Fetva Meclisi
Soru
Hocam 1983 yılında imsak vakitlerinin değiştirildiği söyleniyor ve sadece imsak vakti değil tüm namaz vakitlerinde de bunun olduğu söylemi var. Bu kadar insanın orucu da boşa gitmiş oluyor. Bunu duyduğumdan beri çok kötü oldum, böyle bir şey nasıl olabilir?
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, onları bir takvime bağlayarak yeniden tutmalısınız. Hepsini ayna zamanda tutmanız gerekmez, geniş bir takvime de yayabilirsiniz. Allah kabul etsin.
Şu an Diyanet'in verdiği bilgilere güvenmek zorundayız. Ayrıca bu tür tartışmalardan uzak durmanızı tavsiye ederim.
Evet, hayatın gerçeği budur, böyledir. Yalnız bu sürekli böyle gitmez. Bir süre sonra toparlayabilirsin. Şeytan seni perişan etmesin. Şu andaki durumunu mevsim değişikliği gibi anlamaya çalış. Aileni ihmal etme. Farzlarda hiçbir şekilde aksaklık yapma. Haramlardan uzak dur. Çok geçmeden vakit bolluğu ve planlı iş yapma düzeyine geleceksin. Bu da bir imtihan ve bu da bir süreçtir.
Bu kardeşimiz öncelikle bir psikologla görüşmelidir. Yaşadığı bu süreç bir sağlık sorununu gösteriyor olabilir. İkinci olarak da tevbesi ciddi ise ve o tevbeyi korursa biiznillah geçmişi zayi olmaz.
Selamünaleyküm. Verdiğiniz ölçüler, saniyelerle ifade edilebilecek kadar yakın ölçüler olduğu için imsakı geçtiğinizi söyleyemeyebiliriz. İnşaallah orucunuzda sıkıntı yoktur. Allah kabul etsin. Daha sonra bir gün kaza orucu tutarsanız kalbiniz rahat eder.
Senin düzelmen bir Ramazan ayı ile olacaktı diye sana vaat eden oldu mu? Belli bir mesafeyi kat ettin. Şimdi hesap kitap yapma yerine yeni planlarını yapmalısın. En azından yılın bir ayını kâr etmiş oldun, daha istiyorsun? Belki bu uygulamanın ellincisinde inşaallah kemal yolunu bulmuş olacaksın, takılma İblis’in ağlarına.
dedikodu konusundaki diğer fetvalar
Gıybet veya bir başka haramın işlendiği bir yerde mü'min rızasıyla oturmamalı, o ortamı terk etmelidir. Genel kural böyledir. Gücü oranında da o hatayı engellemelidir. Öyle bir ortamda bulunan Müslüman, tepki gösterebilir ve engelleyebilir durumda idi ama engellemeyerek bir tür rıza gösterdi ise hataya ortak olmuştur. Onun gıybeti yapılandan helallik istemesi gerekir. En azından kalbi ile tepki gösterip istiğfar etti ise günaha katılmadı demektir. Bu durumda da helallik alması gerekmez.
Gıybet, bir Müslüman’ı arkasından hoşlanmayacağı şekilde anmaktır. Bu bir dil hatasıdır. Müslüman dilini hatalara karşı korumakla yükümlüdür. Gıybet büyük günahlardan ve kul haklarından biridir. Bu da demektir ki gıybet eden hem kul hakkına girmekte hem de Allah’a karşı günah işlemektedir. Bunun da tabii sonucu gıybet edenin bir yandan tevbe ve istiğfar etmesi bir yandan da gıybeti yapılandan helallik istemesidir. Mümkün ise ve helallik alınabiliyorsa biiznillah günah ortadan kalkar. Helallik almanın mümkün olmadığı durumlarda ise dua ederek, o kimse için istiğfarlar ederek kurtulmaya çalışılır.
Çay muhabbeti esnasında bir söze karışmak ile zulmün boynuz vurduğu bir yerde müdahil olmak arasında fark vardır. Dedikodu ile sözün gücünü kullanmak aynı değildir. Sıradan bir müdahale ile etkin bir müdahale aynı değildir.
Üç kişi beraber iken ikisinin bir başka dille konuşması, üçüncü kişiye gizli olanın kendisi ile alakalı olabileceği ihtimalini hissettireceği için o tür konuşma nehyedilmiştir. Üçten fazla kişi bulunulan bir yerde ise başka iğneleyici bir tutum sergilenmedikçe farklı dilden konuşmanın sakıncası olmaz.
Müslüman parayı emanet tuttuğu gibi sözü de emanet tutar. Emanet bir sözü yaymak dedikodudur ve dedikoducu cennet yolunda zorlanır.
Bunun izahı çok basittir: Hayatın içinde değil de sanki dışında dolaşıyor gibi iken gıybete ve benzeri hastalıklara daha az bulaşıyordun. Şimdi içine girdin. Gıybeti tatlandıracak belki de zorunlu gibi yapacak olaylar ve kişilerle iç içesin. Dışarıdan seyrettiğin hayatın tam ortasındasın. Değirmeni dışarıdan seyrederken sen şimdi buğday oldun değirmenin üstüne düştün. İmtihanın ağırlaştı, işin zorlaştı. Bunun sonucu senin de sabrını ve dirayetini güçlendirmen gerekecektir. Bekâr iken yaptığın zikir o günkü ortamın ve sana bulaşma ihtimali olan risklere karşı yeterli idi. Zikir aynı kaldı ama çevren derinleşti ise sonuç bu olacaktır. Kur'an tilaveti başta olmak üzere seni şeytandan uzaklaştırıp Allah’a daha yakın hâle getirebilecek zikirleri artır. Çevre elemesi yap. Nefsin ve zevklerinle savaş adeta. Olmaz değil olabilir diye inan öncelikle. Bir iki hata ile yıkılma aksine direnerek ayakta durmaya devam et. Salih bildiğin kimselerle yakınlaşmaya çalış. Çokça dua et, istiğfar et. Bu bir sınavdır, sınav olacak ve muhakkak kazanacaksın. Böyle bil böyle yaşa. Allah yardımcın olsun. Âmîn.