Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben nişanlıyım ve nişanlım şu an subaylık eğitiminde. Kendisi dini hassasiyeti olan bir beyefendi. Yalnız bazı düşüncelerini ifade ederken inciniyorum. Mesleğini "Şehitlik, vatan ve millet sevgisi senden ve ailemden daha ağır bastığı için seçtim." şeklinde keskin bir şekilde ifade ediyor. Ben elbette hayırlı düşüncelerinin her zaman yanında olmalıyım, maddi ve manevi destek olmalıyım ama beyefendinin bu ifadelerinde bir denge olması gerekmez mi? Beni önemsemiyor gibi düşünceler giriyor bazen aklıma. Nasıl yaklaşmalıyım bu duruma? Ben mi fazla hassasım, vesvese mi oluyor fark edemiyorum bunu.
Cevap
Benzer fetvalar
Nikâh kıydığınız eşinizle cinsel ilişki kurmadı iseniz veya cinsel ilişki kurabileceğiniz bir ortamda baş başa kalmadı iseniz sizin iddet beklemeniz gerekmez. İddet beklemeyeceğinize göre dilediğiniz an evlenebilirsiniz. Bu durumda da aileniz ve çevre örfünüze dikkat ederek bu kararı verin.
Bir uzmanla görüşüp evlenme planını değerlendirmeni tavsiye ederiz sana.
Nikâhtan önceki dönemde nişan olsa da her iki taraf için bozmakta dinen bir sakınca yoktur. Sadece karşı tarafın şahsiyetini rencide edecek şekilde söz veya nişan bozmanın bir ahlaki zafiyet olduğunu söyleyebiliriz. Sizin belirttiğiniz sebep, onun bir çocukluğu olabilir. Ailesi ile görüşüp çocukluğu düzeltmeye çalışın. Düzelmeyecek gibi olursa böyle bir karakter evlilik açısından uygun karakter değildir zannederiz. Aile büyüklerinizi de devreye sokarak duygusallıktan uzak bir kararla bu işi yürütün veya bitirin.
Onların bu kafasının senin nasıl bir evlilik yaşayacağına da işaret ettiğini anlamalısın. Nikâh gibi bir değeri sembolik görmeleri demektir bu. Tekrar ve derin düşünün. Şimdi böyle yapanların yarın sana nasıl davranacaklarını, dini hissiyatını nasıl göreceklerini düşünmelisin.
Hayat bu değildir, kendinizle ve geleceğinizle ilgili bir konuda insanların ne diyeceğine bakarak yaşamanız büyük bir zafiyettir. Size tavsiyemiz kendinize gelmeniz ve dik durarak istikrarlı kararlar vermeye çalışmanızdır. Kulağınızı kapatın, insanları dinlemeyin, onun yerine kalbinizin sesine kulak verin.
Selamünaleyküm. Eğer iki şahit ile nikâh yapmış idiyseniz siz nikâhlı idiniz. Eşinizin yaptığı da tam anlamıyla bir boşamadır ve siz ondan boş durumdasınız. Şahitsiz bir nikâh yapıldı ise o nikâh değildi siz zina durumunda idiniz. Şu anda yapacağınız şey, bir müftülüğe gidip yüz yüze fetva almanızdır.
asker konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ benzeri bir şeyden muhafaza buyursun sizi. İntihar, kesin ölüm demektir. Karşı tarafın eline düşmek ise kesin ölüm değildir. Olsa olsa şehadettir. Mü'min ölümle şehadet arasında benzetme bile yapamaz.
Bayanın da asker olabileceği bir ortam bulunursa ve ona mü'min bir bayan olarak ihtiram edilecekse, devletin bayan asker ihtiyacı da olabilir. Neden asker olmasın bayan ama bu imkânı nerede bulabileceğini bilemeyiz.
Böyle olması için bir hile yapmayana devletin ödemeyi devam ettirmesinde, onu helal bir rızık olarak cebine koymasında hiçbir sıkıntı yoktur.
Kimin gerçek şehit olduğunu sadece Allah Teâlâ bilir. Biz, fıkıh kitaplarında tarif edilen şartlara uyan ölülerimize şehit deriz. O gerçek bir şehit değilse bizim sözümüz bir temenniye dönüşür, bir nevi dua olur onun için. Irkçılık veya siyasi bir maksatla kullanırsak bu kavramı bu da boş ve gereksiz bir söz olur. Umarım, dini değerleri suistimal etme vebali oluşmaz.
Sabah namazını camide cemaatle kılmanın ne kadar büyük bir sevap ve huzur kaynağı olduğu ortadadır. Allah Teâlâ hepimizi sabah namazını camide kılanlardan etsin. Sizin bu heyecanınız içinizde sürsün. Belirttiğiniz gibi bir mani olduğunda biiznillah gidemeseniz de sevabınız devam eder. Evde kılın ve işe geçin. Melekler sizi görür ve bilir, bunu merak etmeyin.
Öyle bir tehlike durumunda namazı oturarak kılmanız caiz olur. Allah Teâlâ sizi muhafaza buyursun, ibadetlerinizi kabul etsin.