Fetva Meclisi
Soru
Eş adayı seçerken adayın itikadına dikkat ediyoruz. Fakat sıkça karşılaştığımız bir durum var ki; bayanlar olarak erkeklerin ehlisünnet olmalarına rağmen çarşaflı ve peçeli olduğumuz halde, ‘benim ailemde böyle şeyler yok, fitne çıkmaması adına erkek misafirlerime kapıdan bir hoş geldin deyip çekilebilirsiniz’ diyorlar. Bizim buna karşı tavrımız ne olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Eş adayınızın düşüncelerini basit görmeniz doğru olmaz. Onun da sizin hissiyatınızı önemsiz görmesi doğru olmaz. Her ikinizin de ne kadar itidalli olduğunuzu üçüncü bir kişi test etmelidir. Bu endişelerinizi aile büyüklerinizden biri onunla açıkça konuşmalıdır. Eğer esnemeyecek gibi duruyorsa nikâhtan önce bu sıkıntıyı yeniden tartmanızda ve gelecek kararı vermenizde fayda vardır.
Aleykümselam. Anne babanıza iman dersi vermeniz zordur. Siz kendi akidenizi koruyun, onları da zamana yayın. Onlarla tartışıp kökleşmelerini sağlamayın. Onlar din dışı kalacak olsalar bile senin belli bir çizginin ötesine gitmemen gerekir. Çok dikkatli olmalısın.
Selamünaleyküm. Bir kere sizin bu tutumunuz, kadınların ikinci kadından ötürü erkekleri itham etmesini şüpheye düşürüyor. Demek ki, erkekler kadar kadınlar da ikinci eş olmak için çırpınıyorlar. Bu birinci mesele. İkinci mesele ise, 'kimseye söylemeyin' diyerek tuttuğunuz şahitlerle şahitlik gerçekleşmez. Herkesin duyabileceği ortamda bir nikâh akdi ile bir araya gelebilirsiniz. Dikkat edin; şeytan sizden daha tecrübelidir.
Selamünaleyküm. Sizin engelli olmanız, engelli olmayan biri ile evlenmenize mani değildir. Bu durumu şahitlerin huzurunda tespit ettirin. Sizi engelli halinizle kabul ettiğini şahitlerin önünde söylesin, bu kadarı yeterlidir. Kıyafetini değiştirmeyeceğini söylemesi de onun hakkıdır. Size ağır gelecekse siz de onu kabul etmeyin. Sizin bunu talep etmeniz de sizdeki geçimsizliği gösteriyor olmasın?
Aleykümselam. Bunu evlenmeden düşünmeli idiniz. Şimdi sabretmekten başka yapmanız gereken bir şey yoktur. Sabredin, onun tavrına razı olmadığınızı ona beyan edin. Allah da sizi böyle bir şeye razı olamayan bir kulu olarak görsün. Zamana yayın, kalbinin yumuşamasını bekleyin.
Daha sonra oluşabilecek olumsuzlukları dikkate aldığınızda olması gerekeni yaptığınız anlaşılacaktır. Özel bir ilişki veya benzeri özel bir hata söz konusu değilse yanlış yapmış sayılmazsınız. Elbette bayanlar açısından kendisi ile görüşülüp ayrılması olumsuz bir durumdur ama gelecekteki huzur dikkate alındığında onun açısından da iyi olmuştur. Şimdiki küçük yaralar yarın büyük olacaktı.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bebek 120 günlük yani dört aylık olmadığı için azaların oluşumu da tamamlanmış değildir. Bu sebeple bayandan gelen kanama istihaze kanıdır. Şu kadar ki bayanın sair zamandaki hayız takvimine bakıldığında düşükten hemen sonra gelen kanama normalde hayız olduğu günlere tekabül ediyorsa beş gün gelen kanaması hayız sayılır.
Mümkünse hemşire tutun. İmkânınız yoksa bu şart değildir. Kendinizi hemşire yerine koyabilirsiniz. Bir hemşirenin yapabileceğini yapmanızda sakınca yoktur.
Bunu mezhebe göre anlamamız gerekmiyor. İlke olarak Müslüman, haramın aktif olarak devam ettiği bir yerde tepkisiz olmaz. Kredi ile alınan bir ev ise haramla satın alınmıştır ama o evdeki hayatın haram olarak devam ettiğini söylememiz zordur.
Böyle uçuk konularla vakit harcamanın ne size ne kimseye faydası yoktur, siz kendinizi ve bir insan kardeşinizi kurtarma çalışması yapmalısınız. Evet, peygamberlerin cesetleri toprağa haramdır, bunda şüphe yoktur. Bu bizi ilgilendiren bir konu değildir. Biz işimize bakmalıyız, işimiz yerine bizim sorumlu olmayacağımız işlerle uğraşırsak kaybeden biz oluruz. Allah yardımcımız olsun.
Kardeşim, şöyle düşünün: Rasulullah aleyhisselamın kabrinin başındaki mescidinde, Kâ'be'mizin dibinde kılınan namazımızın kabul olmadığını iddia etmemiz ne anlama geliyor? İslam bu kadar kalktı mı yeryüzünden? Eyvah, eyvah!
Bezzar, 3/312'de bulabilirsiniz bu hadisi.