Fetva Meclisi
Soru
Hocam kız kardeşimin bazı sorunları var görümceleriyle. Bana anlattığı zaman dedikoduya girer mi, anlatmazsa da içine atıyor daha kötü oluyor. ben dinlediğim zaman günaha girer miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Sen sadece nasihatini yap, ricanı yap. Daha ötesine karışamayacağın bir toplumda yaşadığını da unutma. Böylece Allah katındaki sorumluluğundan kurtul yeter.
Bunu bir kaza kabul edin. Kardeşiniz de yaptığına pişman ise bunun ötesinde bir şey düşünmemelisiniz. İnsandır, hata eder ve Rabbine dönerse yine iyi insan olabilir diye düşünün. Kardeşiniz kaza yaptı ise onu sokağa atacak hâliniz yoktur. Daha fazla sahiplenin.
Öncelikle geçmiş olsun deriz size. Bunu özellikle tıbben inceletin. Zekâ veya başka bir alan itibariyle sıkıntılı mıdır değil midir baktırın. Dinen bu sizin zannettiğiniz şekilde bakmanız yerinde olmaz.
Bu tür meselelerde ikinci kişiyi dinlemeden haklı/haksız belirlemek mümkün değildir. Sizin anlatımınıza göre eşiniz size zulmediyor ama yine de siz eşinizi ve yuvanızı öncelikli tutmaya bakın. Anlaşılan eşiniz işi inada bindirmiş. Bir süre bu konuyu açmayarak gevşemesini sağlamaya çalışın ki inadı ile değil aklı ile düşünsün.
Anlattığınız durum sizi aşabilecek bir durumdur. Siz öncelikle öyle olmadığınıza şükredin ve ona dualar edin. Ona söz söyleyebileceğiniz bir an bulursanız nasihat edin. Büyükleri ile arasına girmeniz sizin işiniz olmayabilir.
Selamünaleyküm. Gıybet, MÜSLÜMANIN ARKASINDAN HOŞLANMAYACAĞI ŞEYİ SÖYLEMEKTİR. Siz, bunu yapıyorsanız hata ediyorsunuz. Kızınızı denetlemeniz elbette gereklidir ama sizin ona anlatmanız gerekli olmayabilir.
dedikodu konusundaki diğer fetvalar
Önce kendinize bir şey yapın ve ölümden ibret alın. Ansızın ve itirazsız geliyor. Bunu anlayın. Hepimiz anlayalım. Ölümden ders çıkarmak kadar acil bir ihtiyacımız yoktur. Allah Teâlâ hepimize basiret ve şuur ihsan etsin. Ölenin bu tür hakları için onun adına dua etmek, istiğfar etmek, ileri derecede bir hak endişesi varsa onun adına sadakalar vermek yapabileceğimiz şeylerdir.
Bunun izahı çok basittir: Hayatın içinde değil de sanki dışında dolaşıyor gibi iken gıybete ve benzeri hastalıklara daha az bulaşıyordun. Şimdi içine girdin. Gıybeti tatlandıracak belki de zorunlu gibi yapacak olaylar ve kişilerle iç içesin. Dışarıdan seyrettiğin hayatın tam ortasındasın. Değirmeni dışarıdan seyrederken sen şimdi buğday oldun değirmenin üstüne düştün. İmtihanın ağırlaştı, işin zorlaştı. Bunun sonucu senin de sabrını ve dirayetini güçlendirmen gerekecektir. Bekâr iken yaptığın zikir o günkü ortamın ve sana bulaşma ihtimali olan risklere karşı yeterli idi. Zikir aynı kaldı ama çevren derinleşti ise sonuç bu olacaktır. Kur'an tilaveti başta olmak üzere seni şeytandan uzaklaştırıp Allah’a daha yakın hâle getirebilecek zikirleri artır. Çevre elemesi yap. Nefsin ve zevklerinle savaş adeta. Olmaz değil olabilir diye inan öncelikle. Bir iki hata ile yıkılma aksine direnerek ayakta durmaya devam et. Salih bildiğin kimselerle yakınlaşmaya çalış. Çokça dua et, istiğfar et. Bu bir sınavdır, sınav olacak ve muhakkak kazanacaksın. Böyle bil böyle yaşa. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Üç kişi beraber iken ikisinin bir başka dille konuşması, üçüncü kişiye gizli olanın kendisi ile alakalı olabileceği ihtimalini hissettireceği için o tür konuşma nehyedilmiştir. Üçten fazla kişi bulunulan bir yerde ise başka iğneleyici bir tutum sergilenmedikçe farklı dilden konuşmanın sakıncası olmaz.
Çay muhabbeti esnasında bir söze karışmak ile zulmün boynuz vurduğu bir yerde müdahil olmak arasında fark vardır. Dedikodu ile sözün gücünü kullanmak aynı değildir. Sıradan bir müdahale ile etkin bir müdahale aynı değildir.
Sadece dedikodu ile yetinirseniz aklınızı da yitirirsiniz. Böyle bir şey yoktur. Olması durumunda bile siz ve biz bundan mesul olmayız. İbadetlerimize olan sadakatimizi yıpratacak dedikodu ortamından uzak durmak zorundayız.
Bu hayatınız boyunca devam edecek bir mücadeledir. Düştükçe kalkmayı becereceksin, asıl gayeyi, ağız ve kalp temizliğini unutmayacaksın. Böylece sonunda kazanacaksın Allah'ın izni ile.