçırsan da sen abdestli sayılırsın. Kılabildiğin kadar namaz kıl ve bütün ibadetleri yap. Şimdiki modern imkânlarla idrar sızmasını önlemek mümkün oluyor. O imkânlardan biri ile kendini koru. İnsanlara bir zararın olmaz. Hiçbir şekilde de vebale girmezsin biiznillah. Namazları cem etmene gerek yoktur, etmen de doğru olmaz. Tekrar geçmiş olsun.
Dediğiniz şekilde bir necis kalma olmaz ama bu kadar imkânlar ve nimetler içinde bu tercihiniz iyi bir tercih kabul edilmez. Bezlerle uğraşacak yerde kendinize ibadet ve diğer işleriniz için vakit ve enerji ayırsanız daha iyi olur.
Güzel görünmek veya birine benzemek için dişlerle oynamak caiz değildir ama yemeğe zarar vermek gibi bir sağlık sorunu oluşturacak durumlar için diş tedavisi caizdir. Gusle de bir zararı yoktur.
İdrar yaptıktan sonra akıntı gelse de guslü tekrarlamak gerekmez.
Allah Teâlâ hastanıza afiyet size sabırlar ihsan etsin. Bilginiz eksik bir bilgidir, doğrusu şu şekildedir: Suyun bulunduğu yerde teyemmüm olmaz ama suyu kullanması mümkün olmayan mesela bir hasta teyemmüm eder. Çünkü su, sizin hastanız için yok durumundadır. Hastanızı teyemmüm ettirin, namaz kaçırmasın. Allah’a emanet olun.
Evet, Peygamber aleyhisselam efendimizin sünnetinde özellikle “sağdan başlama ve sağı kullanma” olarak özetlenebilecek bir hassasiyet vardır. Bu hassasiyetleri ana başlıkları ile şöyle sıralayabiliriz: - Abdestte eller ve ayaklar yıkanırken önce sağ tarafın yıkanmasını, - Sağ elle ağız ve buruna su verip sol elle sümkürmeyi, - Guslederken hatta ölüye gusül verdirirken sağ taraftan başlamayı, - Ayaklara giyilen mestleri mesh ederken sağı önce yapmayı, - Teyemmümde önce sağı yapmayı, - Çocuğun sağ kulağına ezan sol kulağına kamet vermeyi, - Bir kişi imam bir kişi de cemaat olduğunda cemaat olanın imamın sağ tarafına durması, arkada saf oluştu ise safın sağ tarafına geçilmesi, namazda ayakta iken sağ elin sol elin üstüne konması, namazın sonunda önce sağ tarafa selam verilmesi, - Camiye ve eve girerken (temiz ve bereket umulan yerlerin tamamı için) önce sağ ayakla girmeyi, çıkarken sol ayakla çıkmayı; tuvalet ve benzeri yerlere de önce sol ayakla girmeyi ve sağ ayakla çıkmayı, - Elbise giyilirken önce sağ kolu ve ayağı giymeyi, çıkarırken de önce solu çıkarmayı, - Tırnak keserken önce sağ elin parmaklarından başlamayı, - Kalabalık bir gruba su ve benzeri bir ikram yaparken önce ikram yapanın sağındakinden başlamayı, - Yeme ve içmeyi sağ elle yapmayı, - Musafaha veya tokalaşmada sağ eli kullanmayı önemli sünnetlerden olarak bilmeliyiz.