Fetva Meclisi
Soru
Hocam tesettürlü bir bayanın asker olması doğru mudur, hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bayanın çalışması her şeyden önce bayanlığını yani eşlik ve anneliğini etkilemelidir. İkinci olarak da erkeklerin ortasında olmamalıdır.
Buradaki açıklık sadece başın açılması gibi bir durum ise onun erkeklerin ortasında açık olmak gibi görmeyiz. Derin avretin açılması ya da örtülü gibi olduğu halde açık hükmünde olması durumunda ise bu da caiz değildir. Hangi durum olursa olsun mümin kadın vakarını korumalıdır. Kadınlar arasında çarşaf giymesi gerekmiyor olsa da saçılması da risk taşır.
Böyle bir ders ortamının yalnız ve kapalı bir ortamda olmaması birinci şarttır. İkinci şart olarak da, bayanın gerekli tesettürü sağlamış olması gerekir. Bu tesettüre bayanın kılık kıyafeti, sesini kullanmada ciddiyeti, muhataplıkta dengeyi sağlaması dahildir. Ve bu ders için, erkek hoca bulunmasında zorluk söz konusu olmalıdır.
Kadın, kadınlığını aksatmadığı ve haramlardan bir haramı mesela erkeklerle bir arada bulunmayı irtikâp etmedikçe çalışabilir; hiçbir sakıncası yoktur. Allah kolaylık versin.
Bir partide, şurada burada diye küçük ölçülere takılmadan ana kuralları bilmemiz daha basiretli sonuçlara götürebilir bizi. Bir bayan: a- Erkeklerle karma olacağı bir ortamda bulunamaz. b- Bedeninin teşhiri şeklinde sonuçlanabilecek bir ortamda bulunamaz. c- Sesinin fitneye neden olacağı bir ortamda, işte bulunamaz. d- Eşinin rızası dışında bir işi yapamaz. e- Anneliğini ve kadınlığını aksatacak bir işi yapamaz. Bunların dışında kadınla erkeğin çalışmasında, cihadında bir fark yoktur.
Bir mü'min bayanın yolda yürümesi, ticaret yapması ve benzeri sosyal işlerde görünür olması ilke olarak haram değildir. Umuma açık alanlarda spor yapmak ise bu ümmetin iffeti durumundaki mü'min kadınların düzeyi değildir.
asker konusundaki diğer fetvalar
Eş adayınızın düşüncelerini basit görmeniz doğru olmaz. Onun da sizin hissiyatınızı önemsiz görmesi doğru olmaz. Her ikinizin de ne kadar itidalli olduğunuzu üçüncü bir kişi test etmelidir. Bu endişelerinizi aile büyüklerinizden biri onunla açıkça konuşmalıdır. Eğer esnemeyecek gibi duruyorsa nikâhtan önce bu sıkıntıyı yeniden tartmanızda ve gelecek kararı vermenizde fayda vardır.
Allah Teâlâ benzeri bir şeyden muhafaza buyursun sizi. İntihar, kesin ölüm demektir. Karşı tarafın eline düşmek ise kesin ölüm değildir. Olsa olsa şehadettir. Mü'min ölümle şehadet arasında benzetme bile yapamaz.
Böyle olması için bir hile yapmayana devletin ödemeyi devam ettirmesinde, onu helal bir rızık olarak cebine koymasında hiçbir sıkıntı yoktur.
Kimin gerçek şehit olduğunu sadece Allah Teâlâ bilir. Biz, fıkıh kitaplarında tarif edilen şartlara uyan ölülerimize şehit deriz. O gerçek bir şehit değilse bizim sözümüz bir temenniye dönüşür, bir nevi dua olur onun için. Irkçılık veya siyasi bir maksatla kullanırsak bu kavramı bu da boş ve gereksiz bir söz olur. Umarım, dini değerleri suistimal etme vebali oluşmaz.
Sabah namazını camide cemaatle kılmanın ne kadar büyük bir sevap ve huzur kaynağı olduğu ortadadır. Allah Teâlâ hepimizi sabah namazını camide kılanlardan etsin. Sizin bu heyecanınız içinizde sürsün. Belirttiğiniz gibi bir mani olduğunda biiznillah gidemeseniz de sevabınız devam eder. Evde kılın ve işe geçin. Melekler sizi görür ve bilir, bunu merak etmeyin.
Öyle bir tehlike durumunda namazı oturarak kılmanız caiz olur. Allah Teâlâ sizi muhafaza buyursun, ibadetlerinizi kabul etsin.