Fetva Meclisi
Soru
Eşim 2,5 aylık hamile iken düşük yaptı. Çocuğun kafası oluşmuştu. Kanama düşükten 5 gün sonra kesildi. Namaz kılmasında bir sakınca var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Çok geçmiş olsun. Allah Teâlâ eşinize de size de afiyetler ihsan etsin. Eşinizin kanaması ile alakalı durum ise şöyledir: - Eğer düşen cenin 4 aylıktan (120 günlükten) küçük ise gelen kanama istihazedir (özür kanı), nifas değildir. Kadın eski hayız takvimini hatırlıyorsa bu dönem de eski hayız takvimine rastlıyorsa gelen kanamayı hayız sayar. - 120 günlükten büyük ise yani organları oluşmaya başlamış ise gelen kanama nifastır. Nifas hükümünü göre amel edilir. Allah’a emanet olunuz.
Organları oluşmamış düşükten sonra gelen kanama lohusalık değildir. Gelen kanama istihaze/özür kanamasıdır. Ancak hamilelik öncesinde tam bir temizlik müddeti geçirildiyse sonrasında gebelik olduysa ve şu an gelen kanama tamamen adet kanamasına benziyorsa (özellikleri bakımından) adet de kabul edebilir. Bu durumu doktoruna da sorabilir adet midir değil midir diye. Ama lohusalık olarak kabul edilemez.
Tıbben hamileliğinizde bir hastalık, düşük gibi bir durum yoksa Hanefi mezhebine göre gelen kanamayı özür/istihaze kabul etmeniz gerekmektedir. Tıbben de kadının hamilelik döneminde kanama görmesi normal görülmediği gibi adet olarak da kabul edilmemektedir. Hamilelik döneminde bir kere dahi olsa gelen kanama Hanefi mezhebine göre hareket eden bir kadın için hastalık kanaması yani istihaze olmuş olur. Bu durumda kanama gelmeye devam ederken engelleyebiliyorsa tampon gibi dezenfekte edilmiş bir malzeme ile kanamayı engelleyerek namazını kılması, engelleyemiyorsa kanama devam ederken her namaz vakti yeni bir abdestle namazını eda etmesi gerekmektedir.
Böyle bir durumdaki kadın şunu yapar: Organ oluşumu tamamlanmadığı için gelen kanama istihaze/özür kabul edilmelidir. Ancak hamile olmadan önce bir önceki hayızından sonra en az 15 günlük temizlik dönemi geçirdiyse kürtajdan sonra gelen kanamayı adet kabul eder. Normalde adet günü ne kadarsa kürtajdan sonra gelen kanamanın da o kadarını adet sayar. Mesela, hamile olmadan önce 7 gün adet 15 gün veya daha fazla temizlik dönemi geçirdiyse organları oluşmamış düşükten sonra gelen kanamanın da 7 gününü hayız kabul eder. Ancak operasyonun üzerinden 2 hafta geçmesine rağmen lekelenme devam ediyorsa; - Operasyondan sonra gelen kanamayı adet kabul ettiyse bu lekelenmeyi istihaze/özür kabul eder. Her namaz vakti abdest alarak ibadetlerine başlar. Bunun dışında dikkat etmesi gereken bir husus yoktur.
Tedavi sürecindeki kanama ilaca bağlı kanama da olabilir, adet kanaması da. Uzman bir hanım jinekoloğa muayene olunması fıkhi durumu da netleştirecektir. Adet kanaması olduğuna dair doktorun onayı alınırsa adet kanaması olarak hükmedilir. Aksi takdirde istihaze/özür kanaması kabul edilmelidir.
Geçmiş olsun, Rabbim afiyet versin. Âdet günlerinin en fazla müddeti on gündür. On gün içerisinde gelen kanamalar âdet kabul edilmelidir. Âdetinizin beş gün sürdüğüne göre genel bir kanaat kanamanın kesilmesiyle belirleyebilirsiniz. Kanama kesilmediği sürece -ilave bir hastalık durumu da yoksa- beş gündür kanamam diye bir kanaat belirtmeniz mümkün değildir. On gün içerisinde gelen kanamalarını âdet kabul edebilirsiniz. On günü aşan kanamalarınızda da en son gördüğünüz on gün veya on günden az olan âdet kadarını âdet kabul edip kalanı istihaze/özür kabul edebilirsiniz. Rabbim afiyet versin Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kapıdan bir hoş geldin denebilir ama kolay kolay o kadarı ile yetinilmemektedir daha sonra. Bunu önemli bir ölçü kabul etmeliyiz. Bu o ailedeki din anlayışı seviyesinin ne olduğunu göstermektedir. Buna dikkate etmemiz dini kimliğimizin gereğidir.
Bunu mezhebe göre anlamamız gerekmiyor. İlke olarak Müslüman, haramın aktif olarak devam ettiği bir yerde tepkisiz olmaz. Kredi ile alınan bir ev ise haramla satın alınmıştır ama o evdeki hayatın haram olarak devam ettiğini söylememiz zordur.
Böyle uçuk konularla vakit harcamanın ne size ne kimseye faydası yoktur, siz kendinizi ve bir insan kardeşinizi kurtarma çalışması yapmalısınız. Evet, peygamberlerin cesetleri toprağa haramdır, bunda şüphe yoktur. Bu bizi ilgilendiren bir konu değildir. Biz işimize bakmalıyız, işimiz yerine bizim sorumlu olmayacağımız işlerle uğraşırsak kaybeden biz oluruz. Allah yardımcımız olsun.
Mümkünse hemşire tutun. İmkânınız yoksa bu şart değildir. Kendinizi hemşire yerine koyabilirsiniz. Bir hemşirenin yapabileceğini yapmanızda sakınca yoktur.
Özellikle bir doktora görünmenizi tavsiye ederiz. Bir abartıdır bu. İlerlemeden bu durum doktora görünün.
Kardeşim, şöyle düşünün: Rasulullah aleyhisselamın kabrinin başındaki mescidinde, Kâ'be'mizin dibinde kılınan namazımızın kabul olmadığını iddia etmemiz ne anlama geliyor? İslam bu kadar kalktı mı yeryüzünden? Eyvah, eyvah!