Fetva Meclisi
Soru
Hocam arkadaşlarımızla tartıştığımız çok önemli olduğunu düşündüğüm bir husus var. Harp esnasında kendimizi varsayarsak ve kaçacak saklanacak yerimiz yok ya düşman unsurlarının eline düşüp işkence gibi şeylere maruz kalacağız ya da intihar edeceğiz deniliyor. Bazıları bunun yanlış olduğunu düşünse de çoğunluk doğru olduğunu düşünüyor. Ben de bilirim ki intihar etmek büyük günah. Bu hususta ne yapmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Önce kendinize bir şey yapın ve ölümden ibret alın. Ansızın ve itirazsız geliyor. Bunu anlayın. Hepimiz anlayalım. Ölümden ders çıkarmak kadar acil bir ihtiyacımız yoktur. Allah Teâlâ hepimize basiret ve şuur ihsan etsin. Ölenin bu tür hakları için onun adına dua etmek, istiğfar etmek, ileri derecede bir hak endişesi varsa onun adına sadakalar vermek yapabileceğimiz şeylerdir.
Bugüne kadar hiç kimse bir başkasını tartışarak ikna etmemiştir. Bu bir nevi kaşıyarak yarayı iyileştirmeye benzer; hiç kaşıttığın için iyi olan yara gördün mü? Size tavsiyem şudur: Tartışma ortamını terk edin. Böylece şeytan ezilsin, iman güçlensin biiznillah. Sadece o, tartışma anındaki “anlatma, ikna etme heyecanı” ne kadar tatlı oluyor, şeytan o anda ne kadar hız katıyor insana, bu bile incelense anlaşılır demek istediğim. Dinimiz tartışma dini değildir. Hele hele Kur'an ayetleri, hadisle asla tartışma konusu yapılmamalıdır. Evet, şeytan çok daha cazip gerekçeler üretebilir ama sorum şudur: Bugüne kadar tartışıp birisini ikna edeni gören var mı? İblis’in milyon kere düşürdüğü tuzağa bir kere de bizim düşmemizin ne anlamı olacak?
Kâfirlere ait işlerden uzak durmak ateşten uzak durmaktır. Kendinize daha mübah bir eğlence bulun.
Dinin muteber delilleriyle haramlığı sabit olan haramın haram olduğuna inanmamak veya temelden haramı inkâr etmek dinden çıkmaktır. İnkâr etmeden haram işlemek ise büyük günah sahibi olmaktır. İnsanların harama bakışları elbette her müminin derdi olmalıdır ama asıl olan insanın önce kendi imanını ve amelini düşünüyor olmasıdır. Takatımız yettiği kadar da insanlara doğruyu anlatmak isteriz ama asıl olanın kendi imanımızı ve amelimizi korumak olduğunu biliriz. Rabbim yardımcımız olsun.
Mü'min zarar vermez zarara razı olmaz insandır. Bu şu demektir: Kimseyi ezmeyeceği gibi kimseye ezilmeyi de kabul etmez. Size iftira edenlerle bir arada yaşamaya mecbur olabilirsiniz. Onlara iftiradan ötürü tavır koymanız da bir ölçüye kadar hakkınızdır. İftira konusu düzeltilirse siz de ona göre tavır alırsınız. Düzeltilmezse mesafeli durursunuz, ne ezersiniz ne ezilirsiniz.
Bu bir iman meselesidir. İnsanların zevklerine uygun bir din arayışlarına çare bulamazsınız. Herkes imtihan durumundadır. Kimi kazanacak kimi de kaybedecek, yapacak bir şey yok. Asla bu tür konularda tartışmaya girmeyiniz. Bildiğiniz hakikati söyleyin ve susun. Daha ötesi onu sulandırır sizi yıpratır.
asker konusundaki diğer fetvalar
Eş adayınızın düşüncelerini basit görmeniz doğru olmaz. Onun da sizin hissiyatınızı önemsiz görmesi doğru olmaz. Her ikinizin de ne kadar itidalli olduğunuzu üçüncü bir kişi test etmelidir. Bu endişelerinizi aile büyüklerinizden biri onunla açıkça konuşmalıdır. Eğer esnemeyecek gibi duruyorsa nikâhtan önce bu sıkıntıyı yeniden tartmanızda ve gelecek kararı vermenizde fayda vardır.
Bayanın da asker olabileceği bir ortam bulunursa ve ona mü'min bir bayan olarak ihtiram edilecekse, devletin bayan asker ihtiyacı da olabilir. Neden asker olmasın bayan ama bu imkânı nerede bulabileceğini bilemeyiz.
Böyle olması için bir hile yapmayana devletin ödemeyi devam ettirmesinde, onu helal bir rızık olarak cebine koymasında hiçbir sıkıntı yoktur.
Kimin gerçek şehit olduğunu sadece Allah Teâlâ bilir. Biz, fıkıh kitaplarında tarif edilen şartlara uyan ölülerimize şehit deriz. O gerçek bir şehit değilse bizim sözümüz bir temenniye dönüşür, bir nevi dua olur onun için. Irkçılık veya siyasi bir maksatla kullanırsak bu kavramı bu da boş ve gereksiz bir söz olur. Umarım, dini değerleri suistimal etme vebali oluşmaz.
Sabah namazını camide cemaatle kılmanın ne kadar büyük bir sevap ve huzur kaynağı olduğu ortadadır. Allah Teâlâ hepimizi sabah namazını camide kılanlardan etsin. Sizin bu heyecanınız içinizde sürsün. Belirttiğiniz gibi bir mani olduğunda biiznillah gidemeseniz de sevabınız devam eder. Evde kılın ve işe geçin. Melekler sizi görür ve bilir, bunu merak etmeyin.
Öyle bir tehlike durumunda namazı oturarak kılmanız caiz olur. Allah Teâlâ sizi muhafaza buyursun, ibadetlerinizi kabul etsin.