Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben öğretmenim. Birlikte çalıştığımız müdür trafik kazasında vefat etti. İş ortamında bizi yönetemiyor diye arkadaşlarla arkasından atıp tutuyorduk bazen. Bu ani ölümle biz onunla helalleşemedik. Bu saatten sonra yapabileceğimiz bir şey var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ tekrarından ve bütün afetlerden muhafaza buyursun. Bu olayı kendinize iyi bir ders gibi görün, Rabbinize yönelin, çok ibadet edin, istiğfar edin, ahirete yönelik bir hayata koşun. Yapmanız gerekenlere gelince: Her ölen için bir keffaret orucu tutacaksınız. Bu oruç ara vermeden ardı ardına altmış gün olacak. Biraz ara verdikten sonra ikinci kişi için altmış gün daha oruç tutacaksınız. Altmış gün dolmadan ara verirseniz tekrar sıfırdan başlayacaksınız. Bir de ölenler için diyet meselesi vardır. Mahkemenin size vereceği ceza ya da ödeteceği tazminat ve benzeri şeylere ölenlerin yakınları da itiraz etmezse yapacak bir şey kalmamış demektir. Allah Teâlâ sabır ve sebat ihsan etsin size.
Allah Teâlâ benzeri bir şeyden muhafaza buyursun sizi. İntihar, kesin ölüm demektir. Karşı tarafın eline düşmek ise kesin ölüm değildir. Olsa olsa şehadettir. Mü'min ölümle şehadet arasında benzetme bile yapamaz.
Güzel, bu korkuyu hayra çevir. İbadetlerini artır, hakka riayet et. Kur'an oku. Böylece bilinçsiz bir korkuyu bilinçli bir eğitime çevirmiş olursun. Bu da hayatına huzur, ahiretine kazanç demek olur. Allah yardımcın olsun.
Bu sana Allah’ın bir lütfudur diye umuyorum. Zira senin mesleğin öyle bir etkilenme ile yürütülemez bir meslektir. Özde ölümü hesap eden ama olaydan etkilenmeyen bir kimliğin olması daha iyidir. Mesleğinde güçlü olman için bu gereklidir. Allah Teâlâ yardımcın olsun, elinden şifalar dağıtsın.
Öncelikle geçmiş olsun. Allah size ödeme kolaylığı nasip etsin. Ödeme niyetinde olduğunuz sürece Allah mutlaka size yardım edecektir. Endişelenmeyin. Yalnız bu borçluluk sürecinde lüksten, israftan, özel harcamalarınızdan kaçının. Satıma uygun mallarınız veya arsanız varsa satın. Çalışmanızda aksama olmasın. Gerekirse çalışma saatlerinizi arttırın. Veya ekstra gelir getiren bir iş yapın. Bu şekilde borcunuzu ödeme konusunda gayretinizi ortaya koyarsanız öldüğünüzde mirasınız borçlarınızı karşılamazsa ümidim ve niyazım odur ki Allah sizin adınıza alacaklarınızla sulh eder de sizi bu sorumluluktan kurtarır.
Evlenmek için de beklemeniz gerekmiyor. Allah Teâlâ eşinize rahmetiyle muamelede bulunsun. Size sabırlar ihsan etsin.
dedikodu konusundaki diğer fetvalar
İftirayı dinlemek ona ortak olmaktır. Gıybeti dinlemek de ona ortak olmaktır. Bir şikâyeti olanın şikâyetini dinlemek ise kardeşliktir. Şu kadar ki siz ne kadar çözüm noktasında duran birisiniz, onu iyi tahlil edin.
Bunun izahı çok basittir: Hayatın içinde değil de sanki dışında dolaşıyor gibi iken gıybete ve benzeri hastalıklara daha az bulaşıyordun. Şimdi içine girdin. Gıybeti tatlandıracak belki de zorunlu gibi yapacak olaylar ve kişilerle iç içesin. Dışarıdan seyrettiğin hayatın tam ortasındasın. Değirmeni dışarıdan seyrederken sen şimdi buğday oldun değirmenin üstüne düştün. İmtihanın ağırlaştı, işin zorlaştı. Bunun sonucu senin de sabrını ve dirayetini güçlendirmen gerekecektir. Bekâr iken yaptığın zikir o günkü ortamın ve sana bulaşma ihtimali olan risklere karşı yeterli idi. Zikir aynı kaldı ama çevren derinleşti ise sonuç bu olacaktır. Kur'an tilaveti başta olmak üzere seni şeytandan uzaklaştırıp Allah’a daha yakın hâle getirebilecek zikirleri artır. Çevre elemesi yap. Nefsin ve zevklerinle savaş adeta. Olmaz değil olabilir diye inan öncelikle. Bir iki hata ile yıkılma aksine direnerek ayakta durmaya devam et. Salih bildiğin kimselerle yakınlaşmaya çalış. Çokça dua et, istiğfar et. Bu bir sınavdır, sınav olacak ve muhakkak kazanacaksın. Böyle bil böyle yaşa. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Üç kişi beraber iken ikisinin bir başka dille konuşması, üçüncü kişiye gizli olanın kendisi ile alakalı olabileceği ihtimalini hissettireceği için o tür konuşma nehyedilmiştir. Üçten fazla kişi bulunulan bir yerde ise başka iğneleyici bir tutum sergilenmedikçe farklı dilden konuşmanın sakıncası olmaz.
Çay muhabbeti esnasında bir söze karışmak ile zulmün boynuz vurduğu bir yerde müdahil olmak arasında fark vardır. Dedikodu ile sözün gücünü kullanmak aynı değildir. Sıradan bir müdahale ile etkin bir müdahale aynı değildir.
Sadece dedikodu ile yetinirseniz aklınızı da yitirirsiniz. Böyle bir şey yoktur. Olması durumunda bile siz ve biz bundan mesul olmayız. İbadetlerimize olan sadakatimizi yıpratacak dedikodu ortamından uzak durmak zorundayız.
Bu hayatınız boyunca devam edecek bir mücadeledir. Düştükçe kalkmayı becereceksin, asıl gayeyi, ağız ve kalp temizliğini unutmayacaksın. Böylece sonunda kazanacaksın Allah'ın izni ile.