Fetva Meclisi
Soru
Hocam arkadaşlarla otururken muhabbet başka bir arkadaşımızın gıybetine dönüştü. O anda sözün akışı için ben katılmadım ama gıybetle ilgili gündemi de dinlemiş oldum. Gıybeti yapılan arkadaşımdan helallik istemeli miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Gıybet bir insan hastalığıdır. Gıybeti yapılan ile helalleşmek yegâne kurtuluşudur. Özellikle gıybeti yapan helallik talep edecektir. Kesin kurtuluş ancak böyle olur. Şüphesiz tevbe ve istiğfar ayrı bir şarttır. Helallik mümkün olmayan durumlarda ya da helallik talebinin ikinci bir fitne oluşturacağı pozisyonlarda istiğfara ve duaya sarılacağız. Gıybet, vakit boşluğu, konu kısırlığı ve arkadaş çevresinin sorunudur. Bu üç şeyi toparlayınca gıybet sıkıntısını en azından asgari düzeye indirebiliriz. Allah yardımcımız olsun.
O kişi sizin söyleminizden zarar gördü ise muhakkak helallik almalısınız. Zarar görme söz konusu değilse, helallik istediğinizde sorun çıkarmayacağını zannediyorsanız yine helallik istemelisiniz. Helallik istemek yeni sorunlar üretecekse tevbe ve istiğfarla yetinebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Gıybette niyet değil nitelik önemlidir. Yaptığınız gıybet şartlarını oluşturuyordu ise niyet etmeniz veya etmemeniz durumu değiştirmiyor. Onun gönlünü yapmanız gerekir. Zamana yayın, bir zaman sonra gevşer ve size hakkını helal eder inşallah.
Gıybet, bir Müslüman’ı arkasından hoşlanmayacağı şekilde anmaktır. Bu bir dil hatasıdır. Müslüman dilini hatalara karşı korumakla yükümlüdür. Gıybet büyük günahlardan ve kul haklarından biridir. Bu da demektir ki gıybet eden hem kul hakkına girmekte hem de Allah’a karşı günah işlemektedir. Bunun da tabii sonucu gıybet edenin bir yandan tevbe ve istiğfar etmesi bir yandan da gıybeti yapılandan helallik istemesidir. Mümkün ise ve helallik alınabiliyorsa biiznillah günah ortadan kalkar. Helallik almanın mümkün olmadığı durumlarda ise dua ederek, o kimse için istiğfarlar ederek kurtulmaya çalışılır.
Aleykümselam. Helalleşme imkânsız hâle gelmiş ise kişi kendi açısından istiğfarla yetinmek zorunda kalmış demektir. Mesele budur.
Bir insanı üzecek hareketlerin arkasından yapılması, önünde tahkir edilecek şekilde yapılması o surenin yasakladığı iştir. Yapılırsa helallik talep edilmelidir. Gıybet ise rahatsız edecek şekilde arkadan konuşmaktır. Gıybet de haramlardan bir haramdır, helallik talep edilmeli ve istiğfar edilmelidir.
dedikodu konusundaki diğer fetvalar
Müslüman parayı emanet tuttuğu gibi sözü de emanet tutar. Emanet bir sözü yaymak dedikodudur ve dedikoducu cennet yolunda zorlanır.
Sadece dedikodu ile yetinirseniz aklınızı da yitirirsiniz. Böyle bir şey yoktur. Olması durumunda bile siz ve biz bundan mesul olmayız. İbadetlerimize olan sadakatimizi yıpratacak dedikodu ortamından uzak durmak zorundayız.
Bizim dinimizde “bana denene göre yapmıştım” şeklinde bir savunma yoktur. Evet, yanlış bilgi aktaran bilgi aktarmadaki hatasından dolayı günaha girmiştir, o günahın hesabı da ondan sorulacaktır. Bilgiyi araştırmadan inanıp hatalı bir iş yapan da işlediği hatanın yükünü kaldıracaktır yani günah üzerine yazılacaktır muhakkak.
Bu bir takıntı, gıybet bu değildir. İlgilenmeyin geçsin gitsin.